logo

12 Ağustos 2013

Toplumsal duyarlık

-Yekta Güngör Özden-12.08.2013-sözcü..

Değişken ve hızlı geçişinin verdiği kanıksama mıdır, nedir olaylar karşısında duyarsız ve tepkisiz kalıştan yakınılmaktadır. Toplumsal belleğin kişisel bellekler gibi unutma özürlü olması düşünülemeyeceğinden durgunluk, suskunluk ve ilgisizlik eleştirilmektedir. Gününü gün etme, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı, adam sendecilik giderek yaygınlaşma üzüntüsünü verirken Gezi Parkı olaylarının yurda yayılması umut ışığı olarak algılanmıştır. Ancak, bu yeterli değildir.
Hakkını kullanmak, özgürlüğünü yaşamak her insanın en doğal yaşam kazanımıdır. Kendine karşı yapılmasını istemediklerini başkalarına karşı yapmamak, başkalarının uğradığı haksızlık ve kötülüklerin kendine ulaşmaması için çaba göstermek, uygar ve nitelikli insanın özelliğidir. Demokrasinin gerçek güvencesi de budur.
İnsanı tanımayan, okumayan, izlemeyen, aldırışsız, halk diliyle “Etliye sütlüye karışmayan, kokmaz- bulaşmaz”, bencil kişilerin toplumsal barış, dayanışma, uyum uzlaşma ve birlikte yaşama gerekleriyle yararlarından yoksun olması kaçınılmazdır. Olayları ve durumları amaç, anlam ve nitelikleriyle kavrayıp değerlendirerek ilgilenmek duyarlıktır. Bilinci oluşturan ve dokuyan da bu yaklaşımdır. Bireyler duyarlı olmazsa hiçbir özlem gerçekleşmez. AKP döneminde Müsteşar, Diyanet İşleri Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları istifa etti. Algılandı mı? Toplum tepki verdi, değerlendirdi mi? Yargı kararları genelde nasıl karşılandı?
Sorunlarla ilgilenmek, çözümlerine katkıda bulunmak yaşam biçimine ve düzenine aykırı değildir. Yurttaşlık bilincinin gereği ve uygar kişiliğin koşuludur. Varlıklıların çoğu toplum içinde ama toplumcu değildir. Gösterişli, abartılı, eski dille “debdebeli ve şâşâalı” yaşantı kişisel çıkıştan öteye geçemez. Vergi vermekle övünmek de toplumsal görevleri yerine getirmenin tek kanıtı olamaz. İktidara yaranma çabasıyla kendi insanlarının sorunlarıyla ilgilenmeyen, dudak büküp sırtını dönen, hastalara, kimsesizlere, yoksullara, haksızlığa uğrayanlara karşı ilgisiz kalan, eleştiriden, öneriden, yardım, destek ve katkıdan uzak kalan kimsenin kendini savunması boştur. Toplumun duyarlı olmadığı yerde demokrasi olamaz.
Ulusal yaşam aydınlığı bir kesim için değil herkes için varsa değerli, hattâ kutsaldır. Güne uygun bir alıntı (Büyük Saatli Maarif Takvimi, 19/7/2013): Allah’ın hoşlanmadığı insan, düşmanlıkta ileri gidip fazla şiddet gösteren kimsedir. -Hazreti Muhammed.

 

(Yekta Güngör ÖZDEN)

Share