logo

Öy­le mi?

– Yekta Güngör Özden – Sözcü – 20.06.2013 – 

Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı ba­ğı­rıp ça­ğı­ra­rak, ka­ra­la­yıp suç­la­ya­rak ken­di ku­sur­la­rı­nı bas­tı­ra­ca­ğı­nı, kar­şı­sın­da­ki­ler­den üs­tün çı­ka­ca­ğı­nı san­mak­ta­dır. İn­sa­nın en za­yıf ya­nı, ken­di­ni al­dat­ma­sı­dır. Dev­let iş­le­ri­nin, özel­lik­le ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­le­rin ge­rek­tir­di­ği tu­tum ve dav­ra­nış­lar­dan tü­müy­le uzak yö­ne­liş­ler ya­rar de­ğil za­rar ge­ti­rir. Ül­ke için­de seç­me­ne ses­le­nir gi­bi ül­ke dı­şı­na ses­len­mek, suç­la­mak, sa­vun­mak, ya­nıt­lar ver­mek sa­nıl­dı­ğı ka­dar ko­lay de­ğil­dir. De­ği­şik öl­çü­le­ri, de­ğer­len­dir­me­le­ri, amaç­la­rı, bek­len­ti­le­ri olan dış ül­ke­ler dav­ra­nış­la­rıy­la so­ğuk ama ger­çek­çi ol­mak­ta­dır­lar.

Genç­lik olay­la­rı ne­de­niy­le ik­ti­da­rı uya­ran ül­ke tem­sil­ci­le­riy­le ku­rul tem­sil­ci­le­ri­ne yö­ne­lik tep­ki­ler bi­rer ka­ba­da­yı­lık gös­te­ri­si ni­te­li­ğin­de ol­muş­tur. Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı bir ara Av­ru­pa Par­la­men­to­su Sos­ya­list Grup Baş­ka­nı Swo­bo­da­‘ya “..Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu­’nu eleş­ti­ri­yor­du, şim­di be­ni eleş­ti­ri­yo­r” di­ye ser­ze­niş­te bu­lun­du. Ya­ni Kı­lıç­da­roğ­lu­‘nu eleş­ti­ren RTE­‘ı eleş­tir­me­me­liy­miş. Her­kes eleş­ti­ri­lir. Eleş­ti­ri­le­cek olan her şey eleş­ti­ri­lir.

Av­ru­pa Bir­li­ği ile im­za­la­nan 3.10.2005 gün­lü Mü­za­ke­re Bel­ge­si­’ni unu­tup AB tem­sil­ci­le­ri­nin eleş­ti­ri­le­ri­ne kar­şı çık­mak tam bir çe­liş­ki­dir. Cum­hur­baş­ka­nı­’nın AB iliş­ki­le­ri­ne de­ği­ne­rek eleş­ti­ri­le­re olum­suz yak­la­şı­mı da böy­le­dir. Son olay­lar­da ik­ti­da­rı yurt­taş­la­ra kar­şı sert dav­ra­nış­tan alı­ko­ya­cak et­kin yol ve yön­tem­le­rin hiç­bi­ri­si­ni kul­lan­ma­mış­tır. RTE ile bir bü­tün­lük, bi­li­nen bir iki­lik gö­rü­nü­mü ver­miş­tir.

Olum­suz ola­sı­lık­lar

Si­ya­sal ko­nu­lar­da her za­man, her şe­yi kes­tir­mek ola­nak­lı ol­ma­dı­ğı gi­bi doğ­ru da de­ğil­dir. De­ğiş­me­ler, hız­lı olu­şum­lar, bek­len­me­dik du­rum­lar si­ya­se­tin do­ğa­sın­da var­dır. Son olay­lar­da so­rum­lu olan kol­luk güç­le­ri gö­rev­li­le­riy­le yö­ne­tim üst­le­ri­nin giz­len­me­si, yap­tık­la­rı iş­le­me bağ­lı tu­tul­sa da so­nuç­suz kal­ma­sı, sa­vun­ma­da­ki yurt­taş­la­rın do­ğal ko­run­ma ha­re­ket­le­ri­nin “sal­dı­rı­” de­ni­le­rek ölüm­le­rin, has­ta­lık­la­rın, sa­kat­lık­la­rın, ka­ba ve sert dav­ra­nış­la­rın ge­çiş­ti­ri­lip ka­pa­tıl­ma­sı ola­sı­dır. Ko­nuş­ma­lar, yak­la­şım­lar bu­nu gös­te­ri­yor.

Alan­la­rı na­sıl dol­dur­duk­la­rı bi­li­nen ik­ti­da­rın top­lum­sal ba­rı­şa yö­ne­lik sı­cak yak­la­şım­lar ye­ri­ne, sert­lik ve ku­tup­laş­ma­yı seç­me­si de­mok­ra­tik an­la­yış­la­rın­da­ki tu­tar­sız­lı­ğın so­mut­laş­ma­sı­dır. Yurt­taş­la­rı ay­rı par­ti­le­rin üye­si ve yan­lı­sı ol­sa­lar bi­le in­san, yurt­taş, dost, kom­şu, ar­ka­daş ola­rak bir­lik için­de tu­ta­cak söz­ler et­mek ye­ri­ne kış­kır­tı­cı, sal­dır­gan ya­pa­cak ko­nuş­ma­lar ya­pıl­mak­ta­dır.
Baş­ba­kan, be­le­di­ye­ler baş­ta, ki­mi ku­rum­la­rın des­te­ğiy­le ya­pı­lan mi­ting­le­ri ba­şa­rı say­ma­ma­lı­dır. Kul­lan­dı­ğı güç, ken­di gü­cü ya da par­ti­si­nin gü­cü de­ğil, dev­le­tin gü­cü­dür. Kul­lan­dı­ğı ar­go söz­cük­ler, ya­kı­şık­sız ben­zet­me­ler, sal­dı­rı­la­rı, ya­kış­tır­ma ve suç­la­ma­la­rı kav­ga­cı ve di­ren­gen ki­şi­li­ği­ni yan­sıt­mak­ta­dır. Dü­zen­le­di­ği top­lan­tı ve gö­rüş­me­ler­de­ki tu­tu­mu da bu­na bağ­lan­ma­lı­dır. Yan­daş­la­rın ga­ze­te du­yu­ru­la­rı da…

Çı­kar­la­rı­nı ik­ti­da­ra bağ­la­yan­lar­la yan­daş­lar, ya­naş­ma­lar, ya­la­ka­lar, dö­ne dö­ne kü­çü­len­ler, kuy­ruk­lar, bağ­naz­lar ve ay­maz­lar el ele ve­re­rek ay­rış­ma­la­ra tuz-bi­ber ek­ti­ler. Mi­ting­ler bö­lün­me­ye yol al­dır­dı. Üzü­le­rek be­lir­te­lim ki top­lu­mu ay­rış­tır­ma ve ku­tup­laş­tır­ma­yı düş­man­lar uğ­raş­sa bu çiz­gi­ye ge­ti­re­mez­di. İk­ti­dar için de­ğer mi? Ya­pı­lır mı? Ulu­sa kı­yı­lır mı?

De­di­ko­du­la­rı alan­la­ra ta­şı­yıp ger­çek­miş gi­bi yurt­taş­la­rı kış­kırt­mak için abart­mak, efe­len­mek bir Baş­ba­ka­n’­a hiç mi hiç ya­kış­mı­yor. İs­tan­bul mi­tin­gin­de po­li­sin si­lah kul­lan­ma­sı­na ye­şil ışık sa­yı­la­cak söz­le­ri de, “te­rö­rist, ça­pul­cu, il­le­gal ör­gü­t” söz­le­ri de böy­le. Ni­çin, bek­len­ti­le­ri­ni açık­lar­ken bi­le olay çı­ka­ran BDP’­li­ler­le PKK’­lı­la­ra bir şey söy­le­nip ya­pıl­mı­yor? Bir­lik­te­lik da­ya­nış­may­la yü­rü­yen sü­reç bo­zul­ma­sın di­ye mi? Ulu­su, Türk-kürt ay­rı­mın­dan son­ra Müs­lü­man­la­rı ta­ri­kat­la­ra, ce­ma­at­le­re, mez­hep­le­re, böl­me­le­ri yet­mi­yor­muş gi­bi şim­di de yüz­de el­li­’le­re bö­lü­yor­lar. Ama “du­ran ada­m”­lar tüm kö­tü­lük­le­ri dur­du­ra­cak.

(Derleme)

Share