logo

24 Haziran 2013

Leylek Yavrularına Halka Takıldı

Türkiye'de, soyu hızla azalan leyleklerin korunması ve izlenmesi için İzmir Ege Üniversitesi ve Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) arasında imzalanan protokol gereği, Aşağı Büyük Menderes Havzası’nda pilot olarak seçilen köylerdeki leylek yavrularına halka takıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün izni ve Söke Kaymakamlığı ve Aydın Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü’nün bilgileri dahilinde gerçekleştirilen çalışma, Söke’ye bağlı Avşar, Yeşilköy, Karacahayıt, Özbaşı ve Gölbent köylerinde gerçekleştirildi.

40 dereceyi aşan sıcak altında, Aşağı Büyük Menderes Havzası köylerindeki halka çalışmalarına EKODOSD Üyesi Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı'nın yürütücülüğünde, Dr. Ortaç Onmuş, biyolog Orhan Gül, WWF-Türkiye(Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Aydın Doğa Koruma Sorumlusu Çağrı Göcek, EKODOSD üyeleri Nuray Çelik, Mustafa Kurt ve Selçuk İnanç katıldı.

Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği(EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, çalışmaya, yapay platformların yapılmasıyla birlikte leyleklere karşı özel bir ilgi ve duyarlılık gösteren Söke AYDEM kuruluşunun sepetli vinç ve personel desteğiyle katkıda bulunduğunu belirterek "Sepetle aşağıya indirilen yavruların öncelikle ağırlıkları ölçüldü. Her yavrunun gaga boyları ölçülerek kayıt altına alındı. Tarsus (kanat) uzunluklarının ölçüleri alınarak, cinsiyet tayini ve bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere her yavrudan tüy örnekleri alınmıştır. Üzerinde 4 harften oluşan harf kombinasyonları bulunan, uzaktan okunabilen mavi-beyaz PVC plastik halkalar, yavru leyleklerin sağ bacaklarına takıldıktan sonra tekrar yuvalarına geri bırakılmıştır" dedi.

İLGİNÇ HİKAYELER

Yapılan bu çalışmaların köyde yaşayan yöre insanları tarafından ilgiyle

karşılandığını belirten Sürücü, şunları söyledi: "Köylerde leyleklerle ilgili çıkarılan ve kuşaktan kuşağa geçen ve yanlış olarak anlatılan efsanelerin, gerçek durumları hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Köylerde leylek yuvalarına yakın oturan yöre insanlarının, leyleklerle ilgili ilginç hikayeleri ve birçok anıları olduğu görüldü. Leyleklere karşı özel ilgi gösteren köy insanları, atalarından bu yana bu sevimli kuşları çok sevdiklerini, birlikte barışık bir şekilde yaşadıklarını ve onların gelişlerine sevindiklerini, göç ettiklerinde hüzünlendiklerini anlattı. Leylek halkalama çalışmaları sırasında üzücü bazı gerçeklerin ortaya çıktığını görmekteyiz. Leylek yavrularını ölen kardeşleriyle birlikte yuvada yaşadıklarını gördüğümüzde bunun bir araştırmasını yaptık. Ayağına dolanan iplerden kendisini kurtarmak isteyen yavrunun bir ayağının koptuğunu, diğerinin çalılara takılı olduğunu ve muhtemelen 1 hafta önce öldüğünü, diğer kardeşinin ayağına dolanan iple yaşadığını tespit ettik “

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Uluslararası 14. Anadolu Adli Bilimler Kongresi başladı

Hemen hemen tüm yuvalarda bu tip iplerin olduğunu ve birçok yavrunun ayağına takılı olduğunu görerek yavruları kurtardıklarını anlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak, sadece pilot köylerde bu çalışmalar yapılmaktadır. Aşağı Büyük Menderes Havzası’ndaki yüzlerce leylek yuvasında neler olduğu bilinmemektedir. Ekosistemin çok önemli halkalarından biri leyleklerin geleceği için, 2 bakanlığa önemli görev düşmektedir. Köylerimizdeki çöp sorunlarına bir çözüm bulunması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ve leylek yuvalarının bakımı için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın bilim insanları, kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve köylerde yaşayan vatandaşların işbirliğiyle, leyleklerin geleceğiyle ilgili koruma projelerini bir an önce hayata geçirmesi sayesinde olacaktır."

Leyleklerin buradaki varlığının bölge ekosistemi açısından çok önemli olduğunu belirten Sürücü, sözlerine şöyle devam etti: "Çalışma sırasında güzel rastlantılarla da karşılaşmaktayız. Üç yıldan bu yana yapmış olduğumuz halkalama çalışmalarında Gölbent köyünde bir yuvada ilk kez 6 yavrunun olduğunu tespit ettik. Anne ve babalarıyla birlikte 8 bireyden oluşan aile çok nadir görülebilmektedir. Ancak bu yuvada kardeşler oturmadığı için, aşağı düşme riski olmalarından dolayı halkalamaları yapılamadı. Yuvadaki tüm yavrular oturduktan sonra risksiz bir şekilde teker teker alınarak halkalamaları yapılmaktadır. Halkadaki harfler okunduğunda ilginç bir sonuç ortaya çıktı. Leyleklerden birisinin 2011, diğerinin 2012 yılında Avşar köyünde halkalandığı ve 2013 yılında yine doğdukları yer olan Avşar köyüne geldikleri tespit edilmiş oldu. Bilimsel olarak yapılan halkalama çalışmaları sayesinde leyleklerin Afrika’dan dönüp-dönmedikleri, aynı alana mı yoksa farklı alanlara mı gittikleri, kaç yıl yaşadıkları, beslenme alanlarındaki değişimler belirlenebilecektir.“

Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı ise şunları söyledi: “Orman ve Su işleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve EKODOSD işbirliğiyle 2013 yılı leylek yavrularının halkalama çalışmalarını tamamladık. 5 köyde halkalama çalışmaları yaptık. Leyleklerin korunması yönünde yapılan çalışmalar şu an yetersiz. Bakanlıkla yapmış olduğumuz protokol neticesinde Ağustos ayında elektrik telleri üzerindeki yuvaların hepsi platform haline getirilecektir. EKODOSD ve AYDEM’le işbirliğine devam edeceğiz. Yapılan bu çalışmalar için Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne, EKODOSD’a, AYDEM ve Ege Üniversitesi rektörümüz sayın Prof. Dr. Candeğer Yılmaz'a teşekkür ederiz”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Vali Köşger İtalya’da Stratejik Ortaklık toplantısına katıldı

Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Ornitolog Dr. Ortaç Onmuş da, sözlerini şöyle sürdürdü: “Söke köylerinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün izniyle, EKODOSD’la birlikte bir proje yürütüyoruz. Projenin amacı leyleklerin bu bölgedeki yaşamları hakkında daha fazla bilgi almak. Leyleklerin hayatlarını tehdit eden faktörleri ortaya koymak. Bunun için leylekleri halkalıyoruz. Leylek yavrularının bacaklarına plastik halka takıyoruz. Her halka mavi renkli, her halkanın başında Türkiye’nin baş harfini gösteren T harfi karakteri var. Böylece leyleklerin nerelerden göç ettikleri, ne zaman geri geldikleri, ölