logo

09 Şubat 2007

NEFES KOKUSU EVLİLİĞİ DE ETKİLİYOR!

Samsun Diş Hekimleri Odası Başkanı Abdullah İlker, ağız kokusunun sosyal ilişkileri olumsuz etkilediğini belirterek, “Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir” dedi.

Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşiklerin kötü kokuya yol açtığını, ölü veya ölmek üzere olan bakterilerin sülfür bileşikleri açığa çıkardığını ifade eden İlker, bakteri tabakaları ve yiyecek artıklarının dilin arka tarafında biriktiğini, dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıda olması nedeniyle bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahip olduğunu söyledi. Büyük miktarda sülfür bileşiklerinin dilin arka tarafında kısa sürede ürediğini ve biriktiğini dile getiren İlker, “Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır. İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. Derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur. Şanslıyız ki, ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir” diye konuştu.

Nefes kokusunun önlenmesi için tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren İlker, “Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yaptırın. Tam bir ağız muayenesi olun. Koku testleri uygulanabilir ki, bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir. İleri dişeti hastalıkları veya diş çürükleri tedavi edilmelidir. Ağız enfeksiyonları yok edilmeli, gömük, sorunlu dişler çekilmelidir. İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli, dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. Ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir. Ağız kuruluğuna mani olmak gerekli ve bunun için gün boyu su içilmeli. Tükürük salgısını hareketlendirilerek, bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijen almasına yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat edilmeli. Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur. Su içeriği bol olan domates, kereviz, pırasa gibi sebzeler ve meyvelerden elma muhteşem bir ilaçtır, tüketilmesi gerekli. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğranması faydalı olur” şeklinde konuştu.

Sarımsak, soğan ve baharattan kaçınılması, yenecekse pişirerek yenmesinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan İlker, şunları kaydetti:

“Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin. Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin. Alkol ve sigarayı bırakın. Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. Çünkü basit bir müdahaleyle bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz, diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir. Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur, hatta evlilikleri bile etkileyebilir. Bunun için önlemi mutlaka alınmalıdır. Doktor gözetiminde gerekli tedaviler yapılmalıdır.”

İlker, ağız kokusunun özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, şeker hastalığı aseton kokusu, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları gibi birçok nedeninin de olabileceğini sözlerine ekledi.
(İHA)

Share