logo

25 Temmuz 2013

TZOB Başkanı Bayraktar, Aydın’da İftara Katıldı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Türk çiftçisinin verimli üretim yapmasının önündeki en büyük engel 1929’dan kalma Miras Hukukudur” dedi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Aydın Ziraat Odası tarafından düzenlenecek iftar programı ve Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu toplantısına katıldı. Programa Vali Kerem Al, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mehmet Erdem ve Gültekin Kılınç, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Salih Köksal, TZOB Genel Başkan Vekili Nuri Sorman, Aydın, Denizli, Muğla ve Burdur Ziraat Odaları Başkanlarıyla tarım sektörü temsilcileri katıldı.

Bölge çiftçilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan Aydın Ziraat Odası Başkanı Rıza Posacı, Aydın’ın üretimdeki birçok alanda ilk 10 il arasında yer aldığını belirterek, “İncir, zeytin, kestane ve pamuk üretiminde ilk üç arasında yer alıyoruz. Durum böyle olunca bu iklim ve coğrafyada tarım önemli bir unsur. Nüfusumuzun yüzde 40’ı tarımda bir fiil uğraşmakta. Tarımı ikinci iş olarak düşündüğümüzde her haneye tarımdan gelir ve para akışı sağlanmakta. Bu pencereden baktığımızda tarım olmazsa olmazımız. Sadece bizim için artık dünyada da durum böyle. Önümüzdeki süreçte gıda önemli bir unsur olacak. Belki gıda yüzünden savaşlar çıkacak. Bunun için tarım parlayan sektör olacak. Önümüzdeki yüz yıl çiftçinin yüzünün güldüğü, değerinin bilindiği bir dönem olacak” dedi.

Türkiye’nin 20 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç eden bir ülke olduğunu söyleyen TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün hedeflerinin çok daha büyük olduğunu söyledi. Türk tarımının hedeflerinden söz eden Bayraktar, “Biz Türkiye olarak, bölgemizin ve özellikle Orta Doğu’nun gıda ambarı olmak durumundayız. Hedefimiz bu. Bu hedefe ulaşmak için önümüzde bazı engeller var. Bunları aşmamız lazım” diye konuştu.

Tarım sektörünün rekabetçi bir yapı içerisinde dünyaya açabilmesi için iki önemli engelin aşılması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, Türk çiftçisinin diğer ülkelerle ihracat konusunda yarışabilmesi içinde bu engellerin kaldırılması gerektiğini savundu. Bu engellerden ilkinin ‘Mukayeseli Üstünlük’ olduğunu belirten Bayraktar, verimliliğin dünya ile rekabet edebilmen anahtar formülü olduğunu ifade etti. Bayraktar, “Türkiye’deki tarım sektöründe verimliliği artırmamız gerekiyor. Verimliliği artırmak içinde çok önemli gördüğümüz yapısal sorunları çözmemiz lazım. Bunlardan bir tanesi arazi parçalanması. 1929’da İsviçre’den aldığımız Medeni Hukuk gereğince, arazilerimizi durmadan parçalıyoruz. Maalesef Türkiye’de işletme büyüklüğü 5,5 hektar civarında. Üzülerek ifade ediyorum; Türkiye’de verimli üretim yapmanın önündeki en büyük engeldir. Miras Hukukunun değiştirilmesi noktasında Sayın Başbakanımız, Tarım Bakanımız ve ilgili bakanlarımızla 2 yıldır sürekli görüşüyoruz. Sayın Başbakanımız, en son TZOB ziyaretinde talimatlarını verdiler ve Bakanlığımızın hazırlamış olduğu yeni kanun Meclis gündemine indi. Bunu fevkalade önemsiyoruz. Çünkü bir taraftan arazi parçalanmasının önüne geçeceksiniz ama diğer taraftan da arazi toplulaştırmanız devam edecek. Bu manada Tarım Bakanlığının yaptığı toplulaştırma çalışmalarına da destek veriyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de sulama yatırımlarının hızlı bir şekilde bitirilmesi gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Eğer biz arazilerimizi sulayamıyorsak, arazilerimizden istediğimiz verimi almamız mümkün değil. Bu manada GAP, KOP ve DAP gibi projeleri çok önemsiyoruz ve bu projelerin hızlı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için gerekli desteği TZOB olarak veriyoruz. Bununla birlikte barajlarımızdaki sulama kanallarının da bitirilmesi bizim için çok önemli. Bunun içinde her türlü desteği veriyoruz ve vermeye de hazırız.”

 

“TARIM SEKTÖRÜ ÖRGÜTSÜZ”

Mukayeseli üstünlükte bir diğer sıkıntılarında örgütlenme sorunu olduğuna işaret eden Bayraktar, “Türkiye’de maalesef tarım sektörü örgütsüz. Biz TZOB olarak özel kanunla kurulduk ama Türk çiftçisinin yasal meslek kuruluşuyuz. Yani ekonomik örgütü değiliz. Biz bir şemsiye kuruluşuz. Bizim altımızdaki ekonomik örgütlerin özellikle güçlü olması gerekiyor. Tarım Bakanlığı’nın havza bazlı destekleme planını destekliyoruz ama ekonomisi gelişmiş, tarım sektörü gelişmiş olan bütün ülkelerde planlamayı ve pazarlamayı örgütler yapar. Biz bunu 50 yıldır beceremediğimiz için bunu Bakanlığımızdan bekliyoruz. Her şeye rağmen örgütlenmeyi tamamlamamız lazım. Bu örgütler marifetiyle etimizi, sütümüzü özellikle yaş sebze ve meyvemizi planlı bir şekilde, talebe uygun bir şekilde üretmemiz lazım. Soğuk hava zinciriyle birlikte pazarlama sorununu aşmamız lazım. Hem planlamayı yaparken hem de pazarlamayı beraber götürmemiz lazım. Bunu da ancak örgütlerimizle yapacağız. Bu konuyu Sayın Başbakanımız ve Bakanımızla paylaştık. Özellikle üretici birliklerinin idari ve mali yönden güçlü olması noktasında kanunlarda bir rehabilitasyona ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

