logo

21 Ekim 2017

“DİYET YAPMAYAN DİYETİSYENE GİTMEYİN”

DİYETİSYEN ÖZGÜN TAŞPOLATOĞLU İLE ÇOK ÖZEL
Sağlıklı beslenme ve diyet ile yaklaşık 90 kilodan 70 kiloya düşen Özgün Beslenme Diyet Merkezi Sahibi Özgün Taşpolatoğlu ile sağlıklı diyeti ve sağlıklı beslenmenin önemini konuştuk.
“DİYET YAPMAYAN DİYETİSYENE GİTMEYİN”
Danışanlarına, diyet yapmayan diyetisyenle çalışmayın önerisinde bulunan Taşpolatoğlu, bu işin eğitimini alırken 90 kilo olduğunu ve özgüvenini yitirdiğini belirterek,  “Bu iş sabır gerektiriyor. Diyetisyenin diyet psikolojisini muhakkak bilmesi gerekiyor.” diyerek üniversite’deki hocasının “Her diyetisyen mutlaka diyet yapmalı” sözünü hatırlattı.
Taşpolatoğlu; “Biz okulda eğitim nedir onu öğrendik, eğitim davranışı değiştirmektir. Ben okulu bitirdiğimde artık kola içmez, cips, kızartma, fast food yemez oldum. Sabah erken kalktım, kahvaltımı yaptım, düzenli spora gittim ve 2 ayda 10 kilo verdim.” dedi.
Beslenme Uzmanı Özgün Taşpolatoğlu’na yoğun iş temposunda bize zaman ayırdığı ve herkes için önemli olan sağlıklı beslenmenin püf noktalarını bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyoruz.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1987 Ankara doğumluyum. Başkent Üniversitesi mezunuyum. 2016 yılında eğitimimi tamamlayarak önce Kuşadası’nda ardından da Aydın’da Özgün Beslenme Diyet Merkezi’ni açarak yaklaşık 1 yıldır aktif olarak hizmet vermekteyim.
Diyet Merkezi açma fikri nasıl gelişti bizimle paylaşır mısınız?
Öncelikle Ankara’da iş aradım, bulamadım. Sonra Kuşadası’nda bir arkadaşımla  beraber çalışmaya başladım, bir süre sonra anlaşamayınca Aydın’a geldim.  Zaten okurken de bunu istiyordum. İşin klinik boyutunu değil de, poliklinik bölümü asıl istediğimdi diyebilirim. Mutfakta olmak beni mutlu ediyor, kişilerle bire bir görüşerek onların diyetlerini planlamak.
“DİYET KİŞİYE ÖZEL OLMALI”

Merkezinizde kişiye özel diyet programlarınız var, yani danışanlarınızın isteklerini de göz önünde bulunduruyor musunuz?

Zaten kişiye özel  dediğimiz şey o. Bunu hep söylüyorum. Diyeti yazıyorum, ama bu Özgün Diyet Merkezi’nin diyeti değil, A kişisinin, B kişisinin diyeti. O ne istiyorsa. Tabi ki bazı diyeti bozacak, zayıflama diyetinde yeri olmayan besinlerimiz var. Bunlar olmamalı, ama onun dışında kişinin sosyal yaşantısını, ne yiyip ne içmediğini, alerjisine, hastalığına sağlık durumuna, sevdiği sevmediği besinlere göre ayarlayıp ona göre bir planlama yapıyoruz.

“BAĞIRSAKLARIMIZ BİZİM İKİNCİ BEYNİMİZ”

Sağlıklı diyeti nasıl tanımlarsınız?
Sağlıklı diyet çok güzel bir tabir. Diyet dendiği zaman korkulan, aç bırakılan zayıflama gibi  düşünülüyor. Diyet dediğimiz şey, kişinin sabahtan akşama kadar tükettiği herşey. Siz de bir diyet yapıyorsunuz, ben de bir diyet yapıyorum. Sağlıklı diyet dediğimiz olayda kesinlikle kahvaltı öğünü olacak. Kahvaltı günün en önemli öğünü. Uyanır uyanmaz en geç 1 saat içinde kahvaltı yapılmalı. Metabolizmamız çalışacak. Ara öğünler de yine çok önemli.  Gün içindeki kan şekerimizi dengeler. Biz 4 saatten fazla aç kalmayın diyoruz. Bunlarda da şu dengeye dikkat ediyoruz. Karbonhidrat protein dengesi ayarlanmalı. Bağırsaklarımız bizim ikinci beynimiz. Bağırsaklarımıza çok iyi bakmalıyız. Bunlar içinde posalı beslenmeliyiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  B12 Vitamin Eksikliğine Dikkat
“MORAL, MOTİVASYON ÇOK ÖNEMLİ”

Danışanlarınızın içinde kararsız olanlar da var mı? Bu kişilere nasıl yaklaşıyorsunuz?

