[08-09-2010]
Milliyetçi Hareket Partisi Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, 6 Eylül'de parti binasında bir basın toplantısı düzenleyerek, Aydın Valiliği tarafından kesilen pankart cezasının mahkeme tarafından kanun dışı bulunarak iptal edildiğini açıkladı. Mahkemenin kararını basın mensuplarına gösteren Uzunırmak, isim vermeden ağır eleştirilerde ve suçlamalarda bulunduğu açıklamasında özetle şunları söyledi: “Maalesef uzun süreden beridir gündeme getirdiğimiz kamu gücünün, kamu kaynaklarının gaddarca, hunharca ve hukuksuz bir şekilde harcanması maalesef iktidar tarafından sürdürülmektedir. Bu, ülkemizdeki demokrasi ve hukukun üstünlüğünü yerleştirmek, geliştirmek anlayışından uzak bir uygulamadır. Bunun sonu birey ve ülke açısından endişe vericidir.
Aydın'ımız maalesef iktidarın bu uygulamalarından daha öteye hukuksuz uygulamalarla ve çok yanlış imajlarla belli bir süreden beri Türkiye gündemine gelmektedir. Aydın'ımın bu şekilde gündeme gelmesine bir Aydın milletvekili olarak üzülüyorum ve buna sebep olan arkadaşların bir an önce bu davranışlardan vazgeçmelerini, bu arkadaşların sorumlusu olan insanların da bu kişiler hakkında bir an önce tedbir almalarını diliyorum. Çünkü sahipleri bu işlerden sorumludur.
İş ehline verilmediğinde ve yetkin olmayan insanlarla devlet yönetilmeye, benden olan anlayışı içerisinde bir kadrolaşma sürdürüldüğünde, yetkin olmayan insanların şaşkınlık içerisinde yapacağı faaliyetler, o insanları atayan zihniyete de zarar verir halka da zarar verir.Bu Aydın'ın en birinci adamından başlamış ve bu en birinci adam, sahipleri tarafından atandıktan daha sonra, bu birinci adam kendi alt kadrolarında da aynı şekilde yetkin olmayan insanlarla, adeta yağdanlıklarla bu faaliyetlerini sürdürme gayreti içerisine girmiştir.
Hukuka uygun davranmak veya davranışını hukuğa sığdırmaya çalışmak; bu ikisi birbiriyle çelişen bir davranıştır.
Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuş. Suyun yukarısında olduğu halde kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” demektedir. Davranışlarına hukuk arayan kamu görevlileri maalesef suçüstü yakalanmışlardır.
Bugün elimizde Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/363 sayılı dosyayla ilgili karar metni vardır. Bu karar Aydın halkının ve Türk kamuoyunun yakından şahit olduğu, tanıdığı “Sen açıldıkça analarımız ağlıyor” pankartının indirilmesiyle ilgili Aydın Valiliği'nin Kabahatler Kanunu'na göre kestiği cezanın hukuka aykırı olduğunun mahkeme kararıyla tescilidir. Hukuk mücadelemiz sürmüştür, sürmeye de devam edecektir. Yaptıkları usulsüz uygulamalara hukuk aramaya çalışanların yüzüne çarpılmış bir tokattır bu mahkeme kararı. Çünkü o gece saat 02.30'da pankartın indirilme gerekçesini bulamayınca Kabahatler Kanunu'na göre ceza kesmişlerdir. Hukukçu Merkez İlçe Başkanımız, Kabahatler Kanunu'nun böyle bir cezayı içermediğini görevli emniyet müdür muavininin yüzüne kanunu okuyarak basın mensuplarının huzurunda uyarmasına rağmen, onlar bu hukuksuz eylemlerine devam etmişlerdir, hukuka uydurmaya çalışmışlardır. Bizim mahkemelere itirazlarımız neticesinde o günkü cezanın ve uygulamanın suç olduğunun mahkeme kararıyla tescili bugün bizlere intikal etmiştir.
