logo

AKP’nin Türkiyesi

– Yekta Güngör Özden – Sözcü – 17.06.2013 – 

Da­ha doğ­ru­su “R­TE­’ın Tür­kiye­’si­” de­mek ge­re­kir. Gü­nü­müz Baş­ba­ka­nı­’nın amaç­la­dı­ğı Tür­ki­ye­’den söz edi­yo­ruz. Os­man­lı öz­le­mi ve özen­ti­si dil­le­rin­den dav­ra­nış­la­rı­na, dev­let adı­na yü­rü­tü­len uy­gu­la­ma­la­ra ka­dar be­lir­gin­le­şen ik­ti­dar ke­si­mi ka­mu yö­ne­ti­min­de­ki olum­suz­luk­la­rı bi­rey­le­rin ve ai­le­le­rin ya­şa­mı­nı kap­sa­ya­cak bo­yut­la­ra var­dır­mış­tır. Hal­kın de­mok­ra­tik tep­ki­le­ri­nin yo­ğun­laş­ma­sıy­la açı­ğa çı­kan top­lum­sal ey­lem­ler bu du­ru­mun açık ka­nı­tı­dır.

Ne öl­çü­de sak­la­sa­lar, sa­vun­sa­lar ve ge­çiş­ti­rip de­ğiş­tir­me­ye ça­lış­sa­lar da si­ya­set­ten eko­no­mi­ye, eği­tim­den hu­ku­ka uza­nan ge­niş çiz­gi­de ge­ri­ci adım­la­rı, din­sel atı­lım­la­rı, çağ­daş­lık­la bağ­daş­ma­yan, ger­çek­çi ve iç­ten­lik­li ol­ma­yan iç ve dış iliş­ki­le­ri bu du­ru­mu or­ta­ya koy­mak­ta­dır.

Yur­du­mu­zun kur­tu­luş, cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin ku­ru­luş fel­se­fe­si­ni be­nim­se­me­mek bir ya­na yad­sı­yan, la­ik cum­hu­ri­yet ve ba­rış­çı iz­len­ce ile ka­za­nı­lan­la­rı ve ka­zan­dı­ran­la­rı ka­ra­la­yan, edi­nim­le­ri sa­ta­rak ik­ti­dar­la­rı için kul­la­nan, büt­çe açık­la­rıy­la hal­kın ya­şam ko­şul­la­rı­nı güç­leş­ti­rip ağır­laş­tı­ran, kad­ro­laş­ma ve par­ti­zan­lık­la, ce­ma­at­çi­lik ve ta­ri­kat­çı­lık­la ay­rış­ma­yı ve bö­lün­me­yi iz­le­mek­le ye­ti­nen ik­ti­dar ke­si­mi Os­man­lı dö­ne­mi­nin hort­la­tıl­ma­sı ni­te­li­ğin­de dav­ra­nış­la­ra gi­ri­şi­yor.

Baş­kan­lık sis­te­mi öne­ri­si, Ana­ya­sa­’nın ilk dört mad­de­si­nin de­ğiş­ti­ril­me­si sa­vı, 12 Ey­lül 2010 hal­koy­la­ma­sın­dan ge­çir­dik­le­ri ku­ral­la­rın “kır­mı­zı çiz­gi­le­ri ol­du­ğu­nu­” söy­le­me­le­ri, Türk ve Türk Mil­le­ti kav­ram­la­rın­dan arın­dır­ma is­tem­le­ri­ne ses­siz kal­ma­la­rı, ulu­sun ve Ata­tür­k‘­ün adı­nı an­ma­ma­la­rı gös­te­ri­yor ki hal­kı­mı­zın çe­kin­di­ği re­jim de­ği­şik­li­ği teh­li­ke­si en azın­dan ola­sı­dır. Şe­ri­at­çı dik­ta dü­ze­ni, yurt­se­ver­le­ri kor­kut­mak­ta­dır. Kar­deş kav­ga­sı ür­küt­mek­te­dir. As­lın­da te­miz din­dar­la­rın din sö­mü­rü­sü­ne kar­şı çı­kıp di­ni si­ya­sal­laş­tı­ran­la­rı uyar­ma­sı, se­çim­ler­de des­tek ver­me­me­le­ri ge­re­kir. Ama de­ği­şik bas­kı­lar uy­gu­lan­mak­ta­dır.

