logo

24 Eylül 2007

Dil Devrimi’nin 75. ve Dil Derneği’nin 20. yılı kutlamalarına Kuşadası’nda devam edildi

Dil Devriminin 75. ve Dil Derneği’nin kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla yapılan etkinliğin Kuşadası bölümü Kütüphane Salonu’nda yapıldı.
Törende ‘Dil Devriminin 75. Yılı” adlı söyleşi yapıldı.Söyleşiye konuşmacı olarak Ahmet Zeki Muslu, Abdullah Bolulu ve Yunus Bekir Yurdakul katıldı. İlk konuşmacı olan A. Zeki Muslu; “dildeki kirlenme” üzerine görüşlerini belirtti.”Tarihsel süreç içinde dilimizin kirlenmesinin üç ana nedeni vardır. Birinci olarak Türklerin İslam’ı kabul etmesi ile bu yaşanmıştır. Arapçanın din dili olarak dilimize nüfuz etmesi ile, Türkçüye Arapça-Farsça sözcükler girmiş ve Türkçe asıl kimliğinden uzaklaştırılmıştır. İkinci olarak uygarlığın getirdiği gelişim dili kirletmektedir. Saray dili olarak Arapça ve Farsçının etkin kullanımı, üç kıtadaki Osmanlı’nın kendi dilini kullanamaması.Üçüncü olarak bu gelişmelerin yapay bir dil oluşturması ile dilimiz kirlenmiştir” dedi.
Daha sonra konuşan Abdullah Bolulu; “Dil anayurdumuzdur. Dil, varlığımızın evidir. Düşüncenin kirlenmesi ile birlikte dil de kirlenmektedir. Tarihin akışı içinde bu sık sık görülmüştür. İslam’ın etkisi ile Arapça kutsal dil olarak kullanıldı ve Farsça da yazım dili olarak topraklarımızda egemen oldu. Ama halkımız ve ozanlarımız hep Türkçe kullandı Anadolu topraklarında. Cumhuriyet’in başlangıcında, dilimizdeki Türkçe sözcük oranı yüzde 30 idi. 1980’le gelindiğinde bu oran yüzde 70-90’lara çıktı. Günümüzde küreselleşme dilimize de saldırmayı sürdürüyor. Üretenler, dile de hakim olurlar. Dünya yüzünde üretilen malların adları üretenlerden geliyor. Biz üretemediğimiz için de o dilin sözcüklerini kullanmak zorunda kalıyoruz” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  ERTUĞRUL'UN ULUSAL KANAL'DAKİ 10 KASIM PROGRAMI DEĞİŞTİ

(İHA)

Share