logo

04 Kasım 2017

Kadıkalesi’ndeki Bizans öncesi bulgular göz kamaştırıyor

2001 yılından beri kazı çalışması devam eden Kuşadası Kadıkalesi’ndeki Bizans öncesi bulgular göz kamaştırıyor. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Kadıkalesi Anaia Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Mercangöz başkanlığında Kuşadası Belediyesi tarafından “Bizans Öncesinde Kadıkalesi Höyüğü” başlıklı bir panel düzenlendi.
Kuşadası Belediyesi’nin katkılarıyla 2001 yılından bu yana Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Mercangöz başkanlığındaki bir ekip tarafından sürdürülen Kadıkalesi (Anaia) Antik Kenti kazıları ile ilgili olarak düzenlenen “Bizans Öncesinde Kadıkalesi Höyüğü” başlıklı panel Charisma De Luxe Hotel’de gerçekleşti. Panele Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Şerifoğlu, Kuşadası Belediye Meclis Üyesi Canan İnanç, İngiltere Oxford Üniversitesi Ashmolean Müzesi’nden Dr. Julian Baker, Rusya Hermitage Müzesi’nden Dr. Vera Guruleva, Yunanistan Girit Üniversitesi’nden Dr. Yıvannis Kokkinakis, Aydın Arkeloloji Müzesi Müdürü Yılmaz Akkan, STK Temsilcileri ile kazıda görev alan arkeologlar ve öğrenciler katıldı.
Panelin açılışında konuşan Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy “Bu bölgenin en büyük değeri, buradaki yaşanmışlıklara ve yerleşim yeri olma özelliğine sahip olmasıdır. Tarih boyunca insanların en çok ilgi gösterdiği, yerleşmek istediği bu bölge 120 kilometre çapında bir alana sahip. Türk insanı genelde Efes’i ve Meryem Ana’yı biliyor ama Didim Apollon’dan başlayıp, Denizli Leodikya’ya kadar olan alanda bizim bildiğimiz 30 yerleşim yeri var. Bunların 22’si gün ışığına çıkarıldı. Bunlardan önemli bir tanesi de denize en yakın olanı Kadıkalesi Anaia’dır. Burası sadece bir dönemi yansıtmıyor. Çeşitli dönemlerde çeşitli medeniyetler burayı bir şekilde geliştirmiş. Buradaki 30 yerleşimi biz hakkıyla gün ışığına çıkarır, restore eder ve korursak çok önemli bir değere sahip oluruz. Bugüne kadar Kadıkalesi Anaia’yı gün ışığına çıkaran, önemli çözümlemeler getiren başta Belediyemiz ve Kazı Kurulu Başkanı Hocamız Zeynep Mercangöz olmak üzere kazıya destek veren herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
2001 yılından bu yana devam eden Kadıkalesi çalışmalarında Batı Anadolu’nun en önemli arkeolojik alan değerlerinin ortaya çıktığını belirten Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Şerifoğlu, yapılan çalışmalar kapsamında kentin doğal ve kültürel değerlerinin ortaya çıkarılmasının turizm açısından da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Turizmin iyileştirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için Kuşadası Belediyesi’nin önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Şerifoğlu “Bu çalışmaların başında Güney Ege Kalkınma Ajansı desteği başlattığımız ‘Tarihi Kuşadası Limanı ve Kültürel Rotalar’ projesi geliyor. Bu proje ile birlikte 2 evin restorasyonunu yapıyoruz. Birini ‘Ege Mutfakları Evi’, diğerini de ‘Türk Kahvesi Evi’ olarak düzenliyoruz. Bu çerçevede ilçemizin kırsal alanında bulunan bütün tarihi ve doğal değerleri de içine alacak şekilde Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) ile birlikte rota çalışmaları yaptık. Bu da yılbaşına kadar bitmiş olacak. Bunun yanı sıra Yıldız Teknik Üniversitesi ile çalışma yürütüyoruz. Dağ Mahallesi dediğimiz bölgede tarihi binalarımız var. Onlardan 28 tanesinin projesini tamamlamak üzereyiz. Eğer bu projelerin çizimleri kurul tarafından da onaylanırsa o bölgedeki restorasyonları da tamamlamak istiyoruz. Kiraladığımız Kervansaray’ın müze yapılmasıyla ilgili çalışmalarımız var. Bunun sadece Kervansaray ile kalmaması, o bölgede bulunan 10 evin işlevlendirilerek bir kültürel rota oluşturulması için uğraşıyoruz. Bu çalışmaların hepsini hem sivil toplum kuruluşları, hem Sayın Kaymakamımızın büyük destekleriyle yapıyoruz” dedi.
Kuşadası Kadıkalesi (ANAIA) kazılarının arkeolojik verileri üzerine konuşan Kadıkalesi Anaia Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Mercangöz, Kadıkalesi Anaia’nın zengin bir tarihi varlığa sahip olduğunu belirterek Kadıkalesi’nin 6 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan tarihi bir geçmişi olduğunu ifade etti. Mercangöz konuşmasına şöyle devam etti; “Biz 2001’de kazıya başladığımız günden itibaren burayı gözlemlemeye başladık. Aramızdaki arkeologlar, uzmanlık alanlarındaki çeşitli buluntular ve ayrıntılarla ilgili çalışmaya başladılar. Burada bir höyük üzerindeki Bizans Kalesi’nden, Ortaçağ Kalesi’nden bahsediyoruz. Özellikle Ortaçağ çok zengin bir yere sahip. Bu anlamda belki sadece Ortaçağ için pek çok ayrı sempozyum yapmak mümkün.”
Prof. Dr. Ertuğ Önen’in ‘Kadıkalesi’nin Paleo-Coğrafyası’, Yrd. Doç. Dr. Aylin Karadaş’ın ‘Kadıkalesi’nin yakın ve uzak çerçevesinde Paleo-Coğrafya: Palinolojik Katkılar’, Prof. Dr. Eşref Abay, Arş. Gör. Gürkan Ergül ve Arş. Gör. Aslı Ünar’ın ‘Kadıkalesi’nden bazı Proto-Historik buluntular’, Doç. Dr. Yasemin Polat’ın ‘Kadıkalesi arkaik, klasik ve Helenistik dönem seramikleri’ ve Yrd. Doç. Dr. Özden Ürkmez’in ‘Arkeolojik verileri Tunç-Demir çağı geçişinde Kadıkalesi ve çevresi’ konulu sunumlarının ardından konuşmacılara Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Şerifoğlu ve Prof. Dr. Zeynep Mercangöz tarafından teşekkür belgesi verildi. (İHA)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Kuşadası’nda Cumhuriyet coşkusu

Share