logo

Yandaşlık ve karşıtlık

-Yekta Güngör Özden – Sözcü – 15.07.2013 – 

Gü­nü­müz ik­ti­da­rı­nın göv­de ve güç gös­te­ri­le­riy­le ge­ri­len top­lu­mu­muz­da gi­de­rek ağır­la­şan ve ko­yu­la­şan bir duy­gu kı­rık­lı­ğı iz­len­mek­te­dir. Ka­ram­sar­lık, umut­suz­luk bir ya­na, de­mok­ra­si­nin al­dı­ğı ya­ra­lar hu­kuk dev­le­ti ni­te­li­ği­nin bo­zul­ma­sı, ya­rın­la­ra iliş­kin en­di­şe­le­rin art­ma­sı tar­tış­ma­la­rın oda­ğı­nı oluş­tu­ru­yor.

Yö­ne­ti­ci­le­rin söy­lem­le­rin­de­ki ters­lik­ler, tu­tum­la­rın­da­ki olum­suz­luk­lar, ku­rum­lar­da­ki boş­luk­lar ve za­yıf­lık­lar hal­kın dev­le­te olan gü­ve­ni­ni et­ki­le­mek­te­dir. Kol­luk güç­le­riy­le ya­ra­tı­lan söz­de dü­zen amaç­lı gi­ri­şim­ler ya­pı­cı ol­mak­tan çok yı­kı­cı ol­muş­tur. Hu­kuk dev­le­ti de­ğil, po­lis dev­le­ti olu­şum­la­rı iz­le­ni­yor.

Eği­tim öğ­re­tim ku­rum­la­rın­da­ki so­run­lar­la yar­gı­dan ya­kın­ma­lar, iç ve dış iliş­ki­ler­de­ki ba­şa­rı­sız­lık­lar, ik­ti­da­rın dü­şün­ce­ler bö­lü­mü­ne dü­şü­len ka­nı­la­rın ne­de­ni­dir.

Cum­hur­baş­ka­nı ile Baş­ba­kan ara­sın­da ki­mi gö­rüş ve dü­şün­ce ay­rı­lık­la­rı ol­du­ğu­nu, cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­min­de bir­bir­le­riy­le ya­rış­ma­la­rı­nın AK­P’n­de bö­lün­me­le­re yol aça­ca­ğı­nı, an­laş­maz­lık­la­rı­nın eş­le­ri­ni bi­le et­ki­le­di­ği­ni sa­nan­lar var. İnanç­la­rıy­la si­ya­set­te bir­lik­te olan­lar bir­bir­le­ri­ni bı­rak­maz­lar. Bir­bir­le­ri­ne kar­şı ol­maz­lar. Ge­zi Par­kı olay­la­rıy­la il­gi­li ko­nuş­ma­la­rın­da­ki ağız bir­lik­te­li­ği, de­ne­yim­le­re bağ­lı tam bir­lik­te­li­ği doğ­ru­la­mak­ta­dır. Kar­şıt ol­duk­la­rı il­ke­ler gö­ze­ti­lir­se ara­la­rın­da­ki da­ya­nış­ma­nın ken­di­le­ri için var­lık ne­de­ni ol­du­ğu bi­lin­me­li­dir. “Me­saj alın­dı­ğı­nı­” söy­le­ye­rek genç­lik olay­la­rı­nı de­ğer­len­di­ren Cum­hur­baş­ka­nı­’nın son­ra “Ev­le­re dö­nü­n” öne­ri­si AK­P’­ye ver­di­ği açık des­te­ği gös­ter­mek­te­dir. Bu­nun­la bir­lik­te “… iş­le­yen de­mok­ra­si­den, hu­kuk dev­le­ti­nin var­lı­ğın­dan…” sö­zet­me­si yan­daş­lı­ğı­nı açık­ça or­ta­ya koy­muş­tur. Al­kol Ya­sa­sı­’nı ona­ma­sı da bu­nun bir ka­nı­tı­dır.

Baş­ka

Yal­nız o mu? Ga­ze­te­le­re ilân­lar ve­re­rek ko­yu yan­daş­lık­la­rı­nı açık­la­yan söz­de ba­ğım­sız ku­ru­luş­lar bir iki ho­şa gi­de­cek söz ile yan­daş­lık­la­rı­nı unut­tu­ra­cak­la­rı­nı sa­nı­yor­lar. Söz­de ba­ğım­sız ku­rum­la­rın gi­de­ra­yak açık­la­ma ya­pan iki­lem­li yö­ne­ti­ci­le­riy­le tem­sil­ci­le­ri ay­nı ya­nıl­gı için­de­ler.

