logo

06 Kasım 2007

Kadınlar, barış eğitiminin müfredata girmesi için çabalıyor

Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan Kardak krizinden sonra kurulan ve 10. yılını kutlayan Kadın Barış Girişimi (WINPEACE), Muğla’nın Bodrum ilçesinde çalışmaların ve hedeflerin anlatıldığı bir toplantı düzenledi.
Kadın Barış Girişimi kurucularından gazeteci-yazar Zeynep Oral, “Türkiye-Yunanistan ilişkileri olumlu bir çizgiye çekildi” diyerek başladığı açıklamasında, “Türk-Yunan ilişkileri daha iyi bir yolda giderken dünyanın durumu giderek kötüleşti. Çevre sorunları, küresel ısınma yaşandı” ifadelerini kullandı.
Her bireyi şiddeti dışlayacak bir duruma getirmeyi amaçlayan bir eğitimi yaymaya çalıştıklarını belirten Oral, açıklamasına şöyle devam etti:
“Biz bu eğitimi okullara sokmaya çalışıyoruz. Hem Yunanistan’da hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ın iki bölümünde, kuzeyde ve güneyde. Bu amaçla eğitmenleri eğitiyoruz, gençlere yönelik yaz kampları yapıyoruz. Her konuda uzman arkadaşlarımız var. 10 yıl önce saptadığımız hedefler, doğru hedeflermiş. Bugün bu hedefleri daha da derinleştirmek, daha yaygınlaştırmak, tüm kamuoylarına mal etmek durumundayız. İleriye dönük projelerimiz gelince; barış kültürünü, bu barış eğitimini artık milli eğitim bakanlıklarının
sistemlerine, bütün okul programlarına sokmamız gerektiğine inanıyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız işin, çalışma yöntemlerimizin başka gruplara örnek olabileceğine inanıyoruz. Bunun için de bir kitap hazırlıyoruz. Belki daha uzak bir misyonumuz var. O da yalnız iki ülkenin değil, yada Kıbrıs’ın değil her yere şiddetsiz çözüm okulları açmayı düşünüyoruz. Hedeflerimiz bu.”
Kadın Barış Girişimi’nin kurucularından Yunanistan’daki gurubun sorumlusu olan eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun annesi Margarita Papandreu ise, geçmiş dönemde Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan Kardak krizine dikkat çekerek, “Ege’deki küçük bir adanın kime bağlı olduğu konusunda iki ülke arasında olanları biliyorsunuz. Birbirlerine düşmanlığı olan iki ülke arasında bazen çok küçücük bir olay savaşı alevlendirebilir. İşte biz o tarihte iki ülke kadınlarının ülkeler arasında güven
ve anlayış fikirlerini geliştirmesi için harekete geçmesi ve bunun için pratik adımlar atması gerektiğini düşünerek başladık bu işe. İki ülkede tavırların, davranışların değişmesinde küçük de olsa bir rol oymadığımıza inanıyorum. Gerçeği şudur ki genellikle bir savaş kültürüne dayalı bir dünyada yaşıyoruz. Ekonomik küreselleşme bu tür dünyayı besliyor. Biz ise bir barış kültürü için çalışıyoruz” dedi.
Basın toplantısında kadın barış girişiminin, barış eğitimini okullara yayma düşüncesi ile ilgili yöneltilen soruya yönelik “Barış Bireyde Başlar” adı ile çıkarılan kitabı hazırlayanlardan Robert Koleji’nde görevli öğretmen Jennifer Mansur Sertel, şu açıklamayı yaptı:
“Müfredata alınması konusunda görüştüğümüz yetkililer olumlu baktılar. Ama özel bir ders olarak henüz değil. Robert Koleji’nde kendi müfredatımıza resmi olarak kabul edildi. En çok beğenilen kısmı, barış eğitimi kısmı. ‘Ek kitap olarak da olabilir’ dedi milli eğitim yetkileri. Çabalar içindeyiz. Rehberlik dersi olarak da girebilir. Daha çabalarımız var.”
Toplantıda, kadınların oluşturduğu bu girişimin çalışmalarına başladığı dönemde iki ülkenin dışişleri bakanlıkları görevinde bulunan İsmail Cem ve Yorgo Papandreu’nun önemli katkıları olduğu sıkça vurgulandı. Türkiye’de ilk olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulan barış merkezinin çalışmalarının geniş bir alana yayılması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

(İHA)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  ERTUĞRUL, MUĞLA'DA ŞİİR ve İMZA GÜNÜNE KATILACAK

Share