logo

15 Şubat 2017

TEZCAN: “YÜZDE 54 HAYIR”

“Türkiye’nin huzur ve güvenliğe ihtiyacı var”
16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan referandum öncesi ilçe örgütlerini bilinçlendirme ve bilgilendirme toplantıları düzenlemek için Aydın’a gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ilk toplantısını yaptı.
CHP Aydın İl Başkanlığı binasında düzenlenen toplantıya; CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Süleyman Bülbül, Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan, CHP Efeler İlçe Başkanı Selim Gürgün, CHP Aydın Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir ve partililer katıldı.
“AYDIN HALKI ‘HAYIR’SEVERDİR”
Toplantıda ilk olarak konuşan CHP Aydın İl Başkanı Bayram İnci; Parti olarak, alanlara çıkmadan önce bilgilendirme, bilinçlendirme ve motive etmeye dönük çalışmalar yapacaklarını vurguladı ve; “Referandumda artık iş örgütlerimize düşmektedir. Üzerimize düşen bu görevi mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev gezerek ülkenin nereye götürülmek istendiğini, bu tek adam diktasını, egemenliğin milletten alınıp saraya verilmek istendiğini teker teker hiç bıkmadan anlatacağız. Bu parti meselesi değil, memleket meseledir. Bunun için de Genel Başkan Yardımcımız bu alçakça saldırıdan sonra ilk defa Aydın’a geldi ve iki günlük bir program yaptık. Bu programda örgütlerimizi alana çıkmadan önce bilgilendirme bilinçlendirme ve motive etmeye dönük bir çalışma yaptık.
Daha sonra hep birlikte alanda Cumhuriyetimizin, parlamenter sistemin devamı için, çocuklarımızın geleceği için, parlamenter sistemi sonuna kadar savunacağız. Biliyorum ki Aydın’da Hayır çıkacak. Aydın halkı hayırseverdir.” dedi.
İnci’nin konuşmasının ardından referandum öncesinde iki gün boyunca, Didim, Söke, Kuşadası, Efeler ve Nazilli ilçe örgütleriyle de biraraya geleceklerini söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, ülke gündeminin ciddi bir noktada kilitlendiğini vurgulayarak; “Biz Türkiye’de demokrasinin güçlenmesi için, parlamentonun çaba harcamasını isterdik. Biz Türkiye’de terörün önlenmesi için parlamentonun çaba harcamasını, sabahlara kadar mesai harcamasını, kafa yormasını isterdik. Biz Türkiye’de ekonomik krizin bu kadar derinleşmenin eşiğine geldiği bir yerde Türkiye nasıl zenginleşir, refahı nasıl arttırır ve refahı nasıl adaletli paylaştırır, bunun için parlamentonun çalışmasını, çaba harcamasını beklerdik.
Biz Türkiye’de toplumsal barışı, uzlaşmayı sağlamak için parlamentonun çalışmasını beklerdik. Siyaset kurumunun da buraya odaklanmasını isterdik. Ancak ne yazık ki bizim elimizde olmayan bir başka nedenle siyasetin gündemi Türkiye’de, devletin bütün yetkilerini, egemenliği tek adamın eline vereceğiz mi, vermeyeceğiz mi, bir kişinin elinde toplayacağımız mı toplamayacağız mı ekseni üzerindeki bir Anayasa tartışmasına odaklandı. Türkiye’nin anayasayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni güçlendirecek, güçlü bir parlamento yaratacak eksende tartışabilmesi lazımdı.” dedi.
“ANKET SONUÇLARI YÜZDE 54 HAYIR”