Oy­sa

Oy­sa ter­si­ne, ik­ti­da­rın inanç sö­mü­rü­sü si­ya­set ara­cı­nın en ara­nı­lan et­kin bi­çi­mi, okul­la­ra ka­dar inen mes­cit ya­pı­mı ve Baş­ba­ka­n’­ın “Din is­ter­se ya­pı­lı­r” an­la­yı­şı dev­let ça­lış­ma­la­rı­na ege­men ol­muş­tur. Arap ve üm­met özen­ti­si, Or­ta­do­ğu­’nun kan­lı ve ka­rı­şık du­ru­mu­na kar­şın ik­ti­da­rın tut­ku­su­na dö­nüş­müş­tür. Söy­lem­le­ri bu­nun açık ka­nı­tı­dır. Hal­kı ta­nı­ma­yan, hal­ka say­gı duy­ma­yan bu­yur­gan tu­tum hak­lı tep­ki­le­re yol aç­mış­tır. Böl­me, ay­rış­tır­ma, ku­tup­laş­tır­ma ile din­sel ça­ba­lar de­mok­ra­si­yi ateş çem­be­ri­ne sok­muş­tur. Baş­ba­ka­n’­ın ina­dı ar­ta­rak sür­mek­te­dir.

Nev­ru­z’­da Di­yar­ba­kı­r’­da­ki Kürt­çü kal­kış­ma­la­ra kar­şı hiç­bir ön­lem alın­ma­mış, Şır­nak olay­la­rı gör­mez­lik­ten ge­lin­miş ama po­lis sal­dır­ma­dık­ça bir şey yap­ma­yan genç­lik so­pa, su ve kim­ya­sal si­lah olan gaz­la dö­vül­müş­tür. De­mok­ra­si öz­le­mi ve cum­hu­ri­yet­çi ulu­sal ya­pı­yı ko­ru­mak tut­ku­suy­la do­lu genç­lik öte­len­miş, suç­lan­mış­tır. Si­ya­sal kar­ma­şa, ik­ti­da­rın top­lum­sal ve özel ya­şa­ma el at­ma­sıy­la do­ru­ğa çık­mış­tır. Ulu­sal bay­ram­la­ra kar­şı ik­ti­da­rın tu­tu­mu yurt­se­ver­le­ri de­rin­den üz­müş­tür.

Elek­tro­nik ve ile­ti­şim ça­ğı olan 21. yüz­yıl­da ge­liş­me­le­re ayak uy­dur­mak ye­ri­ne la­ik cum­hu­ri­ye­te kar­şıt­lı­ğı­nı de­ği­şik alan­lar­da açık­la­yan ik­ti­dar, dev­le­tin ku­ru­cu­la­rı­na ve on­la­ra iliş­kin ne var­sa de­ğer­siz ve ge­çer­siz kıl­ma­ya ça­lış­mak­ta­dır. Söz­le­ri, iş­lem ve ey­lem­le­riy­le yak­la­şım­la­rı or­ta­da­dır. Ba­rış­çı, hak ve öz­gür­lük­le­riy­le mut­lu kay­naş­mış bir ulus ye­ri­ne Os­man­lı ya­pı­sı­nın yi­ne­len­me­si, dev­le­tin par­ti­leş­me­si, din­ci dik­ta­nın ku­rul­ma­sı, sö­mü­rü­ler­le çı­kar­cı­lı­ğın kök­leş­me­si, edil­gen yurt­taş­lık öte­si üm­met­çi ve ce­ma­at­çi top­lum an­la­yı­şı, fark­lı­lık­la­rı kay­naş­tı­ran kül­tü­rel ve si­ya­sal ço­ğul­cu­luk ye­ri­ne mez­hep­çi­lik ve ay­rış­tır­may­la bö­lü­cü­lük kış­kır­tıl­mak­ta­dır. Çe­kir­de­ğin­den bi­re­yin ol­du­ğu ka­tı­lım­cı­lık­tan kor­kul­mak­ta­dır. Ka­nı­mız­ca, de­mok­ra­si­yi ek­sik de­ğil yok say­dı­ran olum­suz­luk­lar ge­le­ce­ğe iliş­kin en­di­şe­le­ri ar­tır­mak­ta, ik­ti­da­rın kur­mak is­te­di­ği dü­zen Tür­ki­ye­’yi ka­ran­lı­ğa sü­rük­le­mek­te­dir. Ku­tup­laş­ma ve kar­şıt­lık gi­de­rek kes­kin­leş­mek­te, ke­mik­leş­mek­te­dir. İk­ti­da­rın so­rum­lu­lu­ğu her gün art­mak­ta ve ağır­laş­mak­ta­dır.

(Derleme)

Share