logo

Ders

– Yekta Güngör ÖZDEN – Sözcü – 06.06.2013 – 

İs­tan­bul, Tak­sim-Ge­zi Par­kı kı­vıl­cı­mı bir öz­gür­lük ate­şi­ne dö­nüş­tü. Öz­gür­lük ate­şi bir kez ya­kı­lır­sa sön­mez ve sön­dü­rü­le­mez. Cum­hur­baş­ka­nı­’nın ge­çen on yı­la iliş­kin bi­ri­kim­den söz et­me­si, Baş­ba­kan Yar­dım­cı­la­rın­dan Ha­cı B.Arın­ç‘­ın özür di­le­me­si, yö­ne­ti­min buy­ru­ğuy­la hal­ka so­pa ile sal­dı­ran, ev­le­rin pen­ce­re ca­mı­nı kı­rıp içe­ri­ye gaz sı­kan, yurt­taş­la­rın baş­la­rı­nı he­def ala­rak gaz bom­ba­sı atan ki­mi po­lis­le­rin gü­ven­ce­si araş­tı­rı­lıp sap­tan­ma­lı, so­rum­lu­la­rı­na ge­re­ken ders ve­ril­me­li­dir. Avu­tu­cu söz­ler, bi­çim­sel iş­lem­ler­le so­rum­lu­la­rı ka­yır­mak ve kur­tar­mak, hu­ku­ka açık kı­yım­la­rın ya­nın­da bi­çim­sel ka­lan de­mok­ra­si­ye de büs­bü­tün kıy­mak olur.

Or­ta­do­ğu­’nun gi­de­rek da­ha çok ka­rış­tı­ğı, inanç ve mez­hep kav­ga­la­rı­nın iç sa­vaş­la ge­niş­le­ye­rek Av­ru­pa­lı sö­mü­rü­cü­le­re umut ver­di­ği gün­ler­de Tür­ki­ye­’de halk tep­ki­le­ri ya­yıl­ma­ya baş­la­dı. Yurt­taş­la­rın de­mok­ra­tik du­yar­lı­ğı, ulu­sal ya­pı­ya sa­hip çık­ma bi­lin­ci, ik­ti­da­rın Os­man­lı öz­le­mi ve özen­ti­siy­le ya­şa­mın her ala­nı­nı ka­rart­ma gi­ri­şim­le­ri­ne yo­ğun­la­şan tep­ki­le­ri açık­la­ma­ya yö­nelt­ti. Olay­lar­dan ik­ti­da­rın al­ma­sı ge­re­ken ders, de­mok­ra­si, hu­kuk, in­san hak­la­rı ve öz­gür­lük­le­riy­le çağ­daş­lık der­si­dir.

Ya­şam bir dershanedir

Ya­şam hem ders­tir, hem ders­ha­ne­dir. İk­ti­da­rın dev­let gü­cü­nü kö­tü­ye kul­lan­ma bi­çi­min­de­ki po­lis sal­dı­rı­la­rıy­la ya­rat­tı­ğı olum­suz­luk­lar, hal­kın di­ren­me­si kar­şı­sın­da iyi­ce be­lir­gin­leş­miş, ku­sur­lu ve so­rum­lu ol­duk­la­rı­nı ka­bul zo­run­da kal­mış­lar­dır. Ne var ki bu­gü­ne ka­dar yap­tık­la­rı, söy­le­dik­le­ri, top­lu­ma da­yat­ma­ya ça­lış­tık­la­rıy­la dö­nüş­le­ri ve yad­sı­ma­la­rı gö­ze­ti­lir­se, ge­re­ken der­si al­dık­la­rı­na ve bu doğ­rul­tu­da­ki söz­le­ri­ne inan­mak güç­tür. Ay­rış­tır­ma ve ku­tup­laş­tır­ma yü­rü­yüş­le­ri her alan­da so­mut bi­çim­de or­ta­da­dır.
SÖZ­CÜ­’nün dün bi­rin­ci say­fa­da açık­la­dı­ğı du­rum­lar hu­kuk ve in­san ta­nı­maz­lı­ğın bo­yut­la­rı­nı gös­te­ri­yor­du. Özel ya­şa­ma kap­sam­lı bi­çim­de ka­rı­şıl­dı­ğı gi­bi eleş­ti­ri­le­re ve­ri­len kar­şı­lık­lar da ki­şi­lik­le­re sal­dı­rı bi­çi­min­dey­di. “İ­ki ay­yaş, ça­pul­cu­” söz­le­ri si­ya­set adam­la­rı­na as­la ya­kış­ma­ya­cak ni­te­le­me­ler­di. He­le “Yüz­de el­li­yi ev­le­rin­de zor tu­tu­yo­ru­m” sö­zü­nün yan­sıt­tı­ğı du­rum tam bir zor­ba­lık ve kı­yım çağ­rı­sı idi. İk­ti­da­ra oy ve­ren her­kes ik­ti­da­rın mi­li­ta­nı, uşa­ğı ol­ma­dı­ğı gi­bi ik­ti­dar yüz­de yüz oy al­mış ol­sa da her is­te­di­ği­ni ya­pa­maz. Yurt­taş­la­rı bir­bi­ri­ne kır­dır­ma­yı gö­ze alan bir ik­ti­da­rın gö­zü dön­müş de­mek­tir. Baş­ba­ka­nı yurt­dı­şın­dan dö­nü­şün­de ala­yı­va­la ile kar­şı­la­mak da böy­le. Kar­şı­la­ma ya­rı­şı­na gi­ri­şi­lir­se her­kes ve her ke­sim ken­di­ne gö­re ka­la­ba­lık top­la­ya­bi­lir. Yurt­taş­la­rı kar­şı kar­şı­ya ge­tir­mek as­la doğ­ru bir yak­la­şım de­ğil­dir. “Si­zin hiz­met­ka­rı­nı­zı­m” di­ye­rek üst­ten ba­kış­la­rı­nı iç­ten­lik­li gös­ter­me­ye ça­lı­şan Baş­ba­kan iyi dü­şün­me­si ge­re­kir.

