Vakıflar'ın 2. İpek Yolu Deve Kervanı'na Aydınlılardan Büyük İlgi! Bölge Müdürü Ali Zengin Deveye Bindi
[12-05-2011]
Vakıflar Aydın Bölge Müdürlüğü tarafından Vakıf Haftası nedeniyle bu yıl ikincisi düzenlenen Geleneksel İpek Yolu Deve Kervanı Yürüyüşü, Aydınlılar tarafından büyük ilgiyle karşılandı.
Dün gerçekleşen etkinlikler, Atatürk Meydanı'nda Nazilli Belediyesi Mehter Takımı'nın konseriyle başladı. Aydın halkı heybetli cüsseleri ve ihtişamlı kıyafetleriyle kös vuran ve meydanı marşlarla çınlatan Mehter Takımı'nı büyük bir merak ve ilgiyle izledi. Pek çok vatandaş cep telefonlarının kamerasıyla aslına büyük ölçüde sadık kalınarak oluşturulan Mehter Takımı'nı görüntülemek için adeta yarıştılar. Bu sırada kervan için getirilen develer de alanda bekletildiler.
Mehter Takımı'nın Yürüyüşe geçmesiyle birlikte, Vakıflar Aydın Bölge Müdürü Ali Zengin de kervanın en önünde yürüyecek olan deveye bindirildi. Mehter Takımı'nı Aydın Yörük Efe Kültür Derneği Efeleri takip edecek şekilde oluşturulan kortejin yürüyüşüyle birlikte, deve kervanı da kortejin ardından yürüyüşüne başladı.
Atatürk Meydanı'ndan İstasyon Meydanı'na geçen tarihi İpek Yolu Kervanı, Hükümet Bulvarı'nı geçerek Aydın Adliyesi önüne kadar geldi. Burada Aydın Yörük Ali Efe Kültür Derneği'nin kısa bir zeybek gösterisinin ardından, kervan sola dönerek Nasuh Paşa Külliyesi'ne yöneldi.
Kervan ilerlerken, Aydınlı vatandaşlar da yol boyunca kaldırımlarda, işyerlerinin ve evlerinin pencerelerinde büyük bir merak ve ilgiyle kervanı izlediler.
Çoğu vatandaşın kaldırımlarda cep telefonları ile görüntülemeye çalıştığı İpek Yolu Kervanı, restore edilerek Aydın'a kazandırılan tarihî Nasuh Paşa Külliyesi'nde yürüyüşünü tamamladı. Külliyede verilen yemeğe katılanlar arasında Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürü Nuri Aktakka da bulunuyordu.
BÖLGE MÜDÜRÜ ZENGİN, İŞADAMLARININ İLGİSİZLİĞİNDEN YAKINDI
Külliyede basına bir açıklama yapan Vakıflar İl Müdürü Ali Zengin, İpek Yolu'nun tarihteki önemine değinerek, Aydın'ın tanıtımına ve turizmine büyük katkı sağlamasını umdukları kervana Aydınlı işadamlarının ve büyük esnafların ilgisiz kaldığını, sahiplenmediklerini, destek vermediklerini belirtti ve sitem etti.
Bölge Müdürü Zengin özetle şunları söyledi:
“9-17 Mayıs Vakıflar Haftası nedeniyle bu etkinliği düzenledik. Geçen sene kervan yürüyüşümüzün birincisini, bu sene de ikincisini yaptık. Nedir bunun önemi? Biliyorsunuz Anadolu'muzdan 3 ayrı İpek Yolu güzergahı işlemiştir. İpek Yolu'nun 1. Bölgesi Karadeniz boyunda, 2. bölgesi Orta Anadolu boyunda, 3. bölgesi de Ege ve Akdeniz boyunda devam etmiştir.
Biliyorsunuz Aydın'da bizim Gümrükönü Hanımız vardır. Bu Gümrükönü hanının en büyük özelliklerinden birisi, doğudan kervanlarla gelen eşyaların burada gümrüklenip Kuşadası ve İzmir'e gitmesidir. Şu an içinde bulunduğumuz Nasuh Paşa Külliyesi de bu kervanlara yataklık yapan, aynı zamanda kervanların ihtiyacını gören çok değerli bir eserdir. Bunun 1. kısmı 1 milyon 200 bin lira ile restore edildi ve bir derneğe kiraya verildi. İnşallah bu sene hemen bitişiğinde olan Zincirli Han'ın da projelerini hazırlattık, Koruma Kurulu'ndan geçti, ödenek bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki sene de 3. kervan yürüyüşümüzün rotasını da orada bitireceğiz.
Aydın'ımız, geçen sene de söylediğim gibi yıllardır üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi duruyor. Halâ kendimizi o toprağın altından kaldıramadık. Geçenlerde bir İtalyan firmasıyla Jantsa arasında sözleşme yapıldığında İtalyan yetkili en güzel zeytin ve zeytinyağı sizde, ama bizden duymuş olmayın diyordu.
Neden biz bu üretimlerimizi pazarlayamıyoruz? İşte bugün kervanımızda da gördüğümüz gibi, 10 tane deveye reklam veremedik. Birilerine sormuşlar ticaret nedir diye, yüzde yetmişbeşi reklamdır demiş. Ama biz hâlâ bunu kavramış değiliz. En güzel kestane, zeytin, zeytinyağı, incir bizde üretilir, ama maalesef bunu dışarıya çıkaramamışız. Aynı zamanda çilek de böyle. Kendi içimizde bunu tüketmeye çalışıyoruz, bu ise en büyük kaybımız bizim.”
