logo

27 Ağustos 2013

Didim’deki ADD İl Eşgüdüm Toplantısı’na Kamacı, CHP, DSP, İP ve Eğitim-İş Temsilcileri de Katıldı

Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın İli Şubeleri Eşgüdüm toplantısı, 24 Ağustos 2013 Cumartesi günü Didim'de Belediye Çay Bahçesi'nde gerçekleştirildi.
Eşgüdüm toplantısına Aydın ili genelinde faaliyet gösteren Aydın, Nazilli, Kuşadası, Didim, Söke, Atça, Karacasu, Kuyucak, Davutlar, Güzelçamlı, Akbük ve Çine'den 12 şubenin başkan, yönetim kurulu üyeleri ile ADD Eski Genel Başkanı Halil İbrahim Şahin, Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, CHP Didim İlçe Başkanı Şavgu Aydın, İP Didim İlçe Başkanı Bülent Boyer, DSP Didim İlçe Başkanı Talat Yenipazar, Eğitim İş Didim Şube Başkanı İbrahim Ata, ADD Aydın İli Eşgüdüm Sorumlusu Günver Güneş, ADD Didim Şubesinde görev yapan tüm başkanlar katıldılar.
Toplantıda ADD Aydın İli Şubeleri yönetim kurulu üyelerinden 51 kişi yer aldı. Toplantı Atatürk ve şehitlerimiz için yapılan Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. ADD Didim Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Öznur Durgun'un açış konuşmasının ardından Divan seçimi yapıldı.
Divanın oluşumunun ardından Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, ADD Eski Genel Başkanı Halil İbrahim Şahin ve ADD Didim Şube Başkanı M. Ali Pekdemir, eşgüdüm toplantısına katılan ADD Şube yöneticilerine birer Hoşgeldin konuşması yaptılar ve başarılar dilediler. Daha sonra gündem'e geçildi.
Eşgüdüm toplantısı İl Eşgüdüm Sorumlusu Aydın Şube Başkanı Günver Güneş tarafından yönetilen toplantıda idari, mali, hukuki, disiplin, denetleme bilgi işlem internet yayıncılığı konuları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Eşgüdüm toplantısında ayrıca Şube Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi, Etkinlikler, Genel Kurullar, Yenilenen Şube Yönetimleri Tanıtımı, 6 Aylık Çalışma Takviminde Yer Alan Etkinliklerin Çıkarılması, Yeni Anayasa Hazırlık Çalışmaları, bu süreçte ADD'nin misyonu, Ergenekon-Balyoz Davalarının Değerlendirilmesi, Dernek ve Şubeler Olarak Silivri Sürecinin Takibi,  Gençlik Kolları Örgütlenmesi, Örgütlenme Faaliyetleri, Örgütlerin İçinde Bulunduğu Sorunlar ve Çözüme Katkı, Şubeler Arasında İletişim, Ortak Etkinlikler Arayışı, Türkiye ve Dünya Gündemine dair sorunlar masaya yatırılıp değerlendirildi.
Bir sonraki eşgüdüm toplantısının Kuyucak'ta yapılması kararının alınmasının ardından ADD Didim Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Türker Bacaksız, ADD Nazilli Şube Başkanı Kamil Aktemur, ADD Davutlar Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Tezgel tarafından ortaklaşa hazırlanan Eşgüdüm Sonuç Bildirisinin okuması ile toplantı sona erdi.
“ADD Mustafa Kemal Atatürk'ten, O'nun Devrim ve ilkelerinden aldığı güçle diktatörlüğe, gericiliğe, bölücülüğe, işbirlikçiliğe ve Cumhuriyetimize yapılan saldırılara karşı halkımızı bilinçlendirerek mücadeleye çağırmayı kararlı bir şekilde sürdürecektir.” denilen sonuç bildirisinde şu ifadeler yer aldı:
ADD Aydın İli Şubeleri Didim
 Eşgüdüm Sonuç Bildirisi
ADD Mustafa Kemal Atatürk'ten, O'nun Devrim ve İlkelerinden aldıkları güçle diktatörlüğe, gericiliğe, bölücülüğe, işbirlikçiliğe ve Cumhuriyetimize yapılan saldırılara karşı halkımızı bilinçlendirerek mücadeleye çağırmayı kararlı bir şekilde sürdürecektir.
Türk ulusu, tarihinde birçok karanlık günler ve dönemler yaşamıştır. Ancak hiçbir dönemde karanlık bu kadar örgütlü, bu kadar yıkıcı, bu kadar sinsi olmamıştır.
Cumhuriyetin sağladığı olanaklarla ve Cumhuriyete karşıt girişimler ve örgütlenmelerle güçlenen gericilik, ne yazık ki yine Cumhuriyetin demokratik zaafından yararlanarak ülkemizde önce iktidarı, sonrasında da devletin tüm organlarını bir kanser gibi sarmıştır. İktidarın sağladığı olanaklar ve dış güçlerden alınan destekle Cumhuriyetin yarattığı tüm kurum, değer ve kavramlar yerle bir edilmiş, artık iş insanlarımızın vicdanlarının yok edilmesine vardırılmıştır.
Seçim ile yaratılan cılız muhalefetin 'söz'lü karşı koymalarına aldırmayan iktidardaki gericilik gerçek yüzünü halkın 'eylem'li muhalefeti karşısında ortaya koymuştur. 'Söz'lü sözde muhalefeti her zaman 'ti'ye alan iktidar, halkın 'eylem'li gerçek muhalefetini 'tencere tava, hep aynı hava' diyerek küçümseyen iktidar bu muhalefetin karşısına  'orantısız' polis gücünü, biber gazını, tomasını ve jopunu dikerek nasıl 'diktatör'ce bir yönetim istediğini kanıtlamıştır. Halkı, 'diğer yüzde elliyi zor tutuyorum' söylemiyle halkla tehdit etmiş, bu da yetersiz kalınca halk arasına nifak tohumları ekerek birbirine düşman etmekten çekinmemiştir. İktidar 'diktatörlük' istemini, daha düne kadar 'kardeş' olarak nitelediği geri bırakılmış Arap ülkelerindeki diktatörlerin halklarına yaptıklarının arkasına saklamakta, kendi ülkesinde demokratik haklarını kullanarak yapılan gösterilerde iktidarın polisleri tarafından öldürülen, yaralanan, sakat bırakılan insanları gündemine almamakta, bu ülkelerde diktatörlere (!) karşı desteklediği grupların yıkıcı ve yok edici uygulamalarına arka çıkmaktadır.  İstediği gibi biçimlendirdiği hukuk ve adalet sistemini ve oluşturduğu militer polis gücünü kullanarak halk muhalefetini baskı altında tutabileceğini ve oluşturduğu 'korku imparatorluğu'nu sürdürebileceğini sanmaktadır.  Bu günü kontrol altına almakla yetinmemekte, 'Eylül'de huzuru bozanlar ağır bedel öder' tehdidiyle ulusun geleceğini de karartacağını ilan eden diktatörce davranışlarını sürdürmektedir. 
Yakın tarihimizde yaşadığımız 'siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz' gerici söylemi, artık meydanlarda, iktidar destekli gösterilerde sözde halkın elindeki pankartlarda kendini göstermektedir.
Eğitimin dinselleştirilmesi ve gericileştirilmesi yolunda attıkları adımlar yetersiz kalıp açtıkları İmam-Hatipler öğrenci bulamayınca, tüm okulların İmam-Hatipleştirilmesine gidilmekte, laik, aydınlıktan yana insanlar seçeneksiz bırakılmakta, böylece ulusumuz için nasıl karanlık bir gelecek planladıkları da ortaya çıkmaktadır.
Hukukta, toplumsal yaşamda, komşu ülkelerle ilişkilerde, devlet geleneklerinde 'tek karar verici' olma sevdasın olan iktidar, kendisi için yapılan 'diktatör' nitelemesinden, yakın tarihimizin özel ve öznel koşullarını göz ardı ederek ve bilerek, yakın tarihimize göndermelerle 'biz kaç kişiyi sallandırdık ki diktatör olalım?' söyleminin arkasına sığınarak kurtulmaya çalışmakta, Silivri İktidar Mahkemeleri'n onlarca / yüzlerce yurtsevere kestiği 'hücrede ölüm' cezalarını yok saymaktadır.
Diğer yandan, – şimdilik – silah bırak(tırıl)mış bölücülük, siyasi alanda epey yol kat etmiş ve amacına epeyce yaklaşmıştır. 'Kürtler hayallerine epeyce yaklaştılar' söylemi, bizzat ülkemizdeki gerici iktidarın desteğiyle ülkemizin güney sınır komşusu Suriye'nin kuzeyinin bölücü örgütün bu ülkedeki temsilcine peşkeş çekilmesi, umutsuz olan sözde 'Kürt' liderlerini bile umutlandırmıştır. Ülkemizin Doğusu ve Güneydoğusu bölücü örgütün denetimine teslim edilmiştir. 'Bölücü örgütle görüşen şerefsizdir' diyen 'şerefliler' artık bu görüşmeleri doğrudan kendileri yapmakta ve onbinlerce askerimizin ve insanımızın katiline yeni olanaklar yaratmak peşindedirler.
Ancak şurası kesindir ki, halkımız büyük çoğunlukla artık yatırıldığı 'ölüm uykusu'ndan uyanmıştır ve her şeyin farkında olduğunu göstermiştir. Yarattığı özel 'eylem'li muhalefet ve 'orantısız zeka gücü'yle iktidardaki diktatörlüğün 'orantısız iktidar gücü' saldırganlığını aşacak ve her türlü diktatörce davranışa ve uygulamaya 'dur!' diyecek ve dikta özlemi içinde olanları alaşağı edecektir.
ADD Aydın Şubeleri, tüm ADD şubeleri gibi, Mustafa Kemal Atatürk'ten, O'nun Devrim ve İlkelerinden aldıkları güçle ve tüzüğümüzden aldıkları görev doğrultusunda, diktatörlüğe, gericiliğe, bölücülüğe, işbirlikçiliğe ve Cumhuriyetimize yapılan saldırılara karşı halkı bilinçlendirmeyi ve mücadeleye çağırmayı sürdürmektedir ve sürdürecektir.
Aydınlık önümüzdedir, Aydınlık Mustafa Kemal'in yolu 'Kemalizm'dedir. Ve karanlık mutlaka yenilecektir. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Nazilli CHP'de Deveci güven tazeledi

 

 

(Güçlü ÇEZİK)




Share