 

“AB VE ABD TARIMIYLA RAKABET EDEMİYORUZ”

Gelişmiş ülkelerle mücadelede yaşadıkları ikinci önemli sorunun ise “Mutlak Üstünlük” olduğunun altını çizen Bayraktar, davetlilere Aydın Ovası’nda neden pamuk üretiminin azaldığını sordu. Sorusuna kendisi cevap veren Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

“Çünkü; Gümrük Birliği Anlaşmalarına göre pamuk Türkiye’ye sıfır gümrükle geliyor. Gümrükle koruma tedbiri alamıyoruz. Yani et, süt, hububat ve yağlı tohumlarda yaptığınız pamukta yapamıyorsunuz. Mukayeseli üstünlük rakamlarına baktığımızda bizim pamuktaki verimlilik rakamlarımız AB ülkelerinden ve ABD’deki üreticilerden daha mı aşağıda? Hayır, daya iyiyiz. Mukayeseli üstünlüğü sağlamışız. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki Türk çiftçisi pamukta verimliliği yakalamış. Dünya standartlarının üzerinde pamuk yetiştiriyoruz. Kalite ve standart yakalanmış. Peki niçin mücadele edemiyoruz da yurt dışından pamuk geliyor? Mutlak üstünlükten dolayı. AB ülkeleri ve ABD üreticilerini aşırı miktarda destekliyor. Aşırı miktarda verdikleri desteklerden dolayı biz onların maliyetleriyle baş edemiyoruz. Onlar maliyetlerini aşağı çekiyor, biz çekemiyoruz. Pamukta prim destekleri TZOB’un da girişimleriyle bir hayli arttı. Bu artışa rağmen biz Amerika’nın pamuğuyla baş edemiyoruz. Mutlak üstünlük noktasında üreticilerimizin girdi maliyetlerini aşağıya çekmemiz lazım. Mazot pahalı, gübre pahalı. TZOB olara bir talebimizde mazot ve gübreye verilen desteklerin artırılarak devam etmesidir.”

 

“DÜNYA TARIMI LİBERALLEŞİYOR”

Dünya tarım ticaretinin liberalleştiğine işaret eden Bayraktar, Türkiye’nin de Dünya Ticaret Örgütü kararlarına uymak zorunda olduğunu kaydederek, “Dünya Ticaret Örgütü, artık dünya tarımını liberal hale götürüyor, korumaları kaldırıyor, iç destekleri kaldırıyor ve ihracat desteklerini kaldırıyor. Korumasız bir tarım sektörü rekabet içerisinde olacak. O zaman bu süreç içerisinde bizim gerekli tedbirleri almamız gerekiyor. Türk çiftçisini muhakkak surette verimli bir şekilde üretim yapmasını sağlayacağız. Hükümetimizle bir araya geldiğimizde biz bunları konuşuyoruz, TZOB olarak bunları söylüyoruz ve Türk çiftçisinin muhakkak suretle desteklenmesi gerektiğini ifade ediyoruz” dedi.

Çok zor koşullarda üretim yapan bir Türk çiftçisi olduğunu iddia eden Bayraktar, toplantıya katılan oda başkanlarına seslenerek konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bütün yapısal sorunlarına rağmen Türkiye nüfusunu besleyen, 30 milyon turisti besleyen, 20 milyar solarlık ihracat yapan bir sektöre hizmet veriyorsunuz. Türkiye’de insanların gıda güvencesini sağlayan bir sektörün temsilcilerisiniz. Bundan büyük ibadet olmaz. Çalışmalarınızı beğeniyorum ve heyecanınız görüyorum. Türkiye’nin her yerinde yaptığınız çalışmaları takdirle izliyorum. Ama daha fazla gayret istiyorum ve daha fazla gayret bekliyorum.”

TZOB’un Şemsi Bayraktar gibi bir genel başkana sahip olmaktan dolayı çok şanslı olduğunu beyan eden Vali Kerem Al ise, “Bu denli heyecanlı, bilgili, itirazını kavga etmeden ifade edebilen, sorunlarınızı kavga etmeden bir takım kanallar bulup paylaşabilen bir Genel Başkana sahipsiniz. Sizleri tebrik ediyorum. Ayrıca tarım sektörü için sulama çok önemli. Aydın’da görev yaptığım 2 yıllık süre zarfında ilimizin temel sorunu olarak sulamayı gördüm. Vaktimin büyük bir kısmını özellikle göletlere ayırdım. İnşallah bu göletlerimiz topraklarımıza bereket getirecektir” diye konuştu.

Toplantının sonunda Aydın tarımına sağladıkları desteklerden ötürü AK Parti Aydın Milletvekilleri Mehmet Erdem ve Gültekin Kılınç ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Salih Köksal, Söke İlçe Müdürü M. Ali Körlü ve Söke Ziraat Odası Başkanı Kemal Kocabaş’a TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından teşekkür plaketi verildi. Bayraktar, iftar programının ardından davetli ziraat odası başkanlarıyla koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi.

 

 

(İHA)

Share