“BUGÜN DÜNYADA ÇİLEK NEDİR BİLMEYENLER VAR”
“Bugün dünyada çilek nedir bilmeyenler var. 23 Nisan'da yabancı ülkelerden gelen çocuklardan bazılarına çilek ikram edildiği zaman, o öğrenciler, 'Bizim orada bunları en zenginler yiyor, biz bunları yiyemiyoruz.' demişler. Bu mamüllerimizi dışarıya taşıyamıyoruz.
Neden? İşte bugün bunun apaçık örneğini gördük. Reklam yapmasını bilmiyoruz. Bugün dünyanın en ileri ülkelerinden birisi olan Japonya'da, Türkiye'deki sebze ve meyveleri hayatında hiç görmemiş olanlar, hiç bilmeyenler var. Biz bu damak tadını veremezsek, tanıtamazsak, ticaretimizi nasıl yaparız? Onun için bu konuda basına ve reklama, tanıtıma çok büyük görev düşüyor.
Bizim bunu yapmamızdaki tek gayemiz ses getirmektir. Türkiye'mizden, Anadolu'muzdan yıllarca medeniyetler işlemiş, kervanlar yürümüş, kervansaraylar olmuş. Hindistan'dan buraya kadar her 30-40 kilometrede bir kervansaray vardır. Bu mesafenin özelliği nedir? Kervanın bir günlük yürüyüşüne göre ayarlanmış kervansaraylardır bunlar.
Nedir bu? Ticarettir, ekonomidir, kültürdür, dayanışmadır, insanlara her türlü hizmeti yapabilmedir. İşte vakıflar da bunun öncüleridir. Devletin yapamadığı ya da yapmadığı hususları özel vakıflar ele etmiştir. Peygamberimiz efendimiz döneminde başlamış, 4 halife devrinde devam etmiş, Osmanlılar zamanında zirveye ulaşmıştır. Bugün dünyanın çok yerinde vakıf medeniyeti, kültürü vardır. Osmanlı'dan sonra da Cumhuriyet'te gerçekten önemli yer almış, 2002'den bu yana da vakıf eserlerinin yüzde 70'i restore edilmiştir.
Aydın bölgemize bağlı olarak Denizli ve Muğla dahil 3 vilayetimiz vardır. Bu 3 vilayetimizde 158 tane vakıf eseri vardır ancak sadece yarısı restore edilebilmiştir.
Vakıf eserlerine sahip çıkmamak, kendi kültürümüze sahip çıkmamak, kendi benliğimizi, kendi rüştümüzü ispat edememenin nedenleridir bu. Tabii ki bunda en büyük görev basına düşmektedir. Nerede Yer altı yerüstü mekanlarları varsa basın kanalıyla, böyle etkinlikler kanalıyla heryere duyurmamız lazım.
Aydın'da bugüne kadar 37 eserimizi restore ettik, daha da başkalarını restore edeceğiz. Bu büyük kültür ve turizm potansiyeline halkımız artık sahip çıkmalı, ölü toprağından kurtulmalıdır.
Vakıflar sadece bina yapmakla restore etmekle sınırlı değildir. Gelinlik kızların çeyizine, evlenmek isteyen erkeklerin çeyizine varıncaya kadar, göçmen kuşların, tabiatın korunmasına kadar aklınıza gelebilecek her türlü hizmet için hayırseverlerin kurduğu bir vakıf mutlaka vardır.”
Kervanın yürüyüşü sırasında ayrıca vatandaşlara bir yüzünde “Vakıf Duası”, diğer yüzünde “Vakıf Bedduası” bulunan broşürler dağıtıldı. Broşürlerde yer alan dua ve beddua şöyle:
VAKIF DUASI
" Her kimse ki;
Vakıflarımın bekasına özen ve gelirlerinin artırılmasına itina gösterirse, bağışlayıcı olan flllahu Teâlâ'nın huzurunda ameli güzel ve
makbul olup, mükâfatı sayılamayacak kadar çok olsun, dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin..."
(Kanuni-Sultan Süleyman Vakfiyesinden)
VAKIF BEDDUASI
"Allah'a ve ahiret gününe inanan, güzel ve temiz olan Hazreti Peygamberi tasdik eden, Sultan, Emir, Bakan, küçük veua büyük herhangi bir kimseye, bu ;vakh değiştirmek, bozmak, nakletmek, eksiltmek, başka bir hale getirmek, iptal etmek, işlemez hale getirmek, ihmal etmek ve tebdil etmek helal olmaz. Kim onun şartlarından herhangi bir şeyi veya kaidelerinden herhangi bir kaideyi bozuk bir yorum ve geçersiz bir yöntemle değiştirir, iptal eder ve değiştirilmesi için uğraşır, fesh edilmesine veya başka bir hale dönüştürülmesine kastederse, haramı üstlenmiş, günaha girmiş ve masiyetleri irtikap etmiş olur. Böylece günahkarlar alınlarından tutularak cezalandırıldıkları gün Rllah onların hesabını görsün. Mâlik onların isteklisi, zebaniler denetçisi ve cehennem nasibi olsun. Zira flllah'ın hesabı hızlıdır. Kim bunu işittikten sonra, onu değiştirirse onun günahı, değiştirenler üzerindedir. Kuşkusuz O, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez..."
(Sultan II. Beyazid'in 1 Şubat 1495 Tarihli Vakfiyesinden)