logo

30 Kasım 2007

Zayıflamanın ve formda kalmanın sırları

Antalya’da yaptığı 138 ameliyatla obezite hastalarını 5 bin 162 kilogram zayıflatan Prof.Dr. Güner Öğünç, 20 yıldır aynı kiloda kalmanın sırlarını anlattı.
Akdeniz Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü’nde görevli Prof.Dr. Güner Öğünç, kendisine başvuran 138 obezite hastasını yaptığı mide kelepçesi, tüp mide, mide by-pass, Vertical bantlı gastro plastik ve jejino ileostomi yöntemleriyle 5 bin 162 kilogram zayıflattı. Ameliyatlardaki başarı oranının yüzde 87 olduğunu söyleyen ve dünyanın en önemli sağlık dergilerinden Peritoneal Dialysis İnternational dergisinde eleştirmenlik yapan Öğünç, 20 yıldır hiç kilo almadan hayatını sürdürüyor.
Evlendiği 1987 yılından bu yana 68 kilo olduğunu söyleyen ve formda kalmasının sırlarını anlatan Prof.Dr. Öğünç, “Herkes beni zayıflatan hoca olarak tanıyor. Şu ana kadar 138 hastamı manken gibi yaptım” dedi. Kişinin beslenme şekli, obezite derecesi ve yaşam tarzına göre 5 farklı ameliyat yaptıklarını anlatan Öğünç, şöyle konuştu: “İnsanın zayıflaması için önce psikolojik olarak kendisini hazırlaması gerekiyor. Benim onlara önerdiğim diyetle ayda 10 kilo verebilirler. Aslında bu bir diyet değil yaşam tarzı. Çünkü ben 20 yıldır bu şekilde hiç kilo almadan yaşıyorum. Her sabah 05:00’de kalkıp yarım saat egzersiz yapıyorum. Yaz-kış dinlenmeden bir saat yüzüyorum. Her sabah kahvaltıda yarım litre yağsız süt içiyorum ve birkaç zeytinle yağsız peynir yiyorum. Öğle yemeğinde ise haşlanmış sebze ve yağsız yoğurt yiyorum. Akşamları ise buharda pişmiş sebze ve bir bardak taze sıkılmış meyve suyu. Bunun dışında haftada bir kere buharda pişmiş balık yiyorum. İnsanların zayıflaması için gazlı içeçeklerden kesinlikle uzak durması gerekiyor. Yaptığım tek yaramazlık kalbe iyi geldiği ve mutluluk verdiği için her gün bir adet çikolata yiyorum. Bu şekilde beslenen kilolu insanlar bir ayda 10 kilo verebilir.”
ÖĞÜNÇ TEKNİĞİ TIP LİTERATÜRÜNE GİRDİ
Kendisine ait Öğünç tekniği hakkında da bilgi veren Prof.Dr. Güner Öğünç, sözlerini şöyle tamamladı: “Böbrek yetmezliği çeken hastalar için katedrolin takılmasında yaptığım yöntem kendi adımla üniversitelerde ders olarak okutulmaya başlandı. Bu yöntemle hastanın karnına bir ucu dışarıda tüp takılır. Buradan belli aralıklarla özel sıvı karın içine verilir. Bir süre karın içinde kaldıktan sonra sıvı dışarıya çıkarılır. Bu şekilde karın böbreğin yaptığı işlevi yerine getirir. Daha önceki yöntemlerde takılan
katedrol sıkça tıkanmakta ve karın içinde yer değiştirmekte ve sızıntı olmaktaydı. Hasta bu tür ameliyatlarda çok ağrı çekiyordu. Bu yöntem bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırdı. Uygulanması biraz zor olan yöntemim Türkiye’de kullanılmaya başlandı. Yakında yurt dışında da bu yöntemin kullanılacağını düşünüyorum.”

(İHA)

Share