logo

Ders

Ba­tı ede­bi­ya­tı­nın ün­lü ya­pıt­la­rın­dan “Don Ki­şo­t” İs­pan­yol ya­zar Mi­gu­el de Cer­van­te­s’­in­dir. İlk bö­lü­mü­nü 1605’te, ikin­ci bö­lü­mü­nü 1615’te ta­mam­la­mış­tır. Za­ma­nın­da va­li­ler yar­gıç­lı­ğı­nı da bir­lik­te yü­rüt­tü­ğün­den gü­nü­nün ko­şul­la­rı­na eği­len, so­run­la­rı ya­şa­yan ya­zar, yö­ne­tim­de ve yar­gı­la­ma­da özen gös­te­ril­me­si ge­re­ken yön­le­re de­ği­ne­rek uya­rı­lar­da bu­lun­muş­tur. Gü­nü­müz­de il­giy­le kar­şı­lan­ma­sı ge­re­ken, içe­ri­ği yep­ye­ni kal­mış an­la­tım­la­rı okur­la­rı­mız­la pay­laş­mak, bi­len­le­rin bel­lek­le­ri­ni se­rin­let­mek­te ve bil­gi­le­ri­ni ye­ni­le­mek için il­gi­li bö­lüm­le­rin­den ki­mi sa­tır­la­rı aşa­ğı­ya alı­yo­ruz:
“Man­ça­’lı Don Ki­şo­t’­un se­yi­si ve can yol­da­şı San­ço Pan­ço, ken­di­si­nin va­li ola­rak ta­yin edil­me­si­ni çok is­ter… İs­pan­yol Dük ve Dü­şe­s’­i ta­ra­fın­dan bir Ada­’ya va­li ola­rak gön­de­ri­len San­ço Pan­ço­’ya, Don Ki­şot şu tav­si­ye ve uya­rı­lar­da bu­lu­nur:
– Hal­ka kar­şı gü­ler yüz­lü ol! So­yu so­pu ye­rin­de ol­ma­yan bir va­li, hal­kı­nı gü­ler yüz­le yö­net­me­li­dir… Öl­çü­lü bir gü­ler­yüz­lü­lük, in­sa­nı de­di­ko­du­dan kur­ta­rır…
– Köy­lü bir ai­le­den gel­di­ği­ni söy­le­mek­ten sa­kın utan­ma..! Ai­len­den utan­ma­dı­ğı­nı gö­rün­ce, se­ni bu­nun­la utan­dır­mak kim­se­nin ak­lı­na gel­me­ye­cek­tir…
– Ya­şam ku­ra­lı ola­rak ken­di­ne er­dem­li ol­ma­yı seç ve er­dem­li­lik yo­lun­dan ay­rıl­ma­ma­ya ça­lış! O tak­dir­de ne kral­lık­ta ne de va­li­lik­te gö­zün olur…
– Soy-sop ba­ba­dan oğu­la ge­çer. Er­dem ise alın te­riy­le ka­za­nı­lır ve soy-sop­tan ge­len üs­tün­lük­le­re be­del­dir.
– Çok dik­kat­li ol..! Çün­kü, bir yar­gı­cın eşi­ne ve­ri­len ar­ma­ğan­lar bi­le, o yar­gı­cın he­sa­bı­na ya­zı­lır…
– Sa­kın ola key­fi bir yö­ne­ti­me yel­ten­me! Bu, ken­di­si­ni kur­naz sa­nan bil­gi­siz­le­rin işi­dir…
– Zen­gi­nin va­at­le­ri ve ar­ma­ğan­la­rıy­la, yok­su­lun hıç­kı­rık­la­rı ara­sın­da doğ­ru­yu bul­ma­ya ça­lış..!
– Ta­raf­sız­lı­ğı el­den bı­rak­ma! Suç­lu­ya hoş­gö­rüy­le bak ve onu, ya­sa­nın yum­ru­ğu al­tın­da ez­me..!
– Sert bir yar­gı­cın ünü, yü­re­ği yuf­ka ola­nın­kin­den da­ha üs­tün de­ğil­dir…
– Ada­let te­ra­zi­si­nin to­pu­zu­nu ha­fif­çe ka­çı­ra­cak­san bi­le, bu, ar­ma­ğan­la­rın ağır­lı­ğın­dan do­la­yı ol­ma­sın; acı­dı­ğın için ol­sun…
