logo

Siyasal açılımlar

– Yekta Güngör Özden – 13.07.2013 – Sözcü – 

Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı­’nın dü­zen­let­ti­ği “Mil­lî İra­de Mi­ting­le­ri­” il­ginç gö­rü­nüm­ler­le sür­dü­rül­mek­te­dir. “Ge­zi Par­kı­” di­re­ni­şi­ni kır­mak için her yo­la baş­vur­ma­yı ge­çer­li sa­yan ik­ti­dar ve adam­la­rı has­ta­lık­la­rı, sa­kat­lık­la­rı, ölüm­le­ri gö­zar­dı et­tik­le­ri ve so­rum­lu gö­rev­li­le­ri sap­ta­yıp yar­gı­ya ver­mek­te du­rak­sa­ma­la­rı yet­mi­yor­muş gi­bi ço­cuk­ça bir duy­gu­sal­lık­la göv­de ve güç gös­te­ri­si­ne gi­riş­miş­ler­dir. Dev­le­tin ve el­le­rin­de­ki be­le­di­ye­ler­le ku­rum­la­rın ola­nak­la­rı­nı kul­la­nıp des­tek­le­ri­ni sağ­la­ya­rak kent­le­rin alan­la­rın­da sal­dı­rı ni­te­lik­li eleş­ti­ri­ler, kış­kırt­ma­cı­lık, ay­rım­cı­lık, bö­lü­cü­lük yap­mak­ta, yurt­taş­la­rı bir­bi­ri­ne dü­şür­me teh­li­ke­si­ni hi­çe say­mak­ta­dır­lar.
De­mok­ra­si­yi tram­va­ya ben­zet­mek­le baş­la­yan “de­mok­ra­si açı­lı­mı­” BDP ara­cı­lı­ğıy­la PKK ile gö­rüş­me­ler­le sü­rer­ken ger­çek­te yurt­taş­la­rı­mı­za hiç­bir kat­kı­da bu­lun­ma­mak­ta, yal­nız­ca ik­ti­dar par­ti­si li­de­ri ile ya­kın çev­re­si­nin ken­di an­la­yış­la­rı­na uy­gun ya­şam bi­çi­mi­ni da­yat­ma ola­rak iz­len­mek­te­dir. Bas­kı­la­rın ve da­yat­ma­la­rın ne­den ol­du­ğu Tak­sim Ge­zi Par­kı ve An­ka­ra Ku­ğu­lu Park tep­ki­le­ri oran­tı­sız güç­ler­le bas­tı­rı­lıp ön­len­me­ye ça­lış­mış, alan olay­la­rı ik­ti­dar ve yan­daş­la­rın­ca “so­kak olay­la­rı­” de­ni­le­rek kü­çüm­se­nip aşa­ğı­lan­mak is­ten­miş­tir. Çok uzak­ta­ki ya­ban­cı ül­ke halk­la­rı için bi­le esin kay­na­ğı olan İs­tan­bul, An­ka­ra, İz­mir ve öbür kent­le­ri­miz­de­ki olay­la­rı yan­lış de­ğer­len­di­ren yi­ne yal­nız ik­ti­dar ke­si­mi ol­muş­tur.

Bir kez da­ha

Kez­ler­ce anım­sat­tı­ğı­mız yan­lış bir “mil­lî ira­de ve mil­lî hâ­ki­mi­ye­t” an­la­yı­şıy­la te­ok­ra­tik geç­miş öz­le­mi için­de bo­ca­la­yan ik­ti­dar, de­mok­ra­si­yi ken­di din­sel ba­ğım­lı­lı­ğı­na uy­gun yö­net­me bi­çi­min­de an­la­yıp uy­gu­la­ma­ya ko­yul­muş, yan­daş­la­rın ve ya­la­ka­la­rın et­ki­siy­le ken­di­ni ner­dey­se Os­man­lı İm­pa­ra­tor­luk­la­rı gi­bi gör­me­ye, bu ko­nu­da her­kes­ten da­ha iyi dü­şü­nen, an­la­yan, ya­pan, yap­tı­ran, üs­tün ol­du­ğu ku­run­tu­su­na ka­pı­lan Baş­ba­kan sert ko­nuş­ma­la­rı ve ver­di­ği­ni söy­le­di­ği sert uy­gu­la­ma emir­le­riy­le dik­ta yo­lun­da­ki adım­la­rı­nı bü­yüt­müş ve hız­lan­dır­mış­tır. Öte yan­dan dış iliş­ki­ler­de ya­şa­nan olum­suz­luk­lar­la yal­nız­la­şan ül­ke­miz, sert uya­rı­lar­la kar­şı­laş­mış, AB aday­lı­ğı tar­tış­ma ko­nu­su ol­muş­tur. Böy­le­si­ne si­ya­sal açı­lım­lar, di­ren­gen, ken­di­ni be­ğen­miş, de­mok­ra­si­yi ger­çek ni­te­lik­le­riy­le an­la­ma­mış, inanç ve soy ba­ğı üze­rin­den gü­cü­nü sür­dür­me­yi be­ce­ri ve ba­şa­rı sa­yan ik­ti­da­rın çar­pık­lık­la­rı­dır. Ah­lâk, ada­let, eği­tim, bi­lim, te­mel hak ve öz­gür­lük­ler bir ya­na iti­le­rek kad­ro­laş­ma ve par­ti­zan­lık­la sa­yı­sal ço­ğun­luk yeğ­le­ne­rek gi­de­rek ka­ra­ran bir tü­ne­le gi­ril­miş­tir.

