[ 06 Aralık 2012 Perşembe ]
YazdırYazdır Get a PDF version of this webpagePDF

Aydın'da görev yapan sağlık çalışanları, Dr. Melike Erdem'i intihara sürükleyen 184 SABİM İhbar Hattı'na tepki amacıyla önceki gün bir eylem düzenlediler.

ADÜ Tıp Fakültesi önünde gerçekleşen eyleme Aydın Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Aydın Şubesi ve Türk Sağlık-Sen Aydın Şubesi üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.

Eyleme katılan sağlık çalışanları adına burada bir basın açıklaması yapan Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Eralp Atay, açıklamasında şunları söyledi:

“ALO 184-SABİM/YETTİ ARTIK, ÇIK DEVREDEN”

“Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar? Hayatının ve mesleğinin baharında bir asistan hekim (Elinde, zanlının adresini gösterir gibi tuttuğu 'SABİM savunması'yla) niye “intihar” eder bu ülkede?
Sağlıkta “Dönüşüm” can almaya devam ediyor. İstanbul (Samatya) Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil tıp asistanı Dr. Melike Erdem 30 Kasım 2012 günü, Sağlık Bakanlığı’nın Alo 184 SABİM hattına yapılan bir şikayetle ilgili savunmasını verdikten sonra çalıştığı hastanenin altıncı katından atlayarak “intihar etti”.

O’nu tanıyanlar, birlikte çalıştığı arkadaşları anlatıyor; Sağlık Bakanlığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde maruz kaldığı baskılardan/mobbingden kaçıp kurtulmak için gelmiş... Adalet ve vicdan duygusuna sahip, alçak gönüllü, ön yargısız, maskesiz, yardımsever, ailesine düşkün, geleneksel değerlere bağlı, çalışkan, yaşam coşkusu ile dolu pırıl pırıl genç bir insan.

İhtisasının son yılında bile sayıları azalmayan ağır acil servis nöbetleri… Haksız yere maruz kalınan bir soruşturma daha… Koltukta kollarını iki yana salıp artık yorulduğunu, hastalara yetemediğini üzüntüyle söyleyen idealist bir hekim. Ve trajik bir son!

Ölüm adın kalleş olsun! Üzgünüz… Kızgınız… Öfkeliyiz… Genç meslektaşımızın ölümünden sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan; 'Bu elim olay üzerinden kamuoyuna yansıyan Melike Erdem’le ilgili SABİM’e şikayette bulunulduğu, şikayet neticesinde soruşturma açıldığı şeklindeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. … Ancak İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatan bir hasta ile ilgili 22 Kasım 2012 tarihinde bir başvuru olmuştur.' şeklindeki 'açıklama' öfkemizi daha da arttırıyor.

'Açıklama'daki;
'Sağlık camiamızı acıya sevk eden bu olayla ilgili idari ve adli soruşturmalar devam ederken, bir takım yorumlarla konuyu istismar anlamına gelecek yaklaşımlarda bulunmak etik ve vicdani değerlerle bağdaşmamaktadır.' ifadesini ise etikten ve vicdandan nasibini almamışların suçluluk telaşının delili olarak görüyoruz. Dr. Melike Erdem’in 'intihar'ın arifesinde savunma vermeye zorlandığı SABİM şikayetinin tarihi, sayısı ve içeriği belgeli olarak elimizdedir.

Her şey gayet açık: Acil serviste çalışan genç meslektaşımız, acille herhangi bir ilgisi olmadığı halde, hastanın özürlü olmasını da göz önünde bulundurarak kendisine yardımcı oluyor ve bu nedenle âdeta bir suç işlemiş gibi soruşturmaya uğruyor.

Ve aynı gün çalıştığı hastanenin altıncı katından aşağı atlayarak 'intihar' ediyor. Görgü tanıkları kendini boşluğa bıraktığında, SABİM’e verdiği 'savunma'yı, zanlının adresini gösterir gibi, elinde tuttuğunu belirtiyorlar. Suçluluğun telaşına kapılan yetkililer ise delilleri karatmaya, yok etmeye çalışıyorlar.

Sağlık Bakanlığı’nın, Dr. Melike Erdem’in ölümüyle ilgili delilleri karartmasına asla izin vermeyeceğiz. Hekimleri, sağlık çalışanlarını hastalara kırdıran 'Alo 184-SABİM Sağlıkçı Taciz Hattı'na karşı isyan ediyoruz! Bütün sağlık çalışanları olarak 'Alo 184-SABİM/Yetti Artık, Çık Devreden' diyoruz.

Talebimiz açık ve nettir: Alo 184-SABİM Hattı Derhal Kapatılmalıdır! Sağlığa Bakan’dan cevap bekliyoruz!”

(Mücadele Ajans)

[Bu sayfa 480 kez görüntülendi.]