logo

14 Haziran 2013

Aşırı Sıcaktan Korunmak İçin Bunları Yapın

Aydın Halk Sağlığı Müdürü Şenol Okur, Aydın’da yaşanan hava sıcaklığı artışına karşı Aydınlıları uyardı. Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen grupların kimler olduğunu açıklayan Okur, alınması gereken önlemleri de sıraladı.

Aydın’daki hava sıcaklığındaki artışın, nemdeki artışla birlikte daha fazla etkili olacağı, gerekli önlemler alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz etkileyebileceğinin bildindiğine dikkat çeken Şenol Okur, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı düşmeyebilir, yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir”dedi.

Aşırı sıcaklardan korunulması gerektiğini ifade eden Okur risk gruplarını şöyle sıraladı: “Dört yaşından küçük çocuklar, yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, aşırı kilolular, açık alanda çalışanlar, kronik hastalığı (Şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar, sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler, sokak çocukları ve evsizler”

Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürü Uzm. Dr. Şeniz Karademir’de özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlıların en çok risk taşıyan grup olduğunu vurgulayarak aşırı sıcaklardan korunma tedbirlerine dikkat edilmesini, kişide güneş veya sıcak çarpması, sıcak bitkinliği, sıcak krampları belirtileri görüldüğü takdirde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.

Aşırı sıcaklardan genel korunma tedbirleri ile ilgili bilgiler veren Şenol Okur şunları söyledi: “Günün en sıcak saatlerinde mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir. Spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde gibi güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Sağlığını çalışarak kazanıyor

SIVI ALIMINA DİKKAT

Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini kaydeden Şenol Okur, sözlerini beslenme ve gıda alımı ile ilgili yaptığı uyarılarla ilgili olarak tamamladı: “Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerinede süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı, yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini arttırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanımı söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir"

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Didim’de “Serebral Palsili” Hastalığı Paneli

(İHA)

Share