16 Nisan’da yapılacak olan referandumdan endişe duymadığını ifade eden Tezcan, anket sonuçlarının yüzde 54 hayır olduğuna dikkat çekti ve; “16 Nisan referandum sonucu ile ilgili hiç bir endişe duymuyorum. Şu andaki anket sonuçları yüzde 54 hayır. Zaten iktidar çevrelerinin telaşından da bunu anlayabilmek mümkün. Telaş öylesine bir noktaya vardı ki, bütün selamlaşmaların içerisinde ‘hayırlı olsun’, ‘hayırlara vesile olsun’, ‘hayırlı Cumalar’ laflarını çıkardılar. Sigaraya hayır afişlerindeki hayırı çıkardılar. Böyle giderse 60 gün içerisinde dillerinden, inançlarından, dualarından, korkularından hayırı çıkaracaklar. Duanın içinde bile hayırı dememek için özen gösterecekler.” şeklinde konuştu.
“TEK GÜÇ MİLLETİN KARARIDIR”
Tezcan, Egemenliği koruyacak tek gücün milletin kararı olduğunu ve bunun da 16 Nisan’da sandıkta ortaya çıkacağını ifade etti ve; “Genel Başkan’ımızın ifade ettiği gibi; biz bu konuda gerçek Yüce Divan, milletin divanıdır diyoruz. Milletin divanına gideceğiz, bu meseleyi, halkın egemenliğinin tartışmaya açıldığı bu noktada milletin egemenliğini koruyacak tek güç milletin kararıdır. Bu da 16 Nisan’da sandıkta tecelli edecek, ortaya çıkacaktır. Eğer halk kendi egemenliğini koruma konusunda kararlı bir iradeye sahip çıkmazsa, halkın  iradesiyle korunamayan bir egemenlik başka hiç bir kurumun iradesi ile korunamaz. Türkiye’nin huzur ve güvenliğe ihtiyacı var. 80 milyon vatandaşımız bunu isterken biz niye millet olarak devletin yetkilerini bir kişinin elinde toplamanın tartışmasını yapıyoruz?” dedi.
“VARLIK FONU, MİLLETİN 80 YILLIK BİRİKİMLERİNİN İPOTEK EDİLMESİDİR”
Konuşmasında Varlık Fonu’na devredilen kurumlara da değinen Tezcan; “Varlık Fonu meselesi çıktı bir gecede. Anayasa’da mülkiyet hakkı kutsaldır dokunulamaz denmesine rağmen Varlık Fonu’yla milletin 80 yıllık alın teriyle biriktirilen Halk Bankası, Ziraat Bankası gibi en önemli kuruşlar ekonominin dışarıdan borç bulabilmek için ipotek edilmek üzere Varlık Fonu’na devredildi. Biz bunu ilk kez yaşamıyoruz. Tarihe dönüp baksınlar Osmanlı’da 1853 yılından sonra başlayan bu süreç 30 senede Osmanlıyı iflas ettirdi. Türkiye’nin Üniversitelerini boşalttılar. Mustafa Kemal Atatürk, Hitler Almanya’sından kaçan kovalanan Hitler faşizminin zulmüne uğrayan Üniversite Profesörlerini dünyanın o dönemdeki Amerika’sı da sahip çıkmaya cesaret edemezken topladı ve Türkiye’nin bilimsel devriminin önünü açtı. Üniversitelerini yarattı. Şimdi ise Kenan Evren’e rahmet okutacak şekilde Dört bin öğretim üyesini ihraç eden bir sistem yaratıldı. Türkiye´nin rahatlamaya, zenginleşmeye, huzura adalete ihtiyacı var.” diye konuştu.
Tezcan son olarak referandumun siyasi parti rekabeti olmadığını hatırlattı ve; “Bu referandum bir siyasi parti rekabeti değildir, bir parti yarışı değildir. Bu referandum, demokrasiye, Türkiye’nin huzuruna, güvenliğine sahip çıkacak mıyız çıkmayacak mıyız referandumudur. Referandumu ayrışmanın değil birleşmenin referandumuna dönüştürmemiz gerekmekte. Bu mesele Türkiye’de bundan sonraki süreçte sistemin tıkanıp tıkanmayacağı ile ilgili bir meseledir.
Bu anayasa değişikliği geçerse demokrasi tıkanacak, ortak akıl ortadan kalkacak, tek kişinin aklı bütün sistemi idare etmeye kalkacaktır. Tek akıl yanılmaya, hata yapmaya en açık ve müsait akıldır. Bu millet buna evet demez, demeyecek ve sandıktan Hayır çıkacak.” dedi.
(FİLİZ DİNDAR)

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  ÇAĞLAYAN KIRLIOĞLU EBEDİYETE UĞURLANDI

Share