logo

04 Ekim 2016

PATLAMAYA İLK TEPKİ: “AYDIN’IMIZI GÖZDEN ÇIKARMAYIN, KORUYUN”

Geçtiğimiz hafta Germencik İlçesi Ömerbeyli’de Jeotermal Santralleri’nde meydana gelen patlama nedeni ile Aydın Ziraat Mühendisleri Odası ve Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP) ortak bir basın toplantısı düzenleyerek yetkilileri jeotermal santrallerinin yarattığı tehlikelere karşı göreve çağırdılar.
Aydın Ziraat Mühendisleri Odası Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya; Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış, AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, AYÇEP 2. Başkanı ve eski Tabipler Odası Başkanı Metin Aydın, yönetim kurulu üyeleri katıldılar.
Toplantıda ilk olarak Aydın Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış; “Aydın ilimizin hemen hemen yüzde 87’lik alanını kaplayan bu enerji birimleri maalesef çevreye olduğundan daha fazla zarar vermeye başladı.” dedi.
Barış, özetle şunları söyledi:
“Cumartesi sabah 7.30’da Germencik Jeotermal işletmelerinin kurmuş olduğu santrallerde bir patlama oldu. Dolayısıyla bu patlama sonucunda hem çevreye, hem de oradaki özellikle insanların psikolojik yapılarına bir takım etkileri olan bir olay gerçekleşti.
Bizler daha önceden bunun hangi noktaya gelebileceğini söylemiştik. Bunların tabii ki yararlı yönleri olabilir, bir enerji üretiliyorlar ama her üretim yapan sistem veya kuruluş çevreye muhakkak bir zarar veriyor. Aydın ilimizin hemen hemen yüzde 87’lik alanını kaplayan bu enerji birimleri maalesef çevreye olduğundan daha fazla zarar vermeye başladı. Bunun en güzel örneği Hıdırbeyli’de evin çatısından, yollardan geçen iletim boruları, isale hattı boruları, yine aynı şekilde Yılmazköy’de Buharkent’te evlerin içerisinde, mahallelerde çevrelerde bir sürü göze hoş görünmeyen fiziki görüntüleri bozuk bir takım yapılanmalar oldu.
Biz dedik ki,  ‘Bunlar hem tarımımıza büyük zarar veriyor hem de çevreye, insanlara büyük zarar veriyor.’ Bize itiraz ettiler, ‘Biz kimseye zarar vermiyoruz, bizim yaptığımız iş tekniğe uygun, yaptığımız iş kesinlikle insanlara zarar vermiyor, çevreye de zarar vermiyor’ dediler.
Bizler bunun iddiasındaydık ama bu şirketin yetkilileri kesinlikle bir zarar vermeyeceğini vurguladılar.
Yine vurguluyorum biz en başta bunlar ‘Biz tarıma kesinlikle zarar vermiyoruz’ dediler ama şunu hep atladılar; şu kurulan tesislerin hepsi tarım alanlarındadır. Bir tanesi tarım dışı alana yerleşmedi veya yapılmadı, bunlar hektarlarca alanlar.
Bizler yetkilileri yine göreve çağırıyoruz, diyoruz ki Aydın bir tarım ili, Aydın’ımızı gözden çıkarmayın, tarımımızı koruyun, topraklarımızı koruyun.”
 AYÇEP BAŞKANI VERGİLİ: “Aydın Esnaf Odalarına sesleniyoruz. Esnaf Odası Uyuyor mu?”
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim Barış’ın ardından söz alan AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili ise; yetkililerin toplumun sesine kulak vermesini istediklerini ifade etti ve şunları söyledi;
“2007 yılında çıkan Jeotermal Yasası tamamen bölgenin yüzde 87’sini jeotermaller için imtiyaz hakkı vermiş. Herkesi uyutmuşlar, ancak 2-3 yıldır bizim dernek olarak Ziraat Mühendisleri Odası gibi duyarlı odalar sayesinde bu konu gündeme getirildi ve gördük ki bütün kurulan jeotermal işletmeleri tamamen birinci sınıf tarım topraklarına yapılmış ve yerleşim yerleri içinde yapılmış. İmamköy’ün Sağlık Ocağı’nda yapılmış, bütün bölgede ne kadar güzel yaşam alanları varsa oraları mahvetmeye yönelik yapılanlamalar olmuş, tamamen çevresel anlamda insanları yerinden yurdundan eden bir oluşum haline gelmiştir. İnsanlar nefes alamamış, insanlar yaşayamamış, bütün kuş, kurt, böcek etkilenmeye başlamış.
En önemli şey yaşamak hakkı, bu şirketler öncelikle bizim birinci elden yaşam hakkımızı elimizden alıyorlar. Onun dışında yediğimiz, içtiğimiz ürettiğimiz ürünlerimizi elimizden alıyorlar. Bugünde yaşanan, şu anda dediğimiz gibi yaşanan patlama, bu patlamalar olduğunda eğer yakınında evler var ise kesinlikle yok eden bir şey. Dakikasında insanı öldüren bir şey.
