logo

13 Mart 2007

TÜRKİYE KAMU-SEN KADIN KOMİSYONU BAŞKANI SERAY CANER

“İlk kadın muhtarımız Gül Esin’i Anıyoruz”
Türkiye Kamu-Sen Aydın İl Temsilciliği Kadın Kolları Komisyonu Başkanı Seray Caner gazetemize yaptığı özel açıklamada Aydın ilinin her zaman yeniliklere, modernleşmeye açık bir şehir olduğunu Cumhuriyetin ilk yıllarında da İlk kadın muhtar olan Gül Esin’in Aydın’dan seçilmiş olmasının Aydınlılara ayrı bir gurur verdiğini belirtti.
Caner yaptığı açıklamada kadının Türk toplumundaki yerini değerlendirdi ve özetle şunları söyledi;
“Türk kültüründe olsun, İslam inancında olsun kadına verilen Ana sıfatının yeri ayrı tutulmuştur. Uluslar arası örgütlerde (İLO gibi) kadının, evinin dışında yer aldığı çalışma hayatında da analığın ön plana çıktığı görülmektedir.
Hayatın her döneminde var olan kadın, anne , eş, evlat, kardeş olarak aileyi toplayan, üreten birey olarak toplumun temelini oluşturur. Bütün bu özelliklere sahip olan kadın, çağımızda da bazı haklarını elde etmek için mücadele etmek zorunda kalır. Bu durum yalnız bizim ülkemizde değil, diğer ülkelerde de görülmektedir. Sadece mücadelenin biçimi, konusu, tekniği değişmektedir. Günümüzde iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir iş kadını olmak yetmiyor. Hızla değişen dünyamızda kadına yüklenen sorumluluklar artmaktadır. Bu durumda kadının, bilgi birikimini, manevi değerlerini, milli kültürünü kaybetmeden gelecek nesillere aktarma gibi bir sorumluluğu da vardır.
Kadın çalışma hayatında yer almasıyla, eğitimi bilgisini görgüsünü artırdığı gibi, iş hayatında bütün değişiklikler yaratmaya başlamıştır. Daha olgun daha mantıklı, sayıca fazla olan iş hayatına giren kadınlar pek çok iş kollarında söz sahibi olmuşlardır.
Endüstri çağında işçi tipi erkek olarak kabul görürken, bilgi çağında kadın ön plana çıkmaktadır. Kas gücünden, beyin gücüne üstünlük tanıyan bilgi toplumlarında kadınların iş gücüne daha çok katıldığı görülür.
Kadınlarımız ulu önder Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyetinde diğer ülke kadınlarından önce kazanımlar elde etmişler. Cumhuriyet döneminin ilk kadın muhtarı Gül Esin hanımefendinin de ilimizden çıkmış olması bizleri ayrıca onurlandırırken kendisini saygıyla anıyoruz. Demokratikleşme ve modernleşme sürecinin mihenk taşını oluşturan, değişimin ve gelişimin öncü kuvveti Türk kadını kısa zamanda siyasi, sosyal ve kültürel hayata uyum sağlamış ve cumhuriyet döneminde ve öncesinde toplumun yönlendirilmesinde etkili olmuştur.
Bugün üniversitelerimizde akademik personelin yüzde 32si kadınlardan oluşmaktadır. Bu konuda Türk kadını Avrupalı hemcinslerinden daha öndedir. Üniversitelerimizde okuyan kızlarımızın sayısı hiç de az değildir. Ancak, karar mevkilerinden politik karar merkezlerinde okumuş, eğitilmiş kadınların yeterince var olmadıklarını görüyoruz. Kadınlar sorumluluk almaktan mı kaçınıyorlar acaba diye aklımıza geliyor. Aile ve çocuk, bütün kadınların, bilhassa bizim kültümüzdeki kadınların önceliğidir. Pek çok kadın, bu yüzden meslek kariyerlerini , ilerleme noktasında bırakmak zorunda kalmıştır.
Dünya tarihinde kadınların dünyayı erkeklerle eşit paylaştığı bir döneme rastlamıyoruz. Böyle bir eşitsizlik sadece kadınlara değil, onlarla aynı dünyayı paylaşan erkeklere de zarar vermektedir. Kadın eğitimi değil, aile eğitimi ön plana alınmalıdır. Yıllarca ezilen, sömürülen kadın, zavallı kadın söylemleri toplumlarda sıkıntıya yol açmaktadır.” dedi.

(Mücadele)

Share