– Bir gün, düş­man­la­rın­dan bi­ri­si­ni yar­gı­la­man ge­re­kir­se, yü­re­ğin­de­ki hın­cı çı­kar at. Yal­nız­ca bul­gu­la­rın gös­ter­di­ği doğ­ru­ya bak..!
– Eğer gü­zel bir ka­dın ge­lip de, sen­den ada­let is­ter­se; onun göz­yaş­la­rı­nı gör­me, in­le­me­le­ri­ni duy­ma..! Er­de­mi­ni yi­tir­mek is­te­mi­yor­san, so­ğuk­kan­lı­lık­la, so­ru­nu özün­den ya­ka­la­ma­ya ça­lış..!
– Yar­gı­lan­mak üze­re, hu­zu­ru­na çı­kar­tı­lan suç­lu­nun, bir in­san ol­du­ğu­nu dai­ma göz önün­de bu­lun­dur..! Hak­sız­lık et­me­mek ko­şu­luy­la, elin­den gel­di­ğin­ce ba­ğış­la­yı­cı dav­ran..!
Sev­gi­li dos­tum San­ço! Öğüt­le­ri­mi dik­ka­te alır­san, ünün ölüm­süz­le­şir; ba­rış için­de ya­şar­sın. Unut­ma ki, gös­te­ri­şin her tür­lü­sü çir­kin­dir…
* * *
Va­li­lik gö­re­vi bi­tin­ce Ada’­dan ay­rıl­mak üze­re halk­la ve­da­la­şan San­ço Pan­ço­’ya, bir Ada sa­ki­ni, “Sa­yın Va­li, si­zin git­me­niz bi­ze bü­yük bir üzün­tü ve­re­cek ama, ge­le­ne­ğe gö­re, her va­li gö­rev­den ay­rı­lır­ken he­sap ve­ri­r” de­yin­ce, San­ço Pan­ço şöy­le bir ya­nıt ve­rir: “Ben Ada’­dan me­te­lik­siz ay­rı­lı­yo­rum. Ada­’yı iyi yö­net­ti­ği­me bun­dan da­ha iyi bir ka­nıt ola­bi­lir mi..?”
Bu an­lam­lı sa­tır­lar ta­ze­li­ği­ni hiç yi­tir­me­miş­tir. Bir­çok ül­ke için her za­man gö­ze­til­me­si ge­re­ken iç­ten­lik­li ve ger­çek­çi uya­rı­lar­dır. Me­cel­le­’de­ki yar­gıç­lık ni­te­li­ği­ne iliş­kin vur­gu­la­ma­lar gö­ze­ti­lir, anım­sa­nır­sa ada­let da­ğıt­ma gö­re­vi­nin öne­mi da­ha iyi an­la­şı­lır. Gü­nü­müz­de hu­kuk­suz­luk­tan ya­kın­ma­la­rın gi­de­rek art­tı­ğı bir or­tam­da us (akıl), öz­gü­dü-du­yunç (vic­dan), ah­lak, bil­gi ve yan­sız­lık­la do­ku­nan yar­gıç ka­rak­te­ri­ne öz­le­min art­tı­ğı­nı, ka­rar­la­rıy­la gü­ven du­yu­ran yar­gıç­la­rın be­ğe­niy­le kar­şı­lan­dı­ğı­nı, mes­le­ğin say­gın­lı­ğı­na özen gös­te­ren­le­rin hal­kın umut ve gü­ve­ni­ni güç­len­dir­di­ği­ni vur­gu­la­mak is­te­riz. Hu­ku­ku si­ya­sal­laş­tı­ran­la­rın ve hu­ku­ku si­ya­se­te araç kı­lan­la­rın, ik­ti­dar et­ki­si­ne açık olan­la­rın unu­tu­lup gi­de­cek­le­ri­ni de…
Ana­ya­sa us­ta­la­rı­mız­dan Prof. Dr. Müm­taz SOY­SA­L’­ın “Türk mo­de­li­ni çö­ker­te­cek ba­ba­yi­ğit ana­sın­dan he­nüz doğ­ma­dı ve doğ­maz da­” sö­zü­nü (Cum­hu­ri­yet, 8/7/2013) anım­sa­ta­rak.

 

 

(Yekta Güngör ÖZDEN)

Share