logo

12 Mayıs 2017

TEZCAN’I VURAN ZANLI TAHLİYE EDİLDİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’a yönelik silahlı saldırının ardından Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada tutuklu yargılanan Alparslan S.’ın şartlı tahliyesine karar verildi.
Duruşma sonrası basına bilgi veren CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel; “Mahkeme Başkanı saldırganı 7 ay sonra tahliye etti. Tahliye ediş gerekçesi Aydın Adli Tıp Kurumu’ndan gelen hayati tehlike olmadığına ilişkin rapor.” dedi.
Aydın Gençlik Merkezi Şehit Fethi Sekin Tiyatro ve Konferans Salonu’nda bulunan 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya; CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan katılmazken; CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, CHP İzmir Milletvekilleri Atilla Sertel, Musa Çam, Murat Bakan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan, CHP İl Başkanı Bayram İnci, CHP Efeler İlçe Başkanı Selim Gürgün, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, CHP İlçe Başkanları ve partililer hazır bulundu.
Duruşmaya ayrıca, Tezcan’ı yaralayan Alparslan S.’ın çok sayıda yakını ve eşi de katıldı.
7 AY SONRA TAHLİYE
Alparslan S.’ın tahliye kararına tepki gösteren CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel; “Bugüne kadar 7 aydır süren bir tutukluluk durumu söz konusuydu. Zaten doğrudan hem siyasi faaliyete engel olma, hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin toplum nezdinde yıpratılması, hem de eylemin gerçekleşme biçimi açısından adam öldürmeye doğrudan teşebbüsle ilgili  davanın bu mahkemede değil bir üst mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi ile ilgili avukatlarımızın talepleri vardı. Bugün mahkeme başkanı saldırganı 7 ay sonra tahliye etti. Tahliye ediş gerekçesi Aydın Adli Tıp Kurumu’ndan gelen hayati tehlike olmadığına ilişkin rapor.” dedi.
“BU RAPOR ÇOK TARTIŞILACAK”
Adli Tıp Kurumu raporunun çok tartışılacağını belirten Özel; “Bu rapor çok tartışılacak. Zira o gün olayı duyduğumuzda hep birlikte hastanedeydik. Rektöründen Valisine Emniyet Müdüründen Dekanına kadar herkes o odadaydı. O odada hakim olan şu ifadeleri hiç birisi inkar etmeyecektir: Aydın basını bunu bahsettiğim kişilerle, Sayın Valiyle, Emniyet Müdürüyle rektörle tıp fakültesi dekanıyla, konuyla ilgili bölümün hocalarıyla konuşmalıdır, bunu sormalıdır. O gün gelen filmlerden sonra bütün hocalar hatta milletvekillerimizin konuyla ilgili uzman olanlarına telefonda verdikleri bilgilerde ve bize verdikleri bilgilerde defalarca, ‘Bir kemiğin kırılması, çatlaması söz konusu, ancak kurşun orada kalmış, eğer birkaç milim daha ilerleseydi hastaneye dahi yetiştirilemezdi. Aşağıdaki ana atar damarın yanındaki kemik çatlamış ancak kurşunun ucu oraya tıkaç görevi yapıyor. Kurşunu çıkarsak ağır bir kanama başlayabilir. Kurşunu ellemeyeceğiz, ancak çok büyük bir tehlike atlatılmış, bir kaç santim ilerleseydi hastaneye yetişmesi mucize olurdu’ ifadesi vardı. Ama bugün burada efendim o gece vali beyin veya görüş bildiren bazılarımızın hayati tehlike olmadığından bahsediyorlar. Evet o gün o odadaki hakim görüşüydü sevenlerine, Türkiye’ye, siyasetin iki kutbunda yer aldırılır gibi gösterilen kişilerin Türkiye’nin dört bir yanında birbirlerine husumet duymamaları, sokakların karışmaması, sevenlerinin telaşa kapılmamaları açısından elbette yoğun bakımda tutuluyor olmasına rağmen Sayın Bülent Tezcan’ın hayati tehlikesinin olmadığı yönünde toplumu teskin edici ve oradaki kişilerin yaptığı kamu görevinden kendilerine biçtikleri bir rolle bu ifadeleri kullandıklarını hepimiz biliyoruz.” şeklinde konuştu.