Hu­kuk­ta ge­çer­li­ği­ni yi­ti­ren “mil­li ira­de­”, ver­di­ği ge­çi­ci ve sı­nır­lı yet­kiy­le si­ya­sal ta­ri­hin ka­ran­lık­la­rın­da kal­mış­tır. Ço­ğul­cu, ka­tı­lım­cı, ku­ral­lar ve ku­rum­lar dü­ze­ni de­mok­ra­si bir ki­şi­nin, bir par­ti­nin ya da ik­ti­da­rın de­ğil tüm ulu­sun or­tak de­ğe­ri ve or­tak si­ya­sal ça­tı­sı­dır. Kim­se ken­di­ne gö­re ni­te­len­di­rip uy­gu­la­ya­maz. Baş­ba­ka­nın po­lis­le­re öv­gü­le­ri, po­lis dev­le­ti açı­lı­mı­dır.

Baş­ba­ka­n’­ın söz­le­ri

“Ar­tis­tlik yap­ma, ana­nı al git, al­çak­lar, van­dal­lar, te­rö­rist­ler, iş­gal­ci­ler, ter­bi­ye­siz­ler, ya­kıp yı­kan­lar, bun­lar, siz-biz, ba­şör­tü­lü kar­deş­le­rim, bi­zim bes­me­le­miz ye­te­r” gi­bi bö­lü­cü, ayı­rım­cı, kış­kır­tı­cı, sal­dı­rı içe­rik­li söz­le­ri ka­nık­san­dı. Bir ke­sim gö­zü dön­müş bi­çim­de, po­li­sin ya­nın­da yurt­taş­la­ra so­pa­lar­la ve bı­çak­lar­la sal­dır­mak­ta, ka­ran­fil­le­re kar­şı gaz bom­ba­sı, ba­sınç­lı su kul­la­nı­la­rak olay­sız bi­te­cek top­lan­ma­lar sa­va­şa dö­nüş­tü­rül­mek­te­dir.

Bu gö­rü­nüm­ler üzün­tüy­le iz­le­nir­ken Baş­ba­kan Türk Bay­ra­ğı ya­nın­da ta­nıt­ma bay­ra­ğı olan par­ti fla­ma­la­rı­nı da bay­rak say­ma­ya, Ata­türk­lü bay­rak­lar ye­ri­ne on­la­rın asıl­ma­sı­nı is­te­me­ye baş­la­mış­tır. Yurt­taş­la­rı ayı­ran Baş­ba­kan Türk Bay­ra­ğı­’nın Ata­tür­k’­le be­ze­ne­ni­ne kar­şı çık­mış Ata­tür­k’­e “i­şa­re­t” de­miş­tir. Ön­ce­le­ri am­pul ve AB bay­rak­la­rı­nı as­tı­ran ik­ti­dar mi­ting­le­rin­de Türk Bay­ra­ğı­’nı aç­tı­ran ve as­tı­ran da lâik­ler ol­muş­tur. Park­lar­da bay­rak­la­rı ba­sınç­lı su ile kul­la­nıl­maz du­ru­ma ge­tir­ten ik­ti­dar yi­ne Bay­ra­ğı­mı­zın göl­ge­si­ne sı­ğın­mış­tır. Hu­kuk ta­nı­maz ik­ti­dar, hu­kuk­tan söz eder ol­muş­tur. Ger­çek ol­sa üzü­cü olay­lar ya­şan­maz­dı. Cum­hu­ri­ye­t’­in ku­ru­cu­la­rı­na say­gı gös­ter­me­yen, on­la­rı ge­li­şi­gü­zel eleş­ti­ren, 10. Yıl Mar­şı ile alay eden­le­rin sa­vun­duk­la­rı çö­züm sü­re­ci, “dü­ğüm sü­re­ci­” ol­ma­sın.

(Derleme)

Share