logo

23 Ekim 2007

Yakın gözlüklerinizi çöpe atmayın

İstanbul Cerrahi Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sinan Göker, yaşa bağlı ortaya çıkan yakını görme bozukluğunun lazerle tedavisinin tam olarak mümkün olmadığna dikkat çekerek, “İki üç senede bir ‘Yakın gözlüklerinizi çöpe atın’ diye ilanlar veriyorlar. Yakını görme bozukluğunun ne Türkiye’de ne dünyada ne de uzayda tedavisi çıkmadı” dedi.
Göker bizim sağlık adlı internet sitesine yaptığı açıklamada, lazerle yaşa bağlı yakın görmenin tedavisi daha tam olarak çıkmadığını vurgulayarak halkı bu konudaki istismarlara karşı uyardı. Gazetelerde, ‘Yakın gözlüklere paydos, gözlükleri çöpe atın’ şeklinde verilen ilanların gerçekçi olmadığını belirten Göker, “Türkiye öyle bir ülke ki tek bir insan çıkıp ‘bu doğru değil, yalan, herkes kandırılıyor’ diyemiyor. Yakın gözlüğün, ne Türkiye’de ne dünyada ne de uzayda daha tedavisi çıkmadı. Ama birileri, kurumlar tam sayfa ilan verip ‘yakın gözlükleri çöpe atın’ diyebiliyorlar” dedi.
Gazetelerdeki ilanları okuyan hastanın “Ben de yakın gözlüğümü atmak istiyorum” düşüncesiyle bu tip merkezlere başvurduğunu kaydeden Göker şöyle konuştu:
“ Sıfır numara olan bir gözü bozup miyop yapıyorlar. Mesela 2 numara miyop. Kişi o gözle yakını görebiliyor. Al sana yakını görüyorsun. İşin enteresan yanı, kişi bu operasyondan sonra uzağı göremiyor. Yakın gözlüğü takmıyor ama uzak gözlüğü takıyor. Soruyorum size… Şimdi bu yakın gözlüğün tedavisi mi oluyor?”
LAZERLE TEDAVİDE UCUZ MALZEMEYE DİKKAT
Göker, Türkiye’de lazer operasyonlarında gözü kaybetme riskinin olmadığını ancak, ucuz malzemeyle, deneyimsiz ve eğitimsiz doktor ya da özen göstermeden yapılan bir tedavi sonucu kişinin gözünde ciddi bir hasar kalabileceğine dikkat çekti.
Ameliyat öncesinde gözlük ya da lensle yüzde yüz derecesinde gören bir kişinin, komplikasyonlar sonucunda görme keskinliğinin, gözlük ve lens kullanmasına rağmen yüzde 60, yüzde 50’ye düşebileceğini belirten Göker, “Bu kalıcı bir hasardır. En çok korkulan şey budur zaten. Ama maalesef böyle bir komplikasyon riski var. Bu yüzden herkes deneyimli doktorlara gitmeli” dedi.
Bu tür komplikasyonlara yol açan birincil nedenini, ucuz malzeme ve ucuz lazer olduğunu vurgulayan Göker şu ifadelere yer verdi:
“250 bin dolara da lazer var, 750 bin dolara da… Benim kullandığım lazerin fiyatıyla üç tane lazer alırsın. O da lazer, o da lazer. Hastanın bunu bilme imkânı hemen hemen hiç yok. Çünkü ‘Lazeriniz en son teknoloji mi?’ diye sorulduğunda, herkes tabii ki ‘en son teknoloji’ diyor. Türkiye’ye 14-15 yıl önce getirdiğim ilk lazeri de kullandıktan sonra birilerine sattım. Eski lazerler de dolaşıyor ortalarda. Onları kullananlar da en yeni teknoloji diyorlar. Kimse eski teknoloji demez.”

(İHA)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Soğuk ve Kapalı Havalar Psikolojiyi Bozuyor

Share