“İTİRAZDA BULUNACAĞIZ”
Verilen tahliye kararına avukatlarının gerekli hukuki değerlendirmeleri yaptıktan sonra itirazda bulunacaklarını ifade eden Özel; ”Bugün Adli Tıp Kurumu’nun hayati tehlike olmadığına ilişkin raporuna dayanılarak şimdilik kaydıyla İstanbul Adli Tıp’a dosyaların yollanmasıyla ilgili bir karar verileceğini de açık kapı bırakılarak şimdilik kaydıyla, bir üst mahkemeye, yani ağır cezaya yollanmadığı ve kalan süre bugünkü mahkemenin gördüğü duruşma doğrultusunda eğer burada devam edecekse alacağı ceza düşünülerek tahliyeye karar verildi. Elbette avukatlarımız hukuki değerlendirmeyi yapacaklar, bu konudaki itirazlarımızı sürdüreceğiz. Ama hepimizin bildiği bir şey var o gün açılan ateş mucize eseri Bülent Tezcan’ı öldürmemiştir.” dedi.
“TEZCAN’A YAPILAN SALDIRI CHP’LİLERE YAPILMIŞTIR”
Bülent Tezcan’a yapılan saldırının Cumhuriyet Halk Partililerin hepsine yapıldığını iddia eden Özel sözlerine şöyle devam etti;
“O gün açılan ateş Bülent Tezcan’a değil Cumhuriyet Halk Partililerin hepsinedir. Siyasi faaliyetlerimizi durdurma, hazırlanmakta olan bir referandum üzerinden rejim değişikliğine karşı direnecek her siyaset insanını yıldırma ve göz korkutma amacıyladır. Bu açıdan Aydın’da yapılan bu eylem ve bu eylemden sonra Aydın’daki Adli Tıp Kurumu’nun verdiği ‘Hayati Tehlike Yoktur’ raporu çok tartışılacak. Buna itiraz edeceğiz. Bu konuda ümit ediyoruz, somut gerçek ortaya çıktığında hem bu tutukluluk hali ile ilgili değerlendirme, hem de esas görülmesi gereken merci olan Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu mahkeme yeniden görülmeye başlayacak. Ekim ayına kadar saldırganın tutuksuz olması hakimin takdirindedir.  Ancak tutukluluk hali kaldırıldığı anda salondan yükselen alkışlar, kişilerin yaptığı siyasi göndermeler ve bir takım siyasi işaretler ve kendisine ‘Reis, eline sağlık reis’ diye bağırmalar, araçla hapishaneye tahliye için götürülürken  kendisine yapılan siyasi tezahüratlar göstermektedir ki, kişinin söylediği, ‘Bülent Tezcan’ı gördüm o anda karar verdim, gittim sadece korkutmak için ateş ettim’ laflarının çok farklı olduğu, bu işte devlet, derin devlet, derin devletin himayesindeki mafyalar, o mafyaların Kuşadası’ndaki uçları, taşeronlarının irdeleneceği tartışılacağı yer herhalde burası değil. Burada tartışırsanız 7 aylık tutukluk yeter deyip salarsınız. Ama mesele ağır bir davadır, zaman ilerledikçe gerçekler ortaya çıktıkça tüyler ürpertici gerçeklerin ortaya serileceğini biliyoruz. Belki bundan 10 yıllarca sonra bugünkü bu ağır siyasi baskı, OHAL rejimi, devlet, derin devlet mafya ilişkilerini sorgulayan onlarca kitapta bugünleri gördüğümüzde bu kararları ve bu adli tıp kurumunun raporunu da utanarak ve aslında neyin ne olduğunu bütün parçalar birleştiğinde daha iyi anlayarak göreceğimizi düşünüyoruz. Biz buradayız,.Bülent Tezcan’ın, Aydın örgütümüzün, CHP’de siyaset yapan herkesin yanındayız, arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin demokrasinini barışını özgürlükleri savunmaya, saray rejiminin dayattığı her türlü yıldırmaya, her türlü kirli ilişkiye karşı CHP olarak dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz.”
(KUDRET CAN)

Share