logo

29 Haziran 2013

Levent Kırca Zafer Meydanı’nda Dedi ki: “Erdoğan Panik İçinde Çırpınıyor. Türk Polisi de Bizim Evladımız, Ama…”

Kırca'nın Konuşmasından Satır Başları:

  • “Polisin İçinde Arapça, İngilizce Komut Alan Bir Çete Var!”
  • “Tayyip Erdoğan ve Hükümeti, Panik İçinde Çırpınıyor”
  • “Camide İçki, Seks Yalan be Yalan!”
  • “Müslümanı Müslümana Düşürdü, Yazıklar Olsun!”
  • “Hedef Gösterdiği Mehmet Ali Alabora, Besmelesiz Sahneye Çıkmayan Bir Gençtir”
  • “Bismillahirrahmanirrahim deyip mücadele edeceğiz”
  • “Mustafa Kemal'in Gerçek Askerleri Suçsuz Yere Zindanlarda…”
  • “Erdoğan Asılacak Demedim. Asılarak Kahraman Olmasını İstemem, Yaşamalı…”

25 Haziran 2013 Salı akşamı Aydın Açıkhava Tiyatrosu'nda “İçeridekiler” oyunu ile binlerce Aydınlının karşısında sahne alan ünlü sanatçı Levent Kırca, oyundan sonra da Zafer Meydanı'nda bir konuşma yaptı.

Kırca, Zafer Meydanı'nda başlayan yürüyüş öncesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Ben kalp hastasıyım ve ilerlemiş yaşıma rağmen, Cumhuriyet denilince en önde yürüyorum. Çünkü ben yatağımda ölmek istemiyorum. Ben devrim mücadelesinin içinde ölmek istiyorum. Bunlar AKP hükümeti başta Tayyip Erdoğan olmak üzere hepimizi bir şekilde tehdit ediyorlar. Ülkemizi parçaladılar, bizi birbirimize düşürüyorlar.

Dostlar, bu ülke bütün vatandaşlarıyla beraber bir bütündür. Kürdü, Türk'ü, Alevisi, Sünnisi, başı örtülüsü, açığı, herkes birdir. Biz Müslüman değil miyiz? Elhamdülillah Müslümanız. Biz Müslümanlığımızı bunlardan mı öğreneceğiz?

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu. Böyle bir cumhuriyeti hepimize armağan etti. Cumhuriyet kucağımıza hazırlop düştü. Bize bundan sonra cumhuriyeti korumak, T.C.'mizi yaşatmak, bayrağımıza sahip çıkmak düşer. Bizim böylesine kutsal, böylesine güzel bir bayrağımız varken, ne demek Osmanlı'nın 3 hilâlli bayrağını balkona asmak? Biz Osmanlı'yı yıkmışız. Yeniden Osmanlı istemiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni istiyoruz. Biz Atatürk'ü, laik cumhuriyeti istiyoruz.

Şimdi çıkmış oraya, cumhuriyetin kurallarıyla yasal olarak seçilmiş bir başbakan, günlerdir diline dolamış diyor ki; 'İstanbul'daki camiye ayakkabılarıyla girdiler, camide tecavüz vakası yarattılar camide içki içtiler…' Yahu yalan be yalan!

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hangimiz, hangi gencimiz bugün camiye saygısızlık etmiştir? Mümkün değil böyle Bir şey. Bunu uyduruyor.

Ama ne oldu? Türk halkı, Türk gençliği, TGB bunların oyunlarını bozdu. Gereğinden önce Türk halkının harekete geçtiğini gören Tayyip Erdoğan ve hükümeti, panik içinde çırpınıyor. Yalanlara başvuruyor. Çünkü artık gidecek yerleri kalmadı, AKP hükümeti yıkıldı yıkılacak. Bu kadar açık söylüyorum. Korku dağları sardı arkadaşlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  ÜNVEREN: "SARI BİNA EFELER'İNDİR"

Biz bu hareketlerimizi gayet barışçıl bir şekilde başlattık Gezi Parkı'nda. Elimizde bir tek sopa, bir tek taş, herhangi Bir şey olmadı. Sadece gönlümüzle, güleryüzümüzle, esprilerimizle bunların karşısına dikildik. Ama bunlar bize asitli su sıktılar, panzerleriyle üstümüze geldiler.

Yahu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının üstüne, Müslümanların üstüne 'Allah Allah' nidalarıyla gelmek ne büyük bir zulümdür? Ne büyük bir faşistliktir? AKP hükümeti utanmalıdır, Müslüman'ı Müslüman'a düşürdü. Yazıklar olsun. Türk polisini üstümüze saldı.

Biliniz ki, Türk polisi de bizim kardeşlerimiz, bizim evlatlarımız. Onlar da infial içindeler ve üzgünler. Fenalık geçiriyorlar, ağlama krizlerine giriyorlar, intihar ediyorlar. Biz bu kardeşlerimizin de yaşamasını istiyoruz.

İnanın ki onların içinde çeteler var. Arapça konuşan, İngilizce konuşan örgütler var. Komutlarını İngilizce, Arapça alıyorlar. Hiçbir Müslüman, bir başka Müslüman'a böylesine baskı yapamaz. Lanetliyorum bu insanları.

Artık Başbakan'ın yalanları ayyuka çıktı. Bütün dünya Başbakan'ı eleştiriyor. Bütün başkanlar, başbakanlar eleştiriyor. Aklını başına al böyle bir zulüm olmaz diyorlar. Onlara da kafa tutuyor. Yahu bu nasıl bir başbakan?

Ben diyorum ki, ne yapacaksak demokrasiyle yapacağız. Eğer gençler bize bu yolu gösteriyorsa, bu gençler, binlerce milyonlarca insan karanfillerle gittiler Taksim meydanında yer aldılar. Gene onların üstüne panzerlerle gittiler. Onları tahrik etmek istiyorlar. Birisi taş atsın, birisi kötü bir harekette bulunsun istiyorlar. Bulunmayacağız. Biz bu davayı ellerimizde karanfillerimizle, ellerimizde çiçeklerimizle kazanacağız. Bismillahirrahmanirrahim deyip mücadele edeceğiz ve bu davayı kazanacağız.

Arkadaşlar burada önemle altını çizmek istediğim bir husus daha var. Mustafa Kemal'in gerçek askerleri bugün zindanlarda bu adamlar yüzünden suçsuz yere sırf Atatürkçü ve cumhuriyetçi oldukları için süründürülüyorlar.

Bunlar çok önceden planlanmış oyunlardı. Bugün işte bu hareketleri yapmak için, Türk subaylarını Mustafa Kemal'in askerlerini ayaklarının altından çekmek için yaptılar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu davayı çoktan kazandık, sonuna kadar da sürdüreceğiz. Korkmuyoruz, inanarak devam edeceğiz mücadelemize.

Bugün ne kadar acıklı ki, Türkiye'de bu mücadelenin içinde olan şerefli ve onurlu 3-5 sanatçıyı geçmeyen insanlarız. Bunlardan biri de Mehmet Ali Alabora. Babası da annesi de arkadaşım. Bir Müslüman ailenin çocuğudur. Kendisi de Bismillah demeden sahneye çıkmaz. Böyle bir delikanlıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  CHP’ye Karşı AP'ni Kuran Eski Başkan CHP’ye Katıldı

Ancak, ne demiş Mehmet Ali? 'Sen oradaki mücadeleyi 2 ağaç için veriliyor mu zannediyorsun?' diyor. Bu bir cumhuriyet mücadelesidir diyor. Ulan gencecik Mehmet Ali'den mi korkuyorsunuz? Utanın be utanın!

Başbakan bu çocuğu, bu genç kardeşimizi hedef gösteriyor. Bakınız ben başından beri bu olayların içindeyim. Ben bunun sonunu da göreceğim. Cumhuriyetin kazandığını da göreceğim. Ben görmezsem çocuklarım görecek. Siz göreceksiniz. Eğer bu uğurda ölmem gerekiyorsa öleceğim, hiç şüpheniz olmasın.

Benim dediğim şuydu; kendilerini Adnan Menderes'e çok benzetiyorlar dedim. Adnan Menderes Türkiye'de düşmüş bir hükümet, bunlar da iktidardan düşecekler dedim. Ama biz idam cezalarına karşıyız dedim. Nasıl Deniz Gezmiş'in asılmasına karşı isem, Adnan Menderes'in asılmaması için de meydanlarda yürüdüm. Eğer bugün Türkiye'de idam cezaları yoksa, bunun mücadelesini vermiş sanatçılardan bir tanesiyim. Şimdi beni, Tayyip Erdoğan'ın akibetini Adnan Menderes'in asılmasıyla bağlamaya çalışıyorlar. Halbuki ben o konuşmamda bunu da söylemiştim. Ben Tayyip Erdoğan'ın asılmasına bilakis karşıyım. Yarın O'nu asılırken görsem ipten alırım. Çünkü O'nun asılarak kahraman olmasını istemem. Cezasını yaşayarak çekecek. Demokratik yollardan çekecek.

Beni istedikleri kadar tehdit etsinler. Zerre kadar korkum yok. Ben bu hükümetten korkmuyorum. Onlar kendi gölgelerinden korkuyorlar. Yıkılmaktan korkuyorlar, yıkılacaklar.

Bu ülkeyi böldürmeyeceğiz. Bayrağımızı değiştiremeyecekler. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Hepiniz Cumhuriyet'le kalın, Atatürk'le kalın, mücadeleniz daim olsun.”

(Güçlü ÇEZİK)





Share