logo

Apo, sağlıkla baskı altına alacak

-Saygı Öztürk – Sözcü – 03.07.2013 – 

 PKK’nın önceliği ana dilde eğitim, seçim barajının yüzde 10’un altına indirilmesi, eyalet sistemine geçilmesi değil. İstenen Abdullah Öcalan’ın bir an önce cezaevinden çıkmasını sağlamak. Başlangıçta belki “ev hapsi” olabilir ama böyle bir yol açılırsa, Apo’nun ev hapsi de uzun sürmez… “Öcalan’a özgürlük” sloganları atılıyor. İşte bu çabalarla Abdullah Öcalan da başka bir “açılım süreci” başlatıyor. Kendisinin bağımsız doktorlar heyeti tarafından muayene edilmesini, özellikle psikolojik durumunun dikkate alınmasını istiyor. Öcalan’ın sağlık durumu için 10 yıl önce başlatılan kampanya, bu kez Öcalan’ın girişimiyle başlatılıyor.

15 günde bir genel kontrol

Silivri Cezaevi’nde doktora gitmenin ne büyük zorluk olduğunu orada bulunan tutukluların yazdıkları kitaplardan, mektuplardan öğreniyoruz. Peki Abdullah Öcalan için neler yapıldığını da Bursa İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden öğrenelim: “İmralı Adası’nda sürekli bir doktorumuz bulunur. Bunlar haftada bir değişir. Orada görevli doktor yalnız Abdullah Öcalan değil, cezaevi personelinin de sağlık durumlarıyla da ilgilenir. Askerler için de ayrıca bir askeri doktor bulunuyor. Abdullah Öcalan istediği zaman tansiyon ve nabzı ölçülüyor, diğer şikayetleri dinleniyor. Öcalan, sağlığına çok dikkat eder, o yüzden sıkça doktor ister. Öcalan’ın şikayetleri olduğu zaman şikayet konusuna göre İmralı Adası’na doktorlar heyeti gönderilmesi planlanır. Gidecek ekibin bile görevden ancak son dakikada haberi olur. Gönderilen doktorlar arasında genellikle dahiliye, genel cerrah, ortopedi, nöroloji, kulak burun boğaz, psikiyatr da bulunur. Öcalan’ın kan tahlili de düzenli olarak yapılıyor. Doktorlar heyetinin hazırladığı ön rapor cezaevi yönetimine verilir. Rapor örneği daha sonra Adalet Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı’na ulaştırılır. İmralı Adası’nda, bir hastanede olması gereken önemli cihazların tamamı bulunuyor. Bu yönden bir sorun yok. Yani, Öcalan’ın başka bir hastaneye kaldırılmasını gerektirecek bir durum yok. Bugüne kadar da sağlık nedeniyle İmralı dışına çıkarılmadı. Öcalan’ın 15 günde, ayda bir genel kontrolü heyet tarafından yapılıyor.”

Öcalan’ın iki rahatsızlığı var

Abdullah Öcalan’ın rahatsızlığı daha çok yalnızlıktan. 16 Şubat 1999’dan bu yana cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan, Suriye’de bulunduğu dönemde iki kez sinüzit ameliyatı oldu. Buna rağmen boğazındaki akıntı nedeniyle rahatsızlığı sürüyor, rahat uyuyamıyor, kuru kuru öksürüyor. Apo’nun boğaz ağrısının bir nedeni de geçmişte çok konuşmasından kaynaklanıyor. İkinci bir rahatsızlığı ise hemoroitten. Apo, plastik sandalyesinde rahat oturamadığından yakınıyor. Ancak, bu rahatsızlığı ilaç tedavisiyle giderildi. Şimdi doktorlar hemoroidini sorduklarında “Çok şükür rahatım” diyor. Ancak, Öcalan’ın psikolojisinin iyi olduğu söylenemez. Genel cerrahi muayenesinde saçlı deride biri 2×2 santim, diğerleri 1×0,5 santim ebatlarında üç adet kist belirlendi. Bu kistler de operasyonla alındı. Kolesterol, şeker ölçüleri de normal gözüküyor. Öcalan’dan kan alınacağı zaman da gönüllü olarak kan verdiğine dair imzalı dilekçe alınıyor.”
Öcalan’ın yeni planı
Öcalan da yavaş yavaş anladı ki, kendisini serbest bırakmaya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da gücü yetmeyecek. Kendilerine devlet adına verilen sözlerin yerine getirilmesi bugün mümkün gözükmüyor. O yüzden yeni bir “yol haritası” belirledi. Apo içeriden, BDP dışarıdan bastıracak. Ciddi rahatsız olduğunu belirtip, Devletin kendisini bu haliyle cezaevinde çürüteceğinin mesajını verecek, cezaevinden çıkmasını sağlamak için yabancı ülke doktorlarından bir heyet tarafından muayenesini sağlatmak istiyor. Doktorların Apo’nun psikolojik durumunu gündeme getireceğine de garanti gözüyle bakılıyor. Bunun da siyasi sonuçlar doğurabileceği biliniyor. Peki, Sağlık Bakanlığı kurallarına, otoriteye bağlı olmayan böyle bir heyetin İmralı’ya gitmesine razı olur mu? Bu, Türk doktorlarının otoritenin emirleri doğrultusunda rapor yazdığı, onların raporlarına da, kararlarına da güvenilmeyeceği sonucunu doğurur. Uluslararası bağımsız doktorlar başka bir hukuka göre çalışıyor. Onların vereceği rapor uluslararası kampanyaya haline getirilebiliyor. Verilecek raporda daha çok ruhsal koşullar ön plana çıkarılıyor. Bu durum, kuşkusuz otoriteyi rahatsız edecektir. O yüzden, devlet böyle bir talebi kabul etmez. Ancak, Türk Tabipler Birliği’nden doktor heyeti istenmesi gündeme gelebilir.

Ecevit’in doktoru da İmralı’da

Bir bilinmeyen olayı daha açıklayalım. Bülent Ecevit’in doktorlarından Mücahit Pehlivan da, İmralı Adası’na gidip Abdullah Öcalan’ı muayene etmiş. Yakında İmralı Adası’na BDP heyeti gidecek. Bu ziyaret hayli önem taşıyor. Abdullah Öcalan da bir an önce tahliyesinin sağlanması için ne gerekiyorsa onun yapılmasını isteyecektir. Güneydoğu için ne yaparsanız yapın, Abdullah Öcalan serbest bırakılmadan hiçbir şey yapılmış kabul edilmeyecek…

(Derleme)

Share