logo

Hayret

– Yekta Güngör Özden – Sözcü – 06.07.2013 – 

Si­ya­sal ya­şam­da­ki ye­ter­siz­lik ve bo­zuk­luk­la­rın ne­den ol­du­ğu şa­şır­tı­cı du­rum­lar bir­bi­ri­ne ek­le­ne­rek sür­mek­te­dir. “Ba­rış sü­re­ci­” adıy­la yü­rü­tü­len gö­rüş­me­ler ve iz­le­nen uy­gu­la­ma­lar de­ği­şik olum­suz­luk­la­rı içer­mek­te, hu­kuk dev­le­tin­de ya­şan­ma­sı ola­nak­sız ay­kı­rı­lık­la­rı kap­sa­mak­ta­dır. On­bin­ler­ce yurt­ta­şın ka­nı­na gir­miş bir ör­gü­tün ele­ba­şı­na “Sa­yı­n” di­ye­rek onun buy­ruk­la­rı­nı ye­ri­ne ge­tir­me­yi il­ke edin­miş ki­mi­le­ri ya­sa­ma or­ga­nın­da üye ola­rak bu­lun­mak­ta, te­rör ör­gü­tü­nün is­tem ve da­yat­ma­la­rı­nı sa­vun­mak­ta, bas­kı ve teh­dit­ler­le dev­let kar­şı­sın­da dev­let gi­bi dur­mak­tan çe­kin­me­mek­te­dir. Öte yan­dan, yurt için­de­ki te­rör ör­gü­tü üye­le­ri si­lah bı­rak­ma­dan, is­te­di­ği gi­bi çe­kil­di­ği­ni söy­le­mek­te ya da çe­kil­me gö­rün­tü­sü al­tın­da yan­daş­la­rın yan­sıt­tı­ğı gö­rün­tü­le­ri ver­mek­te, dev­le­tin yet­ki­li güç­le­ri­nin ve bi­rim­le­ri­nin an­lam­sız hoş­gö­rü­süy­le haf­ta­lar sü­ren yol­cu­lu­ğu omuz­la­rın­da­ki ve el­le­rin­de­ki si­lah­lar­la yap­mak­ta, bu hu­kuk­suz­lu­ğa kim­se se­si­ni çı­kar­ma­mak­ta, bir iş­lem yap­ma­mak­ta­dır. Üs­te­lik, da­yat­ma­la­rı Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ğin­de ve ya­sa­lar­la gü­ven­ce­ye alın­maz­sa “ge­ri dö­ne­cek­le­ri­” teh­di­din­den de çe­kin­me­mek­te­dir­ler. İk­ti­da­rın sem­pa­ti ka­zan­ma­sı için dev­le­tin âciz, güç­süz, hu­kuk­suz du­ru­ma dü­şü­rül­me­si yeğ­len­miş­tir. Te­rör ör­gü­tü, İm­ra­lı gö­rüş­me­le­ri ile dev­le­tin mu­ha­ta­bı ya­pıl­mış­tır. Öy­le­ki ya­ban­cı­lar bi­le sü­re­cin so­nuç­lan­ma­sı için ör­güt ele­ba­şı­nın ser­best kal­ma­sı­nı öner­mek­te­dir­ler. Tu­tuk­la­ma­la­rı ce­za­ya dö­nü­şen as­ker­le­ri, bi­lim adam­la­rı­nı, ga­ze­te­ci­le­ri gün­de­me ge­ti­ren pek az kim­se var­dır. Tüm ça­ba­lar ve Mec­lis ta­ti­le gir­me­den çı­ka­rıl­ma­sı is­te­nen ya­sa­lar PKK’­lı­lar­la KCK’­lı­lar için­dir. As­ya­’nın ka­pı­sı Tür­ki­ye, AB ve ABD için yol­ge­çen ha­nı ya­pıl­mak is­ten­mek­te­dir. PKK te­rö­rü­nü Tür­ki­ye üze­rin­de bir bas­kı ara­cı tü­rün­de kul­lan­mak için kol­la­yan AB­D’­nin Or­ta­do­ğu Pro­je­si­’ni gün­dem­den kal­dır­dı­ğı­na iliş­kin bir be­lir­ti yok­tur. Ara­da sı­ra­da öz­gür­lük­ler ko­nu­sun­da uya­rı ni­te­li­ğin­de açık­la­ma­lar yap­sa­lar da Bü­yü­kel­çi ara­cı­lı­ğıy­la “Tür­ki­ye de­mok­ra­si­si­ne gü­ven­dik­le­ri­ni­” de söy­le­mek­te­dir­ler. Bu­gün­kü ya­pı­nın adın­dan baş­ka ne­re­si de­mok­ra­si ise. AB üye­le­ri­ni hu­kuk­dı­şı din­le­yen ABD için Tür­ki­ye “çan­ta­da kek­li­k”­tir.

