logo

17 Ağustos 2007

Cumhurbaşkanı adayı Gül, Hak-İş’ ziyaret etti

Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, CHP’nin dünkü açıklamalarıyla ilgili olarak, “Bu söylenen şeylere o değerli arkadaşlarımın da inanmadığını biliyorum ama siyaseten bunlar söyleniyor. Kendi bilecekleri bir iştir. Ben şayet cumhurbaşkanı seçilirsem, yine CHP gibi köklü bir siyasi partiyi de şüphesiz ki onların fikirlerini, düşüncelerini her zaman dikkate almak durumunda olurum” dedi.
Gül, cumhurbaşkanlığına resmen başvurusunu yapmasının ardından, sivil toplum örgütlerinin desteğini almak üzere çıktığı destek turu kapsamında Türk-İş’in ardından Hak-İş’i ziyaret etti. Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu tarafından kapıda karşılanan Gül’e Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, Genel Başkan Yardımcıları Nükhet Hotar Göksel ve Necati Çetinkaya da eşlik etti. Görüşmenin ardından basına bir açıklama yapan Gül, sadece siyasi partileri
değil, toplumun büyük bir kesimini temsil eden sivil toplum örgütlerini de ziyaret etme kararı aldığını belirtti. Görüşmede, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda neler yapacağını paylaştığını belirten Gül, Anayasa’nın temel ilkelerini gayet açık olduğunu, Türkiye’nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu kaydetti. Anayasa’da çalışanların haklarının gözetilmesi, refahının yükseltilmesi ve çalışma şartlarının düzeltilmesi konusunda devlete görevler verdiğini belirterek, bu konunun siyasi
mülahazaların ötesinde bir konu olduğunu kaydetti. Gül, “Eğer seçilirsem bu konularla yakından alakalı olmak durumunda olacağım” dedi.
Dışişleri Bakanlığı süresince Avrupa Birliği (AB) ve tüm sendikal çalışmalarla ilgili Hak-İş’ten sürekli destek aldıklarını belirten Gül, Hak-İş’in reformları desteklediğini söyledi. Daha sonra Hak-İş Başkanı Salim Uslu’nun konuşmaya başlaması sırasında, gazetecilerin mikrofonların Uslu’nun önüne çekilmesini istemeleri üzerne Gül ve Uslu mikrofonların yerini değiştirdi. Bunun üzerine Uslu, “Sayın Gül, mikrofonlara yardım etmesiyle sivil topluma ne kadar yardım edeceğinin de ilk işaretini vermiş oldu”
diye konuştu.
Türkiye’nin 22 Temmuz öncesinde yoğun olarak cumhurbaşkanlığı tartışmaları yaşadığını ve demokrasiyi zedeleyen gelişmeler yaşandığını söyledi. Uslu, seçimlerde toplumun iradesinin ortaya çıktığını ifade ederek, Gül’ün de toplumsal iradeyi savunan, sahiplenen bir siyasetçi olarak cumhurbaşkanı adayı olduğunu söyledi. Toplumsal iradenin ve demokrasinin sahiplenilmesine bu dönemde her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirten Uslu, “Siyasetin normalleşmesi, demokratik sistemin etkinleşmesinden yana
olan herkes Sayın Gül’ün adaylığını, özellikle sivil siyasetin etkinliği, saygınlığı bakımından açıkça desteklemelidir. Biz Hak-İş olarak destekliyoruz” şeklinde konuştu.
Gül’ün Anayasa’yı referans alan söylemleriyle özellikle sivil toplumu önemseyen yaklaşımıyla, kucaklayan ve kuşatan bir kişiliğe sahip olduğunu kaydeden Gül, “Böyle saygın bir kişiliğin cumhurbaşkanlığı makamında olması sivil toplum örgütleri bakımından da son derece önemlidir” dedi.
Gül’ün resmen aday olmasının ardından yaptığı açıklamalarda modern Türkiye’nin vizyonunu ortaya koyduğunu belirten Uslu, “Bu konuşmaları anlayan herkeste, telaşsız değerlendirdiğinde, kimsenin kafasında, önyargılar dışında, tereddüt kalmayacaktır” dedi. Uslu ayrıca, cumhurbaşkanlığı oylamasında meclise girecek olan siyasi partileri de takdirle karşıladıklarını söyledi. ‘uzlaşı’ kavramının sıkça kullanıldığını da belirten Uslu, toplumsal uzlaşının adresinin sivil toplum örgütleri olduğunu söyledi.
Gül daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda referanduma gidilecek olmasından dolayı bu meclisin cumhurbaşkanını seçemeyeceğine ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine, “Bilmiyorum. Bu konuda hukukçular görüşlerini söyleyeceklerdir. Milleti temsil eden en yüce makam TBMM’dir ve bu meclis cumhurbaşkanlığı seçim takvimini açıklamıştır. Bu takvim devam etmektedir. Anayasa’dan aldığım görev ve Anayasa’nın birey olarak
bana verdiği yetki ile adaylığımı koydum. Milletvekili arkadaşlarımın da desteğinden memnun oldum. Ben üzerime düşenleri yapacağım. Bu benim dışımda bir konudur. İlgili kişi ya da kurumlar cevap verecektir” dedi.
CHP’nin randevu talebini reddetmesi ve hakkında söylediği ‘cumhuriyet karşıtı’ ifadelerinin hatırlatılması üzerine ise Gül, şunları kaydetti:
“Bunlarla ilgili ben daha önce hepsine cevap verdim. Benimle ilgili söylenen sözler, bunların hiçbirisi doğru değildir. Benimle ilgili verilen bazı ilanlar vardır. Bunlarla ilgili zaten mahkeme kararları açıklanmıştır, karar almıştır. Benim bu konularla hiçbir ilgim söz konusu değildir. Şunu unutmayın ki Türkiye’nin en zor döneminde 5 yıl içinde önce başbakanlık yaptım. Türkiye’nin bir savaş ortamı içerisinde en kritik durumda bu görevdeydim daha sonra dışişleri bakanlığı yaptım, Terörle Mücadele Üst
Kurulu Başkanlığı yaptım. Türkiye’nin milli çıkarlarını savunan pozisyonda oldum. İçeride ve dışarıda bunlarla uğraştım. Ben çok şeffaf bir insanım. 1991’den beri siyasetin içerisindeyim. Benimle ilgili her şey, herkes tarafından da bilinmektedir. Bu söylenen şeylere o değerli arkadaşlarımın da inanmadığını biliyorum ama siyaseten bunlar söyleniyor. Kendi bilecekleri bir iştir. Ben şayet cumhurbaşkanı seçilirsem yine CHP gibi köklü bir siyasi partiyi de şüphesiz ki onların fikirlerini, düşüncelerini her
zaman dikkate almak durumunda olurum. Söyleyeceğim şey budur”.
Bir başka gazetecinin, ‘Size yönelik en büyük eleştiri eşinizin başörtülü olması’ ifadesi üzerine Gül, ”Bir dakika bir şey söylemek isterim. Biz Türkiye’de yaşıyoruz. Anayasamızda insan hakları kurallarını sakın unutmayın. Herkesin bireysel tercihleri vardır. Dolayısıyla cumhurbaşkanı adayı benim bu ülkede” diye konuştu.

(Derleme)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  CHP Nilüfer Kadın Kolları Başkanı'ndan Çerçioğlu’na Ziyaret

Share