logo

21 Haziran 2013

Sıcaklar Kalbinize Yük Olmasın

Hava sıcaklıklarının artmasının özellikle kalp hastaları açısından bazı riskleri de beraberinde getirdiği belirtildi.

Kalp krizleri mevsimsel olarak yazın artış gösteriyor. Bunun en önemli nedeni tuz ve elektrolit kaybı ile birlikte kanın pıhtılaşma oranının artması. Olası bir kalp krizini önlemek için özellikle kalp hastası olan kişilerin bol sıvı alarak güneşin zararlı etkilerinden korunmaları çok önemli.

Aşırı sıcak ve nemli havanın özellikle kalp damar hastaları, hipertansiyon ve kalp yetersizliği olan hastalar için artmış bir risk meydana getirdiği gerçeğinin göz ardı edilmemesini isteyen Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Hüsnü Tırpancı, “Vücut ısısını sabit tutan en önemli mekanizmalardan biri cildin kan dolaşımıdır. Cildi besleyen damarlar soğukta büzüşerek, sıcakta ise genişleyerek vücuttaki ısı kaybını azaltmaya veya artırmaya çalışır. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasını gerektirir. Kalp yetersizliği bulunan hastalarda kan akımının ağırlıklı olarak cilde yönlenmesi, hayati organlara olan kan akımının azalmasına yol açabilir.Vücudun sıcağa karşı aldığı en etkili yöntem terlemedir. Nemli deriden su buharlaşırken cilt de soğumaya başlar. Doğal olarak bu durumda sıvı ve elektrolit denilen tuz ve mineraller kaybedilir. Damarlarda dolaşan sıvı hacminin azalması, kanın akışkanlığının ve böbreklerden geçen kan miktarının azalmasına neden olur. Bu durum, yeterli sıvı alınmadığı takdirde böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilir. Bunu dengelemek üzere böbrek ve böbreküstü bezlerinden salgılanan maddeler damarların büzüşmesine ve ani tansiyon yükselmeleri ile kalp yetersizliği bulgularının artmasına neden olabilir.Aşırı sıcak ve nemli günlerde, kalp krizi geçiren veya kalp ve damar hastalığı nedeni ile yaşamını yitirenlerin sayısı artış göstermektedir. Özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı olan hastaların daha fazla etkilendiği görülmüştür” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Nazilli'de Pedallar Kalp Sağlığına Çevrildi

Yaz mevsiminde kalp sağlığını korumak için önerilerde bulunan Tırpancı, “Yaz aylarında açık renkli, rahat ve bol, terlemeyi artırmayan kumaştan yapılmış giysileri tercih edilmelidir. Ağır, yağlı yemeklerden kaçınılmalı, az ve sık aralıklarla, sebze ve meyveden zengin bir tarzda beslenmeye çalışılmalıdır. Yaz aylarında günlük sıvı ihtiyacı 2-3 litreye çıkmaktadır. Yazın günde 2-2.5 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir. Soda ve maden suyu tüketiminde dikkatli olunmalı, kontrolsüz maden suyu ve soda tüketimi tansiyonu yükselteceği gibi, kalp yetmezliği bulgularının da ortaya çıkmasına ya da daha ağırlaşmasına neden olabilmektedir. Özellikle güneşin dik olduğu saatlerde açık havada dolaşılmamalı. Terle birlikte vücudumuzda elektrolit, özellikle de sodyum kaybı fazla olacağından, doktorunuzun görüşü doğrultusunda bu kayıp yerine koyulmalıdır. Denize, sabah ve akşam saatlerinde girilmesi tercih edilmelidir.

Özellikle 65 yaş üzeri yaşlılar, aşırı kilolular, kronik rahatsızlığı olanlar, hamileler ve dört yaşından küçük çocukların etkilenebileceği unutulmamalıdır”diye konuştu.

 

(İHA)

Share