logo

18 Haziran 2013

ADD Aydın Şubesi, Malgaç Baskını’nın 94. Yılında Yörük Ali’yi Andı

ADD Aydın Şubesi, Malgaç Baskını'nın 94. yıldönümü dolayısıyla 15 Haziran 2013 Cumartesi günü dernek binasında bir basın açıklaması yaptı. ADD Aydın Şube Başkanı Günver Güneş yönetim kurulu üyeleri, Ziraat Mühendisleri Odası Aydın Şube Başkanı M. Nedim Barış, ADD Genel Merkez Gençlik Kolları Eski Başkanı Hüseyin Çetin ve dernek üyelerinin katıldığı basın açıklaması, ADD Yönetim kurulu üyelerinden Vedat Köseoğlu tarafından yapıldı.

ADD Aydın Şubesi Başkanı Günver Güneş, açıklama öncesinde, Türkiye'de son günlerde yaşanan gelişmelere vurgu yaparak, "TÜRKİYENİN BUGÜN HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA KUVA-YI MİLLİYE'YE İHTİYAÇ DUYDUĞUNU" belirtti.

Şube yönetimi adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“XX. yüzyılın ilk yarısında Türk milleti verdiği mücadele ile işgalci devletleri ülkesinden kovduğu gibi, Mustafa Kemal’in önderliğinde, yeni bir toplum olma yolunda ileri ve önemli adımlar atmıştır. Bunun birinci safhası silahlı bir Milli mücadele’dir ki bu mücadele bütün imkansızlıklara rağmen büyük bir gayret ve fedakarlıkla yürütülerek başarıya ulaştırılmıştır. Milli Mücadele bir çok özelliği ile tarihsel bir değer taşımaktadır. Bu savaş dünyada ilk kez silahları elinde alınmış, orduları dağıtılmış, ülke toprakları işgal edilmiş ve her şeyden önemlisi insan kaynaklarını büyük ölçüde yitirmiş yoksul bir ulusun ölüm kalım savaşıdır.  Bu ölüm kalım savaşının en önemli kısmını Kuva-yı milliye’nin direnişi oluşturur.  İzmir’den, Ayvalıktan, Ödemişten, Aydın’dan ve ülkenin her yerinden yükselen çoban ateşleri emperyalist işgalcilere ve onların işbirlikçilerine karşı direnmişlerdir. Efe ve zeybeklerin eylemleri, direnişi bir an önce Ankara’ya ulaşmaya çalışan Yunanlıları bir yıl boyunca Aydın’da adeta esir etmiştir. Kuva-yı Milliye direnişinin en önemli eylemlerinden biri Aydın’da başında Yörük Ali Efe’nin bulunduğu yerel milis güçleri tarafından 16 Haziran 1919 tarihinde gerçekleştirilen Malgaç Baskınıdır.

Malgaç Baskınının Milli mücadele tarihi açısından önemli bir yere sahip olmasının nedeni işgal kuvvetleri üzerine yapılan ilk örgütlü çete eylemi oluşu, işgal kuvvetlerinden bir birliğin ilk kez baskın yapılarak imha edilmesi hareketi olmasıdır. Baskın, Yunan ordusunun ilerleyişi karşısında içine kapanmış, moral değerlerini yitirmiş Türk halkında büyük heyecan yaratmış, Yunan askeri gücünün mağlup edilebileceği düşüncesi yeni eylemlerin de alt yapısını hazırlamıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Efeler Belediyesinden Aşure Hayrı

16 Haziran direnişine imza atanlar gelecek nesillere, bağımsız, başı dik, onurlu ve özgür bir ülke bırakmak için gözlerini kırpmadan, canlarını bu vatan için verdiler.  İşgalcilerin onların işbirlikçilerinin önünde diz çökmediler.

