logo

03 Ağustos 2013

Selam! (Tutuklu dostlara açık mektup)

Görüşmelerin ve yazışmaların sınırlılığı, yetersizliği, güçlü sert bir engel olarak karşımızdadır. Özlemimizin giderek büyümesine karşın ilişki kuramamanın üzüntüsü içindeyiz. Ceza ve tutukevlerinde bağlı tutulan işlemlerin ağırlığına katlanmak herkesten beklenemeyeceği için bizi anlayışla karşılayıp hoşgöreceğinizi umuyoruz.
Dünyanın başka bir ülkesinde kendi komutanlarına, aydınlarına, bilim adamlarına, yazarlarına, gazetecilerine, gençlerine, bizim ülkemizde olduğu kadar eziyet edildiğini, üstelik bu çağda böyle yaralayıcı işlemlere bağlı tutulduğunu anımsamıyorum. Acımasız bir siyasal kıskaç işlemektedir.
Kiminizle öğretmenlikten, hukukçuluktan meslektaşız. Kiminizle görev gereği karşılaştık, görüştük. Birlikte bulunduğumuz yemekler, etkinlikler, toplantılar, ortamlar oldu. Öğretmeni olduğum sırada okulumun öğrencisi olan, yakınlarımız yoluyla akrabalık kurulan, nikâh tanıklığı yaptığım, yazılarını ve kitaplarını okuduğum, sağlık sorunlarımda unutulmaz katkılarını gördüğüm dostlar, arkadaşlar, seçkin ve saygın yurttaşlar olarak hepinizi arıyor, özlüyorum.

Ulusal ve uluslararası alanda ülkemizi tanıtan başarılı yöneticiler olarak ulusumuzun gönencini artıran, görevlerini gereken özenle yerine getiren, güvenilir Atatürkçü değerlersiniz. Hukukdışı bir eyleme yöneldiğinize asla tanık olmadım. Suç sayılacak bir konuşmanıza, ilişkinize rastlamadım. Bu nedenle üzerinize atılan suçları işlediğinize inanmıyorum. Görevinize, işinize, hukuka bağlılığınızda bir zayıflık ve olumsuzluk görmedim. Gericilik, yolsuzluk, hukuksuzluk konularındaki duyarlılığınızı paylaşmak mutluluğunu kaç kez yaşadım.
Şimdi de dayanma gücünüzü büyük beğeniyle karşılıyor, ailelerinizin, dostlarınızın desteklerine yürekten katılıyorum. Avukatlarınız, gereken çabayı, güçlüklere karşın sürdürüyor, adaletin uygunlukla gerçekleşmesi için tüm hukuk yollarını izliyor. Kamuoyu da ilgili olduğunuz dâvaların mahkeme ve Yargıtay duruşmalarını ibretle izliyor. Artistli iftar gösterilerini de.

Özveriyle yürüttüğünüz çabaların, yurtseverliğinizin övgüye değer olduğunu her zaman anlatıyorum. Sizlerin sakıncalı bir eyleme kalkıştığınızı asla kabullenemiyorum. Adalet, yalanları, yakıştırmaları, yapaylıkları, oyunları saptayıp gerçeği kanıtlayan yüce bir duygudur. Hukuku kullanarak, adaleti saptırarak kin ve intikamla sonuç almak isteyenleri er-geç pişman ve perişan kılar. Size çektirilenler, insanlığını yitirmemiş herkesi üzmektedir. Bu ülke kimsenin çiftliği değildir. Kötülüklerin hesabı mutlaka sorulur. Akıl kurumadıkça, vicdan donmadıkça, ahlâk yitmedikçe, adalet yıkılmadıkça, insanlık ölmedikçe onuru kimse çiğneyemez.

Yakınılan hukuksuzluklar, işlemler, yargılama çelişkileri, kanıt geçersizlikleri yeterince ve yansız biçimde değerlendirilince haksızlıklar giderilir, onarılması güç olan yaralar sarılır. Ulusal ufkumuzu karartan kötülükler ve aykırılıklar son bulur, kişiliğinize yaraşır konuma kavuşursunuz. Asıl yeriniz sevgi, saygı ve güvenle doldurduğunuz yüreğimizdir. Çok yüzlü kötüleri sevindirmemek için bugüne kadar sürdürdüğünüz dik duruşu sonuna kadar götüreceğinize inancımız tamdır. Yargı da sınavdadır.

Siz değil, sizi üzenler, kötü davrananlar, ailelerinizden ayırıp koparanlar, güç durumlara düşürenler düşünsün. Nasıl başkalarının ve kendilerinin yüzüne bakacaklar, görülecek. Yürürlükteki kurallara aykırı davranmakla suçlanmamak ve sizleri üzecek yorumlara neden olmamak için yazacağım çok şeyi sizleri kucaklayacağımız günlere bırakarak sevgi, saygı başta, sağlık ve dayanma gücüyle aydınlık gelecek olmak üzere her yönden iyi dileklerimi yineliyor, adalet güneşinin tüm karanlıkları gidereceğine inancımızı yitirmeyeceğimizi umuyorum. Değerlendirmek üzere kararı da bu umutla bekliyor, 5 Ağustos dayanışmasına katılacakları kutluyorum.

Türk Ulusu’na hakarettir

Güneydoğu’da karakol yapımlarını durdurma çabalarını, İngilizlerin desteğinde ayaklanarak yüzlerce askerimizin ve yurttaşımızın ölümüne neden olduğu için idam edilen isyancı Kürt bağnazı anma töreni devlete, cumhuriyete, Atatürk‘e ve hukuka ihanet, Türk Ulusu’na hakaret ve çok yönlü saldırıdır. Düzenleyip olur verenleri en olumsuz duygularla kınıyoruz.

 

(Yekta Güngör ÖZDEN)

Share