logo

04 Eylül 2007

Milli Eğitim “Kayıt Parası”nın takipçisi

İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan okulların açılmasına az zaman kala yeni eğitim öğretim yılına ilişkin yapılan hazırlıkları anlattı. Aydoğan okullara kayıt yaptıracak öğrencilerden ‘kayıt parası’ adı altında kesinlikle para alınamayacağını söyledi. Geçtiğimiz yıl da bu konuda sıkıntı yaşamadıklarını belirten Aydoğan, bu konuyu ilçe yetkilileriyle, okul müdürüyle çok net bir şekilde görüştüklerini ifade etti. Kaydını yaptıracak kişinin istediği takdirde okula bağış yapacağını belirten Aydoğan, “Velilerimiz zaten okullara destek oluyorlar. Ben velilerin okullarımıza destek olmalarını istiyorum. Okullar açıldıktan sonra okul aile birlikleri okullarımızı daha iyi yerlere taşıyalım diye karar vererek velilerimize proje götürürler, velilerimiz buna isteyerek destek olurlar, ben bundan mutluluk duyarım. Ama zorlayarak, imkanı olmayan insanları rencide ederek, bir talepte bulunmak kesinlikle bizim kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Bunu da takip ediyoruz. Kayıt parası adı altında hiçbir surette böyle bir para alınamaz. Bu asla söz konusu olamaz” dedi. Velilerin böyle bir uygulama ile karşılaştıklarında hemen milli eğitime başvurmalarını isteyen Aydoğan, “İzmir’de Türkiye’nin hiçbir yerinde olmayan özel bir uygulama var. Her okulun en görünen yerinde “Alo Eğitim Hattı” diye bir telefon görecekler. O “Alo Eğitim Hattı”ndaki telefon numarasına müracaat ettiklerinde sorunları anında çözülecek. Böyle bir durumda buradaki yetkililerimiz okulu arayarak, sorunu çözerler” diye konuştu. Kayıt konusundaki bir diğer problemin, velilerin çocuklarını bölgesi dışındaki okullara kayıt yaptırmak istemesi olduğunu ifade eden Aydoğan, bu durumun kurallara aykırı olduğunu söyledi. Okul müdürlerinin bu taleplerle zor durumda bırakıldığını belirten İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, “Herkes kendi bölgesindeki okula gidecek, o okul o çocuğun kaydını yapmak zorundadır. İhbar hattını arayanların önemli bir kısmı, kendi bölgesine kayıt olmak istemeyen, okul müdürüne ısrarda bulunan kişilerden oluşuyor. Veliler yüksek bağış teklif ederek bölgesi dışındaki okullara kayıt olmak istiyor. Yani tam tersine okullar bağış için zorlamak yerine, aslında veli zorluyor müdürü ‘bağış yapayım, kaydımı yapın’ diye. O da bizim kurallarımıza uygun değil” dedi.
“SU TASARRUFU KONUSUNDA ÖĞRENCİLER BİLİNÇLENDİRİLECEK”
Su tasarrufuyla ilgili okullarda eğitim verilmesine yönelik bir çalışma yürüttüklerini belirten Aydoğan, suyun her zaman en değerli varlık olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, çalışmaların titizlikle yürütüleceğini söyledi. Aydoğan, “İdarecilerimize, suyun önemi, bir hayat kaynağı olduğu konusunda branş öğretmenlerimiz tarafından öğrencilerimizin bilinçlendirilmesi çalışmalarının yapılmasının talimatını vereceğim. Eğitim koordinasyon toplantısında bu konuyu arkadaşlara ilettim. Bayrak törenlerinde öğrenciler toplu haldeyken, özellikle okul müdürlerinin ya da bu konuda bilgi sahibi branş öğretmenlerinin çocuklara yönelik konuşmalar yapmasını sağlayacağız. Bütün İzmir’de okulların açıldığı ilk hafta içerisinde su konusunda çocuklarımızın tamamı bilinçlendirilmiş olacak. Bu uygulama sadece İzmir’de olacak. Bu bizim düşüncemizdi, bu düşüncemizi hayata geçireceğiz. Çünkü toplumun su konusunda bilinçlendirilmesi çok önemli. Suyun değerli bir şey olduğu konusunda, sınırsız, bitmez tükenmez bir varlık olmadığı konusunda gerekli eğitim kesinlikle yapılacaktır” diye konuştu. Okulların açılmasına kısa bir zaman kala hazırlıkların hızla sürdüğünü belirten İzmir İl Milli Eğitim Müdür Kamil Aydoğan, “Okulların boyası, badanası, temizliği, ders araç gereçlerinin tamamlanması, öğretmen atamaları, ders kitaplarının dağıtımı gibi konularda hummalı bir çalışma içerisindeyiz. Okulların 17 Eylül günü pırıl pırıl, öğretmenleri sınıflarının başında ve her öğrencinin kitabı ücretsiz olarak masasının üzerinde olacak şekilde ciddi bir hazırlık yapıyoruz. İzmir’de bin 400 okulumuz, 650 bin civarında öğrencimiz, 30 bin kadar öğretmenimiz ile 17 Eylül’de eğitim öğretime başlayacağız” dedi.
“ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ VE VELİLERE KİŞİSEL GELİŞİM EĞİTİMİ VERİLECEK”
Aydoğan, geçen yıl okul idarecilerine verilen kişisel gelişim eğitiminin, bu eğitim öğretim yılında öğrenci ve velilere de verileceğini söyledi. Bu çalışmanın amacının eğitimde kaliteyi arttırmak olduğunu belirten Aydoğan, “Bin 600 idarecimizi drama formatında kişisel gelişim eğitiminden geçirdik. Bu böyle devam edecek. Bu yıl öğretmen, öğrenci ve veliye yönelik bir kişisel gelişim projemiz var. Bu projemizde de NLP denilen beyin-hafıza gücünü kullanma tekniği ve hızlı okuma teknikleri ile diğer kişisel gelişim teknikleri var. Bu kapsamda 30 bin öğretmenimize bir farkındalık eğitimi vereceğiz. İstekli öğretmenlerin müracaatlarını alacağız ve onları formatör olarak değerlendireceğiz. Bunun her okuldan 3 öğretmen olmasını sağlayacağız. İstekli öğretmenlerimiz, diğer öğretmenleri, öğrencileri ve hatta ileriki aşamada velileri bu eğitim sürecinden geçirecekler. Bununla öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin özgüvenlerinin artacağını, kendi güçlerini fark edeceklerini ve yeteneklerini ortaya çıkarmalarını amaçlıyoruz” dedi. İzmir’de ciddi bir öğretmen açığının söz konusu olmadığını belirten Aydoğan, edebiyat, din kültürü, bilgisayar ve matematik branşlarında öğretmen ihtiyacı olduğunu söyledi. Öğretmenlerin 30 saat derse girdikleri takdirde bu açığın kapanacağını ifade eden Aydoğan, açık olan yerlerde ücretli görevlendirme yapılarak bu sorunun giderildiğini söyledi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Egeli ihracatçılardan 78 yıllık rekor

(İHA)

Share