Bunları biz biliyoruz, yetkililer de biliyor ama biz diyoruz ki yetkililere, yol yakınken topu kimsenin üstüne atmasınlar denetlesinler.
Biz bu kuyuların yarattığı tehlikeleri göz önüne alarak buradan aynı şekilde Yatırım Koordinasyon Daire Başkanlığı’na, Tarım İl Müdürlüklerine, özellikle Aydın Esnaf Odaları’na sesleniyoruz. Esnaf odası uyuyor, buradan herkese çağrı yapıyoruz. Ne duruyorsunuz bir çıkarınız mı var sanki, ne bekliyorsunuz? Çoğu oda ve dernek uyuyor. Bir tane Aydın var başka Aydın yok. Coğrafyamızın yok olmasını istemiyoruz.
Yaşanan bu patlamalar gösteriyor ki, bizi büyük bir tehlike bekliyor. Bunlar Avrupa’nın demode olmuş teknolojilerini kullanıyorlar, daha öncede anlatıldığı gibi bu bir temiz enerji kaynağı değil, bu haliyle üretilirse temiz enerji kaynağı değildir. Son teknoloji var, 5 bin metreden hiçbir akışkan olmadan yapıyorlarmış, yapsınlar onu, havayı doğayı kirletmesinler, bu teknolojileri kullansınlar biz de bir şey demeyelim.
Yetkililerin  bu toplumun sesine kulak vermesini istiyoruz.”
AYÇEP 2. BAŞKANI: “Aydın saatli bomba olarak patlamaya hazır”
Toplantıda son olarak söz alan AYÇEP 2. Başkanı ve eski Tabip Odası Başkanı Dr. Metin Aydın ise; Aydın’ın bir tane daha jeotermal santraline ihtiyacının olmadığını, artık doyduğunu ve böyle giderse Aydın’da ani ölümlerin meydana gelebileceğini kaydetti.
“O jeotermal tesiste meydana gelen patlama, Aydın’da ilk olan bir patlama değil, daha önce pek çok defalar Aydın’da jeotermal tesislerinde patlamalar oldu.
Maalesef bunlar son patlamalar olmayacak, çünkü bu jeotermal santraller kurulurken denetimsiz kuruluyor, çalışırken denetimsiz çalışıyor, kimse ne denetliyor ne kontrol ediyor. Jeotermal santrallerindeki patlamaların en büyük sebeplerinden biri bu.
Bizim isyanımız bu jeotermal santrallerin birinci derece tarım alanlarına yapılması, incir ve zeytin bahçelerine yapılıyor. Buralara yapılamaz, eğer orada bir patlama olduğu zaman bu toprakların tarım dışı kalma olasılığı söz konusu. Çünkü buradan çıkan akışkanların toprakta yaratmış olduğu kirliliği yüzlerce yıl sonra ancak temizleyebilirsiniz. O nedenle birinci sınıf arazilerde yapılmaması lazım.
Ondan daha da kötüsü, bu jeotermal santrallerinin kuyuları yerleşim yerlerinde yapılıyor. Yılmazköy’de Sağlık Ocağı’nın bahçesinde jeotermal santral kuyusunu çakma faaliyeti var. Mahkeme kararları olmasına rağmen bu kadar fütursuzca yaklaşılarak kuyu çakma faaliyeti yapılıyor. Yaşam alanlarının içinde yapılmasına bizim isyanımız.
Jeotermal santrallerin akışkanları 150 dereceyle 250 dereceye kadar sıcak sular, bu sıcak sulara bağlı ani ölümlerine neden olabilir, biz yıllardır bağırıyoruz, ‘Olmaması gerekir’ diyoruz, petrol istasyonunun olduğu bölgelerde bile yapılıyor bu santraller.
Aydın bildiğiniz gibi deprem bölgesi. Şu günlerde de sık sık bu küçük sarsıntıları yaşıyoruz. Yakın zamanda Aydın’da böyle bir deprem olması söz konusu, bu kadar deprem olasılığı olan bir bölgede bu kadar jeotermal santralleri verirseniz olmaz, bunların sonuçlarını düşünmek bile mümkün değil.
Bunlara izin veren insanlar görmüyor mu bilmiyorlar mı? TBMM Araştırma Komisyonu’na dilekçe verdik, niye gerçeklerden kaçıyorlar, bunların tarıma, doğaya, insana yapmış oldukları zararlar araştırılsın.
Aydın buna izin verenlerin, susanların, görmezden gelenlerin gayreti ile bitme noktasında. Aydın’da ölümler Türkiye ortalamasında çok daha fazla.
Aydın’ın bir tane daha jeotermal santraline, kuyuya ihtiyacı yok, kalmadı doydu bitti. Bunların her an patlaması söz konusu, Aydın saatli bomba olarak patlamaya hazır.”
“YAKINDA TOPLU ZEHİRLENMELER OLABİLİR”
“Lütfen bunlara artık daha fazla izin vermesinler, Aydın bitiyor yok oluyor ve patlıyor. Aydın’da çok daha yakın zamanda toplu zehirlenmeler olacak su kirliliğine bağlı, hava kirliliğine bağlı, bizim isyanımız buna. Bu işin siyaseti yok. Aydın yaşam savaşı veriyor, Aydın’ı bitirmesinler, herkesi göreve davet ediyoruz.”
(KUDRET CAN)

Share