logo

18 Temmuz 2013

Cumhuriyet Kadınları Derneği Aydın Şubesi: “Altı Fidanımızı Yitirdik…Ve Çeliğe Su Verildi!”

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Aydın Şubesi'nde başkanlık görevini Selma Egesoy'dan devralan Saniye Duman, Gezi Parkı eylemlerinde ölen vatandaşlar nedeniyle duydukları acı ve üzüntüyü bir basın açıklaması ile dile getirdi.

Saniye Duman, Şube yönetimi adına yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Yurttaşların özel yaşamlarına dek müdahale eden AKP iktidarının baskılarına karşı bir başkaldırı olan Gezi Direnişi, bir acıyla daha kavruldu. Halkın istemlerine kulak vermek ve politikalarını salt kendisine oy verenlere değil, tüm yurttaşlara göre biçimlemekle görevli olan iktidar sahipleri, gazın, suyun yanına ekledikleri copları, palaları, kurşunları ve kaba kuvvet kullanıcıları ile 19 yaşındaki bir fidanı daha yaşam bahçesinden söküp aldılar. Etem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mustafa Sarı, Medeni Yıldırım, Mehmet Ayvalıtaş ve son olarak da Ali İsmail Korkmaz eklendi Gezi şehitleri arasına. Onlar, Taksim Gezi Parkı’nda yeniden yaşamaya başlamak üzere aramızdan ayrıldılar.

Genel Merkez üyelerimizle Şehit annelerine yaptığımız ziyaretlerde tüm analar, “Ciğerimiz yanıyor!” diye acılarını dillendiriyorlardı. Bu yangın, bugüne dek siyasi cinayetlere ve katliamlara kurban edilmiş nice insanımızın annelerinin ve yakınlarının da yüreklerindedir. Esas olarak yanan tüm Türkiye’dir.

Gezi’de ayağa kalkan gençlik, iktidarın, giderek yaşamın her alanına tırmandırdığı antidemokratik uygulamalara boyun eğmeyeceğini haykırdı. Bu direniş, bugüne dek alışık olunmadığı biçimde silahlarını; mizahtan, karanfilden, öz bedeninden seçti. Etnik köken, din, dil, düşünce ayırımı gözetmeden insanca yaşamak için birlik oldu. Haksızlığa ve hukuksuzluğa, şiddete başvurmadan karşı konulabileceğini hepimize öğretti. Direndi, kazandı. Bize unutulmuş pek çok şeyi yeniden anımsattı. Şimdi de Yeryüzü Sofralarında ekmeğini paylaşıyor.

Şiddeti seçen ve gencecik insanları ölüme yollayanlar hala tahtlarını koruyor gibi görünseler de çok şey kaybettiler. “Milli İrade” mitingleri, aslında “iradesizlik” eylemleridir. Milli irade, sandıktan çıkan değil, sokaktan yükselendir. Gezi, tüm yurt sokaklarının sesi olmuş ve çocuklarımız, onların Tomalarından sıktıkları su ile çiçek üretip, gaz kapsüllerinden oluşan saksılara dikerek gülen yüzleriyle 2013’e tarih düşürmüştür. Tarih, ezenlerin ve ezilenlerin, haksızların ve haklıların sesini, sözünü hep aklında tutmuştur.

Kaybettiklerimiz, bu dünya tarihinde yerini şimdiden almış olan halk hareketinin, en değerli andaçları olarak ve bu harekete emek vermiş tüm gençlerin adı olarak tarihin

içinde hep duracaklar. Sevgili analar, onları güzel bedenlerinizde çoğaltıp halka armağan ettiniz. Başka anaların yüreği yanmasın diye…Bu ne güzel bir onurdur…

Biz kadınlar, onları biz doğurmuşuz gibi ciğerimiz yanarak, hem de bizim oğullarımız gibi onlardan onur duyarak saygı ile ellerinizden öpüyoruz…”

(Güçlü ÇEZİK)

Share