Bizim görevimiz onların yaktığı meşaleyi söndürmemek olmalıdır.  Aydın ve Aydınlı, Malgaç Baskını’nı ve Milli Mücadele sırasında atalarının yaptığı fedakarlıkları asla unutmamalıdır. Bu gün M. Kemal Atatürk’ü, Aydın’ın şanlı direnişini küçümseyenler, görmezden gelenler varlıklarını borçlu oldukları  94 yıl önce yokluklar içinde gerçekleştirilen tarihin kaydettiği bu onurlu mücadelesini hatırlamak mecburiyetindedirler. Hainler istedi diye kahramanlar unutulmayacaktır.  Vatan ve millet, din ve devlet düşmanlarını kutsamak gibi bir züppelik, züppelikten de öte bir ihanet son zamanlarda oldukça moda. Gönlündeki sevdada, beynindeki ideolojide ve damarındaki cevheri asli de bu büyük millete yabancılık ve düşmanlık ta  bulunanlar ve onların yanında ve emrinde yer alanlar buldukları her fırsatta bu milletin kahramanlarına hakaret ederken vatan hainlerine mazlum ve mağdur gömleği giydirerek halkın önüne çıkartmaya çalışıyorlar. Milli mücadele’yi, Kuva-yı milliye Hareketini yok sayma aymazlığındalar. Kahramanlar akıllarınca değersizleştirilirken hainler aklanıyor ve hatta kutsanıyorlar.

Aradan 94 yıl geçti. Şimdi aklıselim bir şekilde şu soruyu sormalıyız. Kuva-yı Milliyeyi biz niye oluşturduk, Milli mücadele’yi neden yaptık.  Cumhuriyeti Neden Kurduk.  Yörük Ali Efe ve arkadaşları bağımsızlık ve özgürlükleri için hayatlarını hiçe sayarak Malgaç Baskınına, ordularımızı NATO'nun emrine verip savunmamızı Amerika Birleşik Devletlerine emanet etmek, Anadolu da Amerikan üsleri kurulsun diye mi gittiler? Ekonomik varlıklarımızı çok uluslu şirketlere rehin verip borç içinde yaşamak, topraklarımızı yabancılara satmak için mi canlarını ortaya koydular.

Evlerini, sevdiklerini kanlarını ve canlarını Avrupa Birliği'nin kapılarında boynu eğik beklemek ve onların her dediğini yapmak için mi feda ettiler? Açılım politikalarıyla ülke bölünsün, Vatanseverler hapsedilsin, kahraman TSK mensupları, aydınlar, gazeteciler tutuklansın,  teröristlere, hainlere saygı gösterilsin diye mi onlarca acılara katlandılar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLANDI

Kuva-yı Milliye kahramanları 16 Haziran 1919’da Emperyalist işgalcilere kafa tutarken onlarca zahmete sıkıntıya gücünü yabancı büyük devletlerden alan iktidar sahipleri oluşsun, bunların yönetimi altında Milli mücadelenin Cumhuriyet devrimlerinin kazanımları yok edilsin, ülke tarikatlara, cemaatlere, mezheplere ve etnik gruplara ayrılarak üniter ve laik yapısı ortadan kaldırılsın diye mi katlanıldı. 

Şunu unutmayınız ki milletlerin tarihini hainler ve inkarcılar değil bir dava uğruna mücadele edenler ve kahramanlar yapar, milletlerin tarihi de korkakları, işbirlikçileri ve hainleri değil davaları uğruna siperlere dayanmış kahramanları yazar. Kim hangi hesapla ve hangi saklı gizli art niyetlerle inkar etmeye ve çarpıtmaya kalkarsa kalksın Milli Mücadele’de yaşamlarını ortaya koyarak bizlere bağımsız yaşama onurunu sağlayan herkese vefa borcumuz vardır. Bir milletin kendi iradesi dışında kuvvet zoruyla hiçbir şeyi kabul etmemekteki kararlılığının, ulusunun bağımsızlığını kurtarmak ve korumadaki azminin ne olduğunu, Milli Mücadele ile bütün dünyaya sergileyen Türk Milleti elbette bu onuru tarihe kazıyan M. Kemal Atatürk’ü, Yörük Alilerini, şehit ve gazilerini de unutmayacak ve unutturmayacaktır.

16 Haziran 1919 Aydınlı vatanseverlerin istiklalini kazandırmak uğrunda girişilen uzun ve yorucu mücadelesinin başlangıç tarihidir. Yörük Ali Efe ve Arkadaşlarının emperyalizme meydan okuduğu bir tarihtir.  Bu nedenle 16 Haziran takvimlerde sıradan bir gün olarak değil, Aydın’dan başlayan bağımsız yaşama isteğinin Türk ulusunun emperyalizmin kıskacından kurtulacağı günün başlangıcıdır. 16 Haziran “Ya istiklal ya ölüm” diyen Kuva-yı Milliyecilerin günüdür.”

(Güçlü ÇEZİK)


Share