logo

22 Ağustos 2013

Söylemler

Si­ya­sal, hu­kuk­sal, eko­no­mik ve top­lum­sal olay­la­rı de­ğer­len­dir­me çe­liş­ki­le­ri ar­ta­rak sür­mek­te­dir. Hal­kın çek­ti­ği acı­la­rı, kat­lan­dık­la­rı güç­lük­le­ri an­la­maz­lık­tan ge­len ik­ti­dar, ken­di var­lı­ğı­nı ko­ru­mak ve sü­rek­li kıl­mak için ger­çek­le­ri ter­si­ne çe­vir­mek­te, olum­suz­luk­la­rı olum­lu­luk ve zo­run­lu­luk ola­rak gös­ter­mek­te­dir. Dün­ya­nın ben­zi­ni en pa­ha­lı kul­la­nan ül­ke­si ol­ma­yı içi­ne sin­dir­mek­te, Ma­li­ye Ba­ka­nı­’nın ağ­zıy­la % 62 ver­gi­yi sa­vun­mak­ta­dır. İçiş­le­ri Ba­ka­nı­’nın tüm po­lis­le­ri öv­me­si, ya­ban­cı­la­rın bi­le kı­na­dı­ğı aşı­rı-oran­tı­sız güç kul­la­nı­mı­nı ola­ğan gös­te­rip bu­nu sür­dü­re­cek­le­ri­ni açık­la­ma­sı, hu­kuk­suz­luk­ta di­ren­me ve si­ya­sal inat­laş­ma ör­ne­ği­dir. Yurt­taş­la­rı te­rö­rist, suç­lu ilan et­me, kö­tü an­la­yı­şın bir be­lir­ti­si­dir. Ya­ban­cı güç­ler bi­le ik­ti­da­rın yap­tık­la­rı­nı ya­pa­maz. Baş­ba­ka­n’­ın “Şid­de­te şid­de­t” sö­zü­nün yan­lış­lı­ğı ve sa­kın­ca­sı açık­tır.
Baş­ba­ka­n’­ın “A­li­’yi sev­mek Ale­vi­lik­se ben dört dört­lük Ale­vi­yi­m” sö­zü Ale­vi­li­ği ha­fi­fe al­mak, öte­le­mek ve kü­çüm­se­mek­tir. “K­re­di kar­tı kul­lan­ma­yı­n” öne­ri­si ken­di­le­ri­nin ne­den ol­du­ğu eko­no­mik güç­lük­ler­le sa­va­şan yurt­ta­şı can si­mi­din­den et­mek­tir. Be­le­di­ye Baş­ka­nı iken “İs­tan­bul için ci­na­yet­ti­r” de­di­ği üçün­cü köp­rü­ye kar­şı çık­tı­ğı­nı unu­tup şim­di kar­şı çı­kan­la­rı “san­dal­la Bo­ğa­z’ı geç­me­ye­” ça­ğı­ran da Baş­ba­ka­n’­dır. La­ik­lik, de­mok­ra­si, yar­gı­la­ma­lar için bi­li­nen söz­le­ri-söy­lem­le­riy­le yurt­taş­la­rı azar­la­ma­la­rı ya­nın­da grup top­lan­tı­la­rın­da­ki sal­dı­rı­la­rı, if­tar sof­ra­la­rın­da­ki si­ya­sal ko­nuş­ma­la­rı ye­ter­siz ve ba­şa­rı­sız yö­ne­ti­ci­li­ği­nin ka­nıt­la­rın­dan­dır. Ciz­re, Yük­se­ko­va taş­kın­lık ve ayak­lan­ma­la­rı­na de­ği­ne­mi­yor.
İç kar­ga­şa, dış ka­rı­şık­lık sü­rer­ken, imam ha­tip­ler baş­ta, okul­la­rın kız ve er­kek öğ­ren­ci­ler için ay­rıl­ma­sı­na gi­di­lir­ken Baş­ba­kan “U­lu­sal bir­li­ği güç­len­dir­di­k” di­yor. Sık sık “çek­tik­le­ri
zu­lü­m”­den (!) söz edi­yor. Din­ci­lik ve ay­rım­cı­lık ge­ri­ci sık­ma­ba­şı “ba­şör­tü­sü­” gös­te­re­rek ge­le­nek­sel ba­şör­tü­lü­le­ri kış­kır­tı­yor. Ce­za­evi kon­fo­ru­nu an­lat­mı­yor. Kuy­ruk­lu abar­tı­lar­la ken­di­le­ri­ni mağ­dur gös­ter­me­ye ça­lı­şı­yor. Bü­yü­kel­çi­ler­le ko­nuş­ma­sın­da özen­siz­di, va­az ve­rir gi­bi dav­ra­nı­yor­du.
Di­lin ke­mi­ği yok
