logo

18 Haziran 2013

TEMA’dan Çölleşmeyle Mücadele Standı

TEMA Vakfı Aydın İl Temsilciliği, ‘Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü’nde Sevgi Yolu’nda açtığı statta çölleşmeye dikkat çekti.

TEMA Vakfı Aydın İl Temsilcisi Mehmet Özdemir, yaptığı açıklamada; “Dünya yüzeyinin üçte biri veya bir başka deyişle 4 milyar hektarı aşkın arazi çölleşme tehdidi altındadır. İhtiyaçlarının çoğu için toprağa bağımlı olan 1,2 milyarı aşkın insanın hayatı başta olmak üzere, tüm canlılar ve 7 milyar insan bu tehditten etkilenmekte ve etkilenecektir. Dünyadaki tüm arazilerin yüzde 30’u çölleşme nedeniyle tahrip olmuş veya tehdit altındadır. Bu bölgelerdeki su kaynaklarının da dünya ortalamasının çok altına düşmesi öngörülmektedir.

Dünya içme suyu arzları 1950 den beri üçte iki azalmıştır. Her yıl 12 milyon kişi su kıtlığı ve kirli içme suyu nedeniyle ölmektedir. Çölleşmenin çok ağır doğal sonuçları vardır. Arazileri sel baskınlarına eğimli hale getirmekte, toprak tuzlanmasına neden olmakta, su kalitesinin bozulmasına, barajların, nehirlerin, derelerin kum ve çamurla dolmasına yol açmaktadır. Çölleşme, kurak bölgelerde yaşayan insanların yoksulluğunu daha da şiddetlendirirken, aynı zamanda sağlıklarının bozulmasına, farklı geçim kaynaklarına yöneldikleri için gıda güvenliğinden yoksun duruma düşmelerine, çatışmalara, şehirlere ve yurt dışına toplu göçlere sebep olmaktadır” dedi.

Türkiye’deki çölleşme tehdidine de değinen Özdemir, “TEMA Vakfı 1995 yılından beri, geleneksel olarak, ulusal ve uluslar arası düzeyde, Konya Karapınar, Ankara Nallıhan, Burdur Akyaka, Iğdır Aralık örneklerinde olduğu gibi dünyada ve ülkemizdeki çölleşme sorununa dikkat çekmektedir. Çölleşmenin temel nedenleri, insan faaliyetleri ve iklim değişiklikleridir. Üst toprak, doğru ve verimli kullanılmadığı takdirde, birkaç mevsimde yok olmakta, toprak, biyolojik ve ekonomik verimliliğini hızla kaybetmektedir. Oysa kaybedilen toprakların yeniden oluşması yüzyıllar sürmektedir. Kurak araziler, aşırı işleme, aşırı otlatma, ormansızlaşma, yanlış sulama uygulamaları nedeniyle tahrip olmaktadır. Çölleşme, yoksulluğun hem nedeni hem de sonucudur. Yoksulluk; geçimi toprağa dayalı kişileri, arazilerini gıda, enerji, ev ve gelir kaynağı olarak istismar etmeye mecbur kılmaktadır. İnsanları, toprağı istismar etmeye, toprağı sonuna kadar kullanmaya ve topraktan mümkün olan en fazlasını elde etmeye iten şey yoksulluktur. İlimizde, yamaçlar, baraj, gölet çevreleri ve yol kenarlarının ağaçlandırılması, Büyük Menderes Nehir kirliliğinin önlenmesi, biyolojik çeşitlilik kaybına, orman tahribine, çevre kirliliğine sebep olan maden, mermer ocakları ve taş ocaklarının tahribatının önlenmesi, topraklarımız ve meralarımızın tarımsal üretim amacı için kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. Bu yolla, iklim değişikliği, erozyon ve çölleşmenin önü alınabilir” diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  "İLGİLİLERİ GÖREVE DAVET EDİYORUZ"

 

(İHA)

Share