logo

06 Temmuz 2013

TÜSİAD’A ANIMSATMALAR ya da SELAM CİZİRA BOTAN

-Prof.Dr.Mustafa  KAYMAKÇI-

26 Haziran 2013 tarihli gazete haberlerine göre,Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Muharrem Yılmaz, “Doğu ve Güneydoğu Ekonomi ve Kalkınma Zirvesi: Cizre Buluşması”nda salondakileri “Selam Cizira Botan” diyerek  Kürtçe selamlamış. Zirveye,Güler Sabancı, Mustafa Koç, Ümit Boyner, Nihat Özdemir, Tarkan Kadooğlu gibi TÜSİAD üyeleri de katılmış.Toplantıda yapılan konuşmalarda sanayi ve hizmet sektörlerinde yatırımların yapılacağı belirtilmiş.

Sanayici ve iş adamlarının bölgeye yatırım amacıyla gitmeleri olumlu bir adım. Bununla birlikte toplantılarda bölgede ayrılıkçı terör hareketini besleyen  yapısal özelliklerinin değiştirilmesi konusunda herhangi bir yaklaşım dile getirilmemiş.
Ayrılıkçı Terör Hareketini Besleyen  Ekonomik Yapı Ne?

Biz dile getirelim. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde  varolan  ayrılıkçı terör hareketini besleyen  ekonomik yapının iki yönü var. 
Bunlardan birincisi, Türkiye'deki geç kapitalizmin eşitsiz  kalkınma  stratejisinin ,bölgede sanayi ve hizmet sektörünün boyutlanmasını engellemiş olmasıdır. 

İkincisi ise  ile bölgede varlığını sürdüren   feodalizmdir. Feodalizm,kağıt üstünde eşit gibi gözüken yurttaşlara  kulluk sürecini yaşatmaya devam ediyor.

 İç içe geçmiş bu ikili yapı, işsizliği ve son derece bozuk  bir gelir dağılımını ortaya çıkarmıştır.

Bunlar dikkate alınmaksızın bölgede değişimin gerçekleştirilmesi olası değil. TÜSİAD  Başkanı,anılan konulara hiç değinmiyor. 
Ne Yapmalı?

*Feodaliteyi  tavsiye edecek toprak reformu yapılmalı. Ancak toprak reformu, teknik ve ekonomik örgütlenmeyle uygulanmalı.
* Toprak reformu, ilk aşamada mayınlı toprakların dağıtılmasıyla başlatılmalı.

* Boşaltılan ve terkedilmek zorunda kalan köylerdeki halkın zararları giderilmeli ve yeniden üretken duruma getirilmesi için gerekli hizmetler kamuca götürülmeli.

* Bölgede  hayvansal üretim konusunda bir potansiyel söz konusu. İşletmelerde özellikle koyunculuk temel alınarak belirlenecek ilçelerde birer  tarım kooperatifleri oluşturulmalı. 

* Bütün kooperatifleri kapsayacak Güneydoğu Anadolu  Bölgesi  Tarım Kooperatifleri Birliği kurulmalı. Birliğin kuruluşu ve geliştirilmesi devlet eliyle yapılmalı. Daha sonra yetiştiricilere devredilebilir.

* Tarım kooperatifleri, başta Ziraat Bankası olmak üzere finans kuruluşları, yem ve süt sanayi kuruluşlarıyla sıkı bir işbirliğine girmeli. Bu amaçla bölgede kamu girişimli tarımsal sanayi kuruluşları kurulmalı. 

* Şark tipi tütün tarımı başlatılmalı ve sigara yapımında tekellerin gücü kırılarak küçük birimler kurulmalı.

* Yetiştirici kooperatifleri, kamu kuruluşları ile ortak yatırımlar yapmalı ve yeni kuruluşlar kurmalı.

Özetle,toprak reformu ile birlikte   bölgenin yapısal özelliklerini dikkate alarak,tarımsal üretimin artırılması ve buna dayalı bir sanayi kalkınma planı hızla yaşama geçirilmelidir.Adı,“Güneydoğu Anadolu Bölgesi Özel Kalkınma Projesi” olabilir. Ancak,projedeki  uygulamalar,doğrudan köye ve köylülerin çıkarları  doğrultusunda olmalı.

Yazıyı bitirirken TÜSİAD'a soralım: Feodalitenin tasfiyesi konusunda neler düşünüyorlar yoksa feodal beylere ait toprakları dev tarımsal şirketlere mi dönüştürmek istiyorlar? TÜSİAD'ın bölgede düzenlediği zirve, bölgeyi bir tarımcı olarak bilen birisi olarak bana bunları anımsatmamı zorunlu kıldı.

(İHA)

Share