Son ko­nuş­ma­la­rın­da Mı­sı­r’­da­ki ge­ri­ci­le­rin Ra­bi­a işa­re­ti­ni ya­pı­yor. AK­P’­nin Mı­sır tep­ki­si­nin in­san­lık­la de­ğil din­ci­lik­le il­gi­si ol­du­ğu açık. Söy­lem­le­ri bu­nun ka­nı­tı. Mı­sır yö­ne­ti­mi­nin kar­şıt­la­rı­na yak­la­şı­mı­nın AK­P’­li­le­rin Ge­zi ve Ku­ğu­lu Park di­re­niş­çi­le­ri­ne yak­la­şı­mın­dan far­kı yok. Tür­ki­ye­’de­ki in­san hak­la­rı ne olu­yor? As­ker­ler, mu­ha­lif­ler, genç­ler, öğ­ren­ci­ler in­san de­ğil mi? On­la­rın in­san hak­la­rı yok mu? Su­ri­ye ve Mı­sır ko­nu­sun­da­ki yak­la­şı­mı yan­lış olan ik­ti­dar din­ci­lik ne­de­niy­le bu ül­ke­le­rin içiş­le­ri­ne ka­rı­şı­yor.
Pro­tes­to­cu­la­ra bak­mak, din­sel ne­de­ni sap­ta­mak için ye­ter. Kı­lık­la­rı, giy­si­le­ri bir ya­na Baş­ba­ka­n’­ın oğ­lu­nun da için­de bu­lun­du­ğu ka­la­ba­lı­ğın Fa­tih Ca­mi­i’n­de “Ne de­mok­ra­si­den, ne dar­be­den- Biz üm­met­ten ve hi­la­fet­ten ya­na­yı­z” dö­viz­le­ri­ni ön­de tut­ma­sı AK­P’­nin kal­kı­şı ve ama­cı­nın şif­re­si­dir.
Ger­çek de­mok­ra­si­de bu­gün­kü var­lık­la­rı­nı, ko­num­la­rı­nı ve tu­tum­la­rı­nı sür­dü­re­mez, din­sel amaç­la­rı­nı ger­çek­leş­ti­re­mez­ler. Bu ne­den­le hi­la­fe­ti is­ti­yor­lar. Hi­la­fet­ten ne­ler çe­kil­di­ği­ni unu­tu­yor ve bil­mi­yor­lar. Ha­li­fe­le­ri aye­tul­lah­la­rı, mol­la­la­rı, imam­la­rı, ule­ma­la­rı, mu­ha­fız­la­rı, med­re­se­le­ri ha­zır ol­ma­lı. Bun­la­rın de­mok­ra­si­ye ya­ra­şır yan­la­rı yok ki “de­mok­ra­si­” söz­le­ri­ne ina­nıl­sın.
Mı­sır ko­nu­lu gün­dem­ler­le ül­ke or­ta­mı­nı ka­rış­tı­ran ik­ti­dar, İs­tan­bu­l’­da 3. köp­rü­ye adı­nı ver­dik­le­ri Ya­vuz Se­lim gi­bi kı­lıç ku­şa­nıp Ra­bi­a se­la­mıy­la Ka­hi­re­’ye yü­rü­me kış­kırt­ma­la­rı­nın et­ki­sin­de ol­ma­sın? Bay A. Gül, Mı­sır için de­mok­ra­si çağ­rı­sı ya­pı­yor. Tür­ki­ye de­mok­ra­si­si­nin düş­tü­ğü du­rum hiç dü­şün­dür­mü­yor mu?
Bay RTE da “Dik­ta­tö­rün ol­du­ğu yer­de kim­se o sö­zü ağ­zı­na ala­ma­z” de­miş. Kor­kak­lar, ya­la­ka­lar, yan­daş­lar ala­maz ama yü­rek­li­ler söy­ler. An­cak, dik­ta­tör­ler de hiç “Ben dik­ta­tö­rü­m” de­me­miş­tir. Yar­dım­cı­sı Boz­dağ da yar­gı­yı suç­lu­yor. Öte yan­dan BDP’ li De­mir­taş, “Çö­züm in­si­ya­ti­fi RTE ile Apo­’da­” di­ye­rek Apo‘­nun ne­re­le­re ge­ti­ril­di­ği­ni kon­fo­ru­nun ar­tı­rıl­dı­ğı gün­de söy­lü­yor. Sos­yal Gü­ven­lik Ku­ru­lu Baş­ka­nı­’nın “Beş ço­cu­k” öne­ri­si ve ya­pı­lan­ma­sıy­la tar­tı­şı­lan Ka­mu De­net­çi­li­ği Ku­ru­mu­’nun ka­dın me­mur­la­ra sık­ma­baş öne­ri­si de se­çim atak­la­rı­nın baş­la­tıl­dı­ğı gün­le­re rast­lı­yor, şa­şırt­mı­yor. He­le yan­daş bir ya­yı­ne­vi­nin ders ki­tap­la­rın­da İs­tik­lal Mar­şı­’nı, öğ­ren­ci an­dı­nı ve Ata­türk re­sim­le­ri­ni çı­kar­ma­sı Mı­sır yal­nız­la­rı­nı iyi­ce an­la­tı­yor. İk­ti­da­ra gü­ven­me­se­ler ya da ku­lak­la­rı­na fı­sıl­dan­ma­sa bu­nu ya­pa­bi­lir­ler mi?

 

 

(Yekta Güngör ÖZDEN)

Share