logo

13 Ağustos 2013

Vardiya Bizde Platformu Aydın Temsilciliği: “TSK’nın Bölücü Tehditlerle Mücadelesi Engellenmiştir”

 

Vardiya Bizde Platformu Aydın Temsilciliği:

“TSK’nın Bölücü Tehditlerle Mücadelesi Engellenmiştir”

Vardiya Bizde Platformu Aydın Temsilcisi Selma Egesoy, Ergenekon Davası'nda verilen cezalar ve son Yüksek Askeri Şura kararları ile ilgili olarak Ramazan Bayramı'nın son gününde bir açıklama yaptı.

Egesoy, “Adalet yerine gelinceye kadar VARDİYA BİZDE PLATFORMU olarak mücadeleye devam edeceğiz. BALYOZ, ERGENEKON, POYRAZKÖY, ASKERİ CASUSLUK, ODA TV, 28 ŞUBAT, GİZLİ BELGE ve diğer uydurma davalarda yargılananların yakınları başta olmak üzere adalet isteyen tüm yurttaşlarımızı bu mücadelemize katılmaya çağırıyoruz.” dediği basın açıklamasında şunları söyledi:

“Bugün Şeker Bayramı’nın üçüncü ve son günü. Bizler kendi ülkesinde tutsak edilmiş yurtsever aydınların yakınları olarak bayramları yaşayamıyoruz. Ülke sorunlarına duyarlı Türk Vatandaşları olarak, sadece bayramı değil günümüzü bile huzur içinde geçiremiyoruz. Çünkü, ülkemiz bölünme tehdidi altındadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin bölücü tehditlerle mücadelesi engellenmiştir. Şehitlerimizin kemikleri sızlatılmaktadır. Son Yüksek Askeri Şüra kararları ile TSK’nın hiyerarşik yapısı alt üst edilmiş, yüzlerce yıllık geleneği bozulmuş, ordunun siyasete bulaşmasının önü açılmıştır. Çünkü, seyahat özgürlüğümüz bile elimizden alınmıştır. Bizim güvenliğimiz için görev yapması gereken polisimiz, can güvenliğimiz için tehdit haline getirilmiştir. Demokratik tepkisini gösteren insanlarımız dövülmekte, sakatlanmakta hatta öldürülmektedir. Ülkeyi yönetenler aşırı güç kullanımına ve ölümlere üzüntüyle değil zafer kazanmış komutan edasıyla yaklaşmakta, failleri haklı göstermekte hatta korumaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Yağmur çamur demeden soğan işliyorlar

Adalete olan inancımız ve güvenimiz her soruşturma ve kovuşturmadan sonra biraz daha azalmaktadır. Yargı, siyasetin ülkeyi şekillendirme ve intikam aracı haline getirilmiştir. BALYOZ davasında olduğu gibi, ERGENEKON uydurma isimli davada da ÖZEL YETKİLİ MAHKEME, varlığı tespit edilemeyen bir örgüt üzerinden, delile göre değil, kanaate göre karar vermiştir. Her türlü kanunsuzluğa bulaşmış, mahkumiyetler almış, kişiliği bozuk, bölücü terör örgütü üyesi gizli tanıkların ifadeleri her türlü delilden üstün kabul edilmiş, bu tür suç makineleri beraat ettirilirken, iftira attıkları değerli insanlar ağır cezalara çarptırılmıştır. Habur’da devlet onuru ile birlikte ayaklar altına alınan yargımız, SİLİVRİ’de tamamıyla çamura batmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı’nın ve Türk Askerinin terörist sayılması, yargı ve siyasi tarihimize vurulan kara bir lekedir. Türk halkı bu lekeyi görmekte ve kabul etmemektedir. SİLİVRİ yargısının kararları kamuoyu vicdanında yok hükmündedir. Yargıya olan güvenin tazelenmesi için YARGITAY son şanstır. Türkiye’de hukukun, adaletin ve yargıçların varlığına olan inancın can bulması; yüksek yargının bağımsız, tarafsız ve adil olarak vereceği kararlara bağlıdır. Adalet yerine gelinceye kadar VARDİYA BİZDE PLATFORMU olarak mücadeleye devam edeceğiz. BALYOZ, ERGENEKON ,POYRAZKÖY, ASKERİ CASUSLUK, ODA TV, 28 ŞUBAT, GİZLİ BELGE ve diğer uydurma davalarda yargılananların yakınları başta olmak üzere adalet isteyen tüm yurttaşlarımızı bu mücadelemize katılmaya çağırıyoruz. Kamuoyuna saygılarımızla.”

 

(Mücadele Ajans)

Share