İki türlüsü de var. Mesela birisi ben bunu kafaya koydum, kesin yapıcam ve ne dediysem yapanı da var. Ben ne yapacağımı biliyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum diyeni de var. Ben bir haftalık moral motivasyon yükleyebiliyorum. Bu işte moral motivasyon çok önemli. Gerçekten hazır olmayan gelmesin diyorum. Çünkü bu işin maddi boyutu da var.

Her sektörde bir sezon illa ki vardır, sizin işinizin sezonu da var mı?

Tabi ki var. Mesela yaz sezonu bitikti. Şimdi tekrar tekrar artmaya başlıyor. Eylül’de biraz toparladı. Ekim’de iyice artmaya başladı. Özellikle bayanlar yaza hazırlanmak için diyete giriyorlar.
“FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ”
Danışanlarınıza diyetin dışında spor yapmalarını da öneriyor musunuz?
Spor benim işim değil, şöyle yapın böyle yapın demem ama fiziksel aktivite dediğimiz şeyi arttırmalarını istiyorum tabi ki. Evden işe, işten eve ya da işte günde 45 dakika yürüyüş yapmalarını öneriyorum. Diyeti kişiye göre doğru bir şekilde planladığımız takdirde yatan hastaya da kilo verdirebilirsiniz. Diyetin belli bir seviyenin altına düşmemesi lazım. Ondan sonrası kişiyi sağlığından eder. Doğru beslenmezseniz yaptığınız spor hiç bir işe yaramaz. İstediğiniz kadar koşun, yağ yakamazsınız.
“HEDEF, AYLIK, 2 İLA 6 KG”
Ayda şu kadar kilo verdiririm gibi bir garanti verebiliyor musunuz?
Hayır veremem. Haftalık olarak hedefimiz 500 gr ile 1.5 kilo arası. Aylık 2 ile 6 kg arası yağ kaybı hedefliyoruz. Ben size garanti 5 kilo verdiririm derim, ama kilodan bahsederim. Su içirmem  bir anda 5 kilo kaybedersiniz. Öyle bir garanti yok. Yağı hedefliyoruz. Bunu hep söylüyorum, danışanın diyete olan uyumu, diyetin danışana olan uyumu çok önemli. Bazı kişiler bazı besinleri sindiremeyebiliyor. Kişi var tam buğday ekmeğini sindiremiyor, bu ona zarar veriyor, kilo vermesini engelliyor. Bazı kişiler ise sebzeye tepki veriyor, bazıları protein ağırlıklı beslenince çok güzel kilo verebiliyor. Bunları da test yapmamız gerekiyor, ya da deneyerek yapıyoruz. Su içme durumu, sporsal aktivite durumu, stres durumu bunlar kişinin kilo vermesinde önemli etkenler.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Sağlıkçılardan Vatandaşlara ‘Zehirli mantar’ Uyarısı

“KİLO ALMA OLAYI DAHA ZOR”

Size kilo almak için gelen oluyor mu?

Çok var. Ben kilo almaları daha çok severim. Çünkü o daha zordur. Beni daha çok tatmin ediyor. Kilo almada öncelikle tiroitlere ve bağırsakta kurt olup olmamasına bakmamız gerekiyor. Bunlar yoksa daha fazla yemesi gerekiyor.  Kilo almada mideyi büyütüyoruz. Bunda da 3-4 öğün besliyoruz. Mide kapasitesini yavaş yavaş arttırıyoruz. Kişi bu hafta rahat yedim derse bir kaşık daha ekliyoruz. Meyve suyunu kilo almak isteyenlere veriyoruz. Kişiye zarar verecek aşırı yağlı, şekerli bunları önermiyoruz.
“KAHVALTI ÇOK ÖNEMLİ”
Hocam, son olarak okuyucularımız için sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili basit öneriler verebilir misiniz?
Öncelikle
yine söylüyorum diyet kişiye özel olmalı. Kesinlikle kalkar kalkmaz bir saat içinde kahvaltı yapılmalı. Kahvaltıda mutlaka yumurta olmalı, anne sütünden sonraki en kaliteli protein yumurtadır. Bir iki dilim peynir, ekmek, domates, yeşillik. Ara öğünlerimiz de çok önemli. Günde üç öğün ana, en az iki üç kere ara öğün yapmamız lazım. Bu ara öğünlerde ise ya bir porsiyon meyve yiyebilirler, ya da bir avuç içi kadar kuru yemiş, bir kase yoğurt, süt, ayran olabilir. Ana yemeklerimizde  ise şu dengeyi yapabiliriz, tabağımızı dört yapraklı yonca gibi düşünürsek, protein grubu, et, yumurta, peynir, akşam da kahvaltı tarzı yiyebiliriz. Bir tarafta da tahıl grubu olacak, sebze grubumuz. Dörde böldüğümüz bu tabaktan yiyebiliriz. Ben danışanlarıma şunu yaptırıyorum: Öğlen sebze yoğurt ekmek yenecekse, akşam da protein yaptırıyorum. Her şeyden önce hayatlarından basit şekeri çıkarsınlar.
(KUDRET CAN)

Share