logo

20 Ağustos 2007

17 Ağustos depreminin 8. yıldönümü

1999 yılında 17 Ağustos günü meydana gelen Marmara depremi dolayısıyla basın açıklaması yapan UMUT Arama Kurtarma Ekibi Başkanı Veli Tiryaki, 17 Ağustos gecesi binlerce kişiye mezar olan binaların halen, insanların tabutu gibi göründüğünü söyledi.
17 Ağustos depreminin Türkiye’yi deprem gerçeği ile tanıştırdığını dikkat çeken Veli Tiryaki, 45 saniye süren depremde binlerce insanımızı, kefensiz, tabutsuz, törensiz, gecenin karanlığına gömüldüğünü söyledi. Son nefeslerine kadar kurtarıcı bekleyen kurbanların ölümleri, doğanın öfkesinden değil, acizlikten kaynaklandığını ve bunu asla unutmayacaklarını ifade eden Tiryaki, “Biliyoruz ki cinayeti, ‘daha az malzeme, daha çok kar’ diye diye, binalar, siteler diken ve buna göz yuman sistemin, arsızca verilen, ahlaksızca alınan rüşvetin, sorumsuzca atılan imzanın işlediğini ve bu yanlış gidişte bizim de payımız olduğunu o gece öğrendik. İnsanları deprem değil, rant hırsıyla göz yumulan bir vahşi betonlaşmanın öldürdüğünü o gece anladık. Aynı şiddetteki bir depremin, Japonya’da Taylant’da Meksika’da kayıpsız atlatılırken, Türkiye’de neden on binlerce can aldığını hala soruyormuyuz? kendimize. Afetlere karşı can ve mal güvenliğimizi sağlamaya anayasanın devletin kendisine yüklediği en önemli bir görevdir. Ancak bizlere hiç görev düşmüyor mu? Bizim hiç sorumluluğumuz yok mu? Nedir bu duyarsızlık ilgisizlik ve vurdumduymazlık. Türkiye’nin her yerinde, her mahallede, her köyde, her beldede afete karşı örgütlü ve hazırlıklı olmak zorundayız. O korkunç can pazarında, feryatlar, iniltiler arasında biz, dayanışmayı öğrendik. Marmara Depremi, deprem sonrası müdahalenin değil, depremden önce alınan tedbirlerin gerekliliğini ortaya koymuştur. Halkın bilinçlendirilmesi amacıyla okullarda, askeri birliklerde, sivil toplum örgütlerinde ve özel sektör kuruluşlarında ‘afet eğitimleri’ artırılmalı Bu eğitimleri veren kurum kuruluşlar ve dernekler güçlendirilmelidir. İmar Kanunu, Afet Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu revizyonu için çalışmaları süratle günümüz şartlarına göre revize edilmelidir. Deprem riskli alanların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için diri fay veri tabanı ve bütünleşik afet tehlike haritaları hazırlanmalı, deprem mastır planları yapılmalı, mevcut yapı stoku elden geçirilmelidir. Türkiye’de özellikle deprem konusundaki tehlikeli alanların mikro bölgeleme çalışmaları yapılarak, zeminin sismik açıdan karakteristik özellikleri belirlenmelidir. Bu şartlarda bu gün evlerimiz gözlerimize muhtemel tabutlarımız gibi görünüyor” dedi.
(İHA)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  "ATATÜRK'SÜZ MÜFREDATA HAYIR" ZİYARETİ

Share