logo

20 Haziran 2013

Yörük Ali Efe ve Malgaç Baskını’nı Bir Donduranlıdan Dinleyiniz Gençler(1)

– Vedat KÖSEOĞLU (Aydın ADD Yönetim Kurulu Üyesi) – 

Bu güne kadar Yörük Ali Efe hakkında çok yazı yazıldı, çok konferans verildi ;bu çalışmalarda genellikle Asaf GÖKBEL'in ya da Sabahattin BURHAN 'ın  kitapları kaynak gösterilmeden yeni bir çalışma olarak sunuldu.Bu konuda kitap yazmak isteyenler,olayların yaşandığı mekanları görmeden,tarih yazan kişilerle ya da onları tanıyan evlatlarıyla görüşmeden hep işin kolayına kaçarak yaptılar, bu yanlışı en son olarak T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aydın İl Müdürlüğü yaptı .10 Haziran 2013 tarihinde Aydın Kültür Merkezi Konferans Salonunda düzenlenilmiş olan “YÖRÜK ALİ EFE'Yİ” anma konferansı için hazırladığı broşürde;Yörük Ali Efe ve arkadaşlarının Çine'nin Yağcılar Köyünde toplanarak Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki düşman karakoluna baskın yaptıkları yazılmıştır.Oysa bu güne kadar yazılan tüm eserlerde,hazırlıkların Yenipazar'ın Donduran Köyünde  yapıldığı ve buradan hareketle baskının gerçekleştiği yazılıdır.

     Bu ve benzeri yanlışlıkların düzeltilmesi ve bilinmeyenlerin öğrenilmesi anlamında, Yörük Ali Efe'yi ve Malgaç baskınını kısa olarak, bir Donduranlı olarak bir de benden dinleyiniz.

     Yörük Ali Efe; 1895 yılında Sultanhisar'ın Kavaklı Köyünün dağında kıl çadırda Dünya'ya gelmiş, babası Abdi, annesi Fatma'dır, babasını küçük yaşta kaybetmiş, çocukluğu yokluk içinde ve üvey baba baskısı altında geçmiş, küçük yaşta yaptığı evlilikten Abdi  adını  verdiği oğlu olmuş,  gittiği asker ocağında o güne kadar yaşadığı baskılara kaba kuvvet eklenince çareyi dağlarda aramış ve Alanyalı Molla Ahmet Efenin  çetesine katılmış,zenginlerin para ve mallarına el koyduklarından Osmanlının  Kolluk Kuvvetleriyle kovalamaca içine girmiş,efesini Kavaklıdere baskınında kaybetmiş,grup önce dağılmış, bir süre sonra Yörük Ali Efenin liderliğinde bir araya gelmiş, Donduranlı Bekir Beyle tanışmaları efesi Molla Ahmet'in sağlığında olmuş,Osmanlının (ödemiş yöresinin) vergilerini toplayan Bekir Bey'in evine yaptıkları baskında, beklemedikleri bir tepkiyle karşılanmışlar,Bekir Bey para yerine oğullarını teklif etmiş, bu ilişki sonrası yaşamları boyu süren dostlukları başlamıştır.

       Efelerin kolluk kuvvetleriyle Aydın Dağlarında kovalamaca yaşadıkları, zaman zaman çatıştıkları dönemi takip eden mayıs 1919 tarihinde  emperyalistler yurdumuzu İzmir'den işgali başlamışlar ve işgali tüm yurdu yaymışlar,  Aydın'da konuşlu 57'ci Tümen Komutanı Albay Şefik AKER Komuta Merkezini Çine'ye taşımış, ordu dağılmış, firarlar artmıştır. Yörük Ali güvenlikleri nedeniyle ailesini (grubundan Kıllıoğlu Hüseyin'in Köyüne)Çine'nin Yağcılar Köyüne taşımıştır. Yurdumuzun işgale uğraması nedeniyle, Albay Şefik çare olarak efelerden yararlanmayı düşünmüş, bu düşünce ile Yüzbaşı Ahmet'i, Teğmen Zekai'yi , Asteğmen Necmettin'i bir çok kez Yörük Ali Efe'ye göndermiş, karşılıklı güven tesis edildikten sonra, 05 Mayıs 1919 tarihinde Çine Askerlik Şubesinde Albay Şefik, Yörük Ali Efe ve Kıllıoğlu Hüseyin'in katılımı ile Kuva-yı Milliye kurulmuş, bu güç 02 Ocak 1921 tarihli Genel Kurmay emrine kadar görevine devam etmiş, bu emirle gençler muvazzaflığa yaşlılar emekliye sevk edilmiştir.
        Albay Şefik'in; Yörük Ali Efe'ye Malgaç Karakolu basılacak, tren yolu berhava edilecek,haberleşme telleri koparılacak böylece Aydın'ın Nazilli ile irtibatı kesilecek talimatı üzerine:Yenipazar Jandarma Karakoluna giden Yörük Ali Efe, kızanlarından Gülbayram'a yazdırıp mühürlediği mektuplarda; gün bu gündür,Yunanla kozumuzu bölüşecek zaman gelmiştir, seni ve kızanlarını üç gün içerisinde Donduran Köyünde bekliyorum,gelemezsen Köprübaşına git 57'ci Tümene katıl ifadesini kullanmıştır.Bu mektupları; Orhanelili Kara Durmuş, Mesutlulu Mestan ,Osmanbüklü Nazım, Danişmentli İsmail, Sancaktarın Ali, İsabeyliden Ese ve Tekeli İsmail Efelere göndermiştir.

       Donduran Köyünde 12 Haziran 1919  tarihi itibarıyla toplanan efeler, subaylar ve gönüllüler, Donduran Kalesinin güneyindeki vadide  silah eğitimi yaparak hazırlanmışlar, sayıları 60 kişiyi bulan İlk Kuva-yı Milliyeciler 15 Haziran 1919 gecesi yaya olarak yola çıkmışlar,16 Haziran 1919 sabahı  Yörük Ali Efe'nin komutasında gerçekleştirdikleri baskınla Ülkemizin makus talihini yenmişlerdir.Yunan birliğini imha etmişler ve silahlarına el koymuşlar, Tahtacı Memiş'in yaralanması dışında can kayıpları olmadan Uzunlar Köyüne geçmişlerdir.Albay Şefik bir yandan; düşündüklerini efelere uygulatırken,diğer yandan İstanbul Hükümetine çektiği telgrafta  efeler hakkında takibatta bulunulacağını bildirmiş, bir yandan da Asteğmen Mithat'ı İncirliova'da, Teğmen Kadri'yi Muğla'lı gönüllülerle Erbeyli'de istasyonları basmakla görevlendirmiştir. Bu baskınlardan sonuç alınmış, Yunanlılar önce Nazilli'den sonradan da Aydın'dan çekilmek zorunda kalmışlar. Bunun sonucunda yurdun dört bir yanında yanan çoban ateşleri Mustafa Kemal'e Milli Ordu kurduracak zamanı kazandırmıştır. Malgaç Baskınının Türk Kurtuluş tarihinde çok önemli yeri vardır. Kuva-yı Milliyenin teşkilat olarak ilk başarısıdır. Yakılan ümit meşalesi, yurdun her tarafında bayram havası estirmiş, mitingler yapılmasını sağlamış ve halkta emperyalist orduların alt edilebileceği kanaatı oluşmuştur.

(Devamı Yarın)

(Mücadele)

Share