Tabii ki bunun neticeleri olacaktır. Israrla bizim hukuksuz uygulama olduğu uyarılarımıza rağmen sözlü talimatları uygulayan kamu yöneticileri hakkında suç duyurumuz vardı. Bu hukuksuz uygulamaların talimatlarını veren ve bu talimatları yerine getiren bütün kamu görevlileriyle ilgili manevi tazminat, görevi kötüye kullanma davalarımız olacaktır. Bunun için de sözlü talimatları uygulayan kamu görevlileri hiç kusura bakmasınlar. Bu ülkenin hukuk devleti olduğunu bilsinler ve hukuk devletinde üstlerinden ancak yazılı talimatlarla hukuka uygun talimatları uygulayacaklarını, kendilerine hukuksuz talimat verenlere iletmeliler ve gereğini yapmalılar.
MHP'nin hukuksuz bir işlem yapmadığını, haksızlığa uğradığını, mağdur olduğunu tüm Türkiye ile paylaşmak istedim. Ayrıca işin ehli olmayan insanlarla çalışanlara da davalar açılacaktır. Çünkü valiliğin birtakım birimlerinde vekaleten, yetkin olmayan, emir kulu olabilecek insanlarla çalışma gayreti hızla devam etmektedir.
Geçmişte DSİ'de işçi statüsünde çalışan bir beyefendi İl Genel Meclisi'nde AKP'li başkanın danışmanı olarak atanmıştır. Bugün, daha önceden de herhalde Aydın Valisi yaptığı birtakım soruşturmaların mükafatı olarak, her ilde bir vukuatı olmasına rağmen ne hikmetse hep yükseltilerek görevlerine devam etmektedir. O DSİ'deki işçi arkadaşımız da İl Genel Meclisi'ndeki AKP'li başkanın danışmanlığından sonra bugün de Aydın Valiliği'nin basın bürosunda görevlendirilmiştir.
Bu arkadaşımızın 26.07.2010 tarihinde Aydın Özel Haber sitesinde yazdığı bir yazı var. Artık devlette yükselmek, devlette görev almak bu gibi faaliyetlerle, yağdanlık olmakla temin ediliyor. 'İşin ilginç tarafı, afişlerin kaldırılması aşamasında öğrendik ki meğer bu asılan afişler yasalar ve mülki amir hiçe sayılarak, hiçbir izin alınmadan asılmış. İşte burası olmadı' diyor bu beyefendi. Peki bu mahkeme kararını ne yapacağız şimdi? Bu beyefendi herhalde afiş asılırken valinin emir kulu olunması gerektiği kanaatini taşıyor ki, buna mükafaat olarak da bugün Vali Bey bu beyefendiyi mesai arkadaşı olarak tayin ediyor.
Yıllardır Basın bürosundaki insanların gece saat 2'lere 3'lere kadar nasıl sıkıştırıldıklarını, Vali Beyin 'Böyle bir ses kaydı çıkarsa basın bürosu kendine yer beğensin' dediğini biliyoruz, bunlardan haberimiz var. Bant da ortaya çıkınca kendisinin bantta değişiklik yapması da herhalde çare olmadı ki basın bürosunu dağıtıyor Sayın Vali.Devletin birçok kademesinde de aynı uygulamalar yapılıyor. Bu açıdan bir milletvekili olarak endişe duyuyorum. Aydın milletvekili olarak da Aydın'daki uygulamalardan endişe duyuyorum.
Ekmeğimizi çaldılar, demokrasimizi de çalıyorlar, hukuğu da adaleti de çalıyorlar. İnşallah yarınlarda demokrasi ve hukuk mücadelesi vermek zorunda kalmayız. İnşallah Türkiye'miz o günlere tekrar geri dönmez. Bulduğumuz statüyü daha iyiye taşımak için önümüzde imkanlar vardır. 12 Eylül 2010 bunun en yakın tarihidir. Bütün bu olayların dışında bu vesileyle ben çalınan ekmeğimizin çalınan demokrasi, hukuk ve adalet olmamasını temin etmek için hayır oyu vereceğimizi tekrar açıklamak istiyorum.”
(Mücadele Ajans)