İyi niyetle bekliyoruz

Çev­re­ye za­rar ver­me­dik­çe, kı­rıp dök­me­dik­çe, ya­kıp yık­ma­dık­ça, marş­lar ve şar­kı­lar söy­le­ye­rek, bay­rak ve pos­ter­ler ta­şı­ya­rak duy­gu ve dü­şün­ce­le­ri­ni açık­la­ya­rak tep­ki­le­ri­ni be­lir­ten yurt­taş­la­ra po­lis cop­la, tek­me to­kat­la, so­pay­la, gaz­lar­la sert ve aşı­rı elat­ma­sa olay­lar bü­yü­mez, ül­ke­mi­zi dı­şar­da da güç du­rum­da bı­ra­kan uya­rı­la­ra ne­den olan olum­suz­luk­lar ya­şan­maz­dı. Su­ri­ye yö­ne­ti­mi­nin hal­ka ezi­ye­tin­den ya­kı­nan­lar Tür­ki­ye­’de­ki po­lis şid­de­ti­ne ne di­ye­bi­lir­ler? Du­da­ğı­na iç­ki do­ku­nan her­ke­se “al­ko­li­k” di­yen­ler ken­di­le­ri­nin ne du­ru­ma düş­tük­le­ri­nin ayır­dın­da ola­bi­lir mi?

“Kır­mı­zı çiz­gi­le­ri­mi­z” di­ye­rek 12 Ey­lül 2012 hal­koy­la­ma­sın­dan ge­çen olum­suz Ana­ya­sa de­ği­şik­lik­le­ri­ni da­yat­mak­tan vaz­geç­me­yen ik­ti­da­rın kö­tü alış­kan­lık­la­rı­nı bı­ra­ka­ca­ğı inan­cın­da de­ği­liz. Yi­ne de iyi ni­yet­le bek­le­ye­ce­ğiz. Olum­lu ge­liş­me­ler um­mak is­te­riz.Top­lum psi­ko­lo­ji­si çok de­ğiş­ken­dir. Top­lum­sal ey­lem­le­rin fre­ni yok­tur. İk­ti­dar, mut­suz et­mek için, elin­den ge­le­ni yap­mak­tan vaz­ge­çip ku­tup­laş­ma­yı, ay­rış­ma­yı gi­de­rip ulu­sal bir­li­ği sağ­la­ya­cak ger­çek­çi, akıl­cı, yurt­se­ver adım­la­rı at­ma­lı­dır. Mu­ha­le­fet de üze­ri­ne dü­şe­ni yap­ma­lı, du­rak­sa­ma­yı bı­rak­ma­lı­dır.

Si­ya­set­te zor­ba­lı­ğın, ka­ba­da­yı­lı­ğın, kül­han­bey­li­ğin sök­me­di­ği­ni, da­yat­ma ve teh­dit­le­rin ge­çer­li ol­ma­ya­ca­ğı­nı her­kes bil­me­li, öğ­ren­me­li­dir. Yurt­taş­la­rı bir­bi­ri­ne dü­şür­mek, bir­bi­ri­ni kır­ma­ya ça­lış­mak en bü­yük sap­kın­lık­tır.

(Derleme)

Share