Cum­hur­baş­ka­nın AK­P’­li ol­du­ğu­nu unu­tup on­dan “par­ti li­der­le­ri­ni top­lan­tı­ya ça­ğır­ma­sı­nı­” is­te­yen CHP Ge­nel Baş­ka­nı bir kez da­ha ya­nıl­mış­tır. Ge­zi Par­kı di­re­ni­şi­nin par­ti­ler­dı­şı, par­ti­le­rüs­tü ol­du­ğu­na iliş­kin ge­nel ka­nıy­la ik­ti­da­rın hak­sız suç­la­ma­la­rı as­la bağ­daş­ma­mak­ta­dır. Mu­ha­le­fet bu çiz­gi­yi iyi iş­le­me­li, ana­la­rın du­yar­lı­ğı­nı pay­laş­ma­lı, ulu­sun göz­be­be­ği genç­le­ri iş­ken­ce ve zu­lüm sa­yı­la­cak hu­kuk ­dı­şı, in­san­lık dı­şı sal­dı­rı­lar­dan ko­ru­ya­cak et­kin­li­ği gös­ter­me­liy­di. Uy­gar ve çağ­daş kar­şıt­lık böy­le olur. Söz­lü sa­taş­ma­lar­la de­ğil. Grup ko­nuş­ma­la­rı do­yu­ru­cu ol­mu­yor.

Mu­ha­le­fet, laf-söz ya­rı­şıy­la de­ğil, hal­kı uya­nık tu­ta­rak, hal­kın il­gi­si­ni ve des­te­ği­ni sağ­la­ya­rak, hal­kı ay­dın­la­ta­rak, hal­ka gü­ven ve umut ve­re­rek, so­run­la­rı­na çö­züm ara­ya­rak, hep­sin­den önem­li­si ken­di için­de ba­rış­çı ve öbür par­ti­ler­le da­ya­nış­ma ger­çek­leş­ti­re­rek gü­cü­nü gös­ter­me­li, ik­ti­dar­dan kur­tar­ma­yı ba­şar­ma­lı­dır. As­lın­da ik­ti­da­rın gü­cü yok. Dev­let ola­nak­la­rı­na da­ya­nan ve inanç sö­mü­rü­süy­le al­da­nan- al­da­tı­lan ka­la­ba­lık­tan baş­ka bir da­ya­na­ğı da yok. Onun gü­cü, mu­ha­le­fe­tin güç­süz­lü­ğün­den gel­mek­te­dir. Par­ti­le­rin ka­rı­şık ya­pı­sı hal­kın-seç­me­nin gü­ve­ni­ni olum­suz et­ki­le­yen ne­den­le­rin ba­şın­da gel­mek­te­dir. Güç, vur­ma-kır­ma, söz­le üs­tün çık­ma de­ğil, top­lu­mu an­la­ma ve top­lu­ma an­lat­ma be­ce­ri­si­dir.

Ta­nı yan­lış ko­nul­du­ğu için re­çe­te yan­lış ya­zıl­mak­ta­dır. Son genç­lik olay­la­rı ayak­lan­ma ya da te­rör de­ğil kı­na­ma, tep­ki açı­lı­mı ve di­ren­me­dir. De­mok­ra­si is­te­mi ve çağ­rı­sı­dır. Kar­şı­lı­ğı ise dev­let sal­dı­rı­sı ve ezi­ye­ti ol­muş­tur. Aşı­rı-oran­tı­sız güç kul­la­nan kol­luk güç­le­ri­ni Baş­ba­kan “Des­tan ya­zan kah­ra­ma­n” ilan et­miş dö­vü­len, sa­kat­la­nan ve ölen yurt­taş­la­rı­nı unut­muş­tur. Bil­mez­lik­ten, gör­mez­lik­ten gel­miş­tir. Si­ya­sal iki­lem, kar­şıt­lı­ğın ka­nı­tı­dır.

Dal­ka­vuk­lu­ğa dö­nü­şen yan­daş­lık­la, düş­man­lı­ğa dö­nü­şen kar­şıt­lık top­lum­sal ya­şa­mın dep­re­mi­dir.

(Derleme)

Share