logo

03 Mart 2007

EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASINDAN KAMUOYUNA AÇIKLAMA!

Aydın Eğitim-İŞ Şube Bakanı Remzi Çomakçı 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat kanunu ile ilglii basın açıklaması yaptı.
Çokamakçı yaptığı açıklamasında; “3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğ retim Birliği Yasası) eğitimin ulusallaş masını, çağ daşlaşmasını, laik ve demokra tik bir yapıya kavuşmasını sağlayan en önemli devrim yasalarından biridir.” dedi ve özetle şunları söyledi;
“Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çıkarılma sıyla, farklı kurumlar tarafından beslenen ve yönetilen, çağının gereklerini taşımayan eğitim kurumlarının varlığına son verilmiş, her türlü yönetim ve denetim Mili Eğitim Bakanlığı’na verilerek öğretim birliği sağlanmıştır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu çağdaş, laik Tür kiye’nin kültür ve eğitim hayatında en önemli kazanımı sağlayan bir süreçtir. Bu süreçte çocuklarımızın ve gençlerimizin çağdaş ku rumlarda, karma eğitimle ideallerini genişletip aralarında ulus bilinci oluşturularak laik, demokratik, akılcı, bilimsel değerler taşıyacak bir yapının oluşturulması sağlanmıştır. Böy lece ulus devletin de temelleri atılmış ve yasa, önemi gereği anayasa tarafından da koruma altına alınmıştır.
Ancak 1950’li yıllardan sonra, ülkeyi yönet en iktidarlar çağdışı bir anlayışla Öğretim Birliği Yasası’nı delerek başlangıcındaki hedef ve ruhundan uzaklaştırma girişimlerinde bu lunmuşlar, bunda da oldukça başarılı ol muşlardır.
AKP iktidarıyla birlikte, eğitimde “özel leştirme” ve “dinselleştirme” hareketleri arta rak devam etme ktedir. Bunun sonucunda Türk Eğitim Sistemi, geleceğimizin güvencesi ço cuklarımızı yetiştirmede oldukça yetersiz, teslimiyetçi, akıldışı, bilimsellikten ve çağdaşlıktan uzak, ulusal nitelikten yoksun, rejimle kavgalı, Atatürk düşmanı bir kuşak yetiştirme projesine dönüştürülmüştür.Bugün ülkemizde, inançlı yoksul halkımızın çocuk larını şeriatçı bir anlayışta yetiştiren binlerce vakıf, öğrenci yurdu, özel dershane, pansiyon, ev, radyo- televizyon, yerel gazete, dergi ve yayınevi bulunmaktadır. Kısaca denetim dışı faaliyet gösteren birçok kurum cumhuriyet düşmanı, gerici kuşaklar yetiştirmektedir.
AB ve ABD emperyalizminin güdümündeki ayrılıkçı anlayışın desteklediği, ülkemizde bazı kitle örgütü kurum ve kuruluşların da savun duğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim öğretim birliğini bozup ulus devlet modelini yıkmaya çalışanlar, böylece Ortadoğu, Kafkasya, Balkan lar’da yaşanan etnik, mezhep çatışmalarının bir benzerinin ülkemizde de yaşanması için zemin hazırlamaktadırlar.
EĞİTİM-İŞ olarak; bu gerçekler dahilinde dinlenmemek üzere çıktığımız bu yolda, Ata türk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetin kaza nımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, demokratik, ulusalcı, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz, bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.”
(Mücadele)

Share