Yal­nız bun­lar mı?

Ge­zi Par­kı ve Be­şik­taş Çar­şı Gru­bu ey­lem­ci­le­ri­ni ca­mi­ye ayak­ka­bı­la­rıy­la gir­mek­le ve ca­mi­de bi­ra iç­mek­le suç­la­yan Baş­ba­ka­n’­ın olay­la­rı ter­si­ne çe­vi­re­rek “fa­iz lo­bi­si, ya­ban­cı­lar et­ki­si, il­le­gal grup­la­r” ya­kış­tır­ma­sı, po­li­sin şid­de­ti­ni sa­vu­nup güç­len­dir­me söz­le­ri ya­nın­da ey­lem­ci­le­ri ya­kıp yık­mak­la eleş­tir­me­si de şaş­kın­lık ya­rat­mış­tır. Ki­tap oku­ma, dik dur­ma, ka­ran­fil da­ğıt­ma ve bi­ra­ra­da ol­ma­yı suç sa­ya­rak mü­da­ha­le ba­ha­ne­le­ri ya­rat­mak­ta da us­ta yö­ne­ti­ci­ler dev­le­te olan gü­ve­ni sars­mış­lar­dır. Asıl şa­şır­tı­cı du­rum, bi­li­nen-bel­li yar­gı­la­ma­lar­dır. Ya­kın­ma­la­rın ne öl­çü­de hak­lı olup ol­ma­dı­ğı tem­yiz in­ce­le­me­siy­le or­ta­ya çı­ka­cak­tır. Yar­gı bü­yük bir sı­nav aşa­ma­sın­da­dır. Ya­zı­lıp du­yu­ru­lan, iz­le­nen ya­kın­ma ko­nu­su hu­kuk­suz­luk­la­rın na­sıl de­net­le­nip de­ğer­len­di­ri­le­ce­ği gö­rü­le­cek­tir. Bal­yoz Da­va­sı­’nın bin­ler­ce say­fa­lık dos­ya­sı­nın kı­sa sü­re­de Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı­’n­ca oku­nup bi­ti­ri­le­rek teb­liğ­na­me dü­zen­le­me­si­nin ne öl­çü­de ina­nı­lır ve gü­ve­ni­lir ol­du­ğu da il­gi­li Da­ire’­nin in­ce­le­me­siy­le bel­li ola­cak­tır. ABD Mer­kez Ban­ka­sı­’nın açık­la­ma­sıy­la baş­la­yan eko­no­mik çal­kan­tı­nın Tür­ki­ye dal­ga­la­rı­na na­sıl kar­şı ko­nu­la­ca­ğı, “Güç­lü eko­no­mi­”nin na­sıl da­ya­na­ca­ğı, yak­la­şan Yük­sek As­ke­ri Şû­ra top­lan­tı­la­rı sı­ra­sın­da ve son­ra­sın­da ay­rıl­ma­lar­la tar­tı­şı­lan Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­’nin na­sıl bi­çim­le­nip yö­ne­til­di­ği de önü­müz­de­ki sü­reç­te da­ha iyi an­la­şı­la­cak­tır. Şaş­kın­lık­lar ve me­rak­lar sa­nı­rız gi­de­ri­le­cek­tir. Et­hem SA­RI­SÜ­LÜ­K’­ü öl­dü­ren po­li­sin cum­hu­ri­yet sav­cı­lı­ğın­ca is­te­nen tu­tuk­lan­ma­sı­na iliş­kin red ge­rek­çe­si­nin (po­li­sin si­la­hı­nın atı­lan taş­la yön de­ğiş­tir­di­ği, ko­run­ma sa­vun­ma­sı, be­de­ni­ne 37 taş atıl­dı­ğı sa­vı, linç edil­mek is­ten­di­ği, kas­kı­nın alın­dı­ğı vd. hu­sus­lar) de­ğer­len­di­ril­me­si de il­ginç ola­cak­tır. Baş­ba­ka­n’­ın po­lis­le­ri “des­tan ya­zan kah­ra­ma­n” ilan et­me­si de.

 

 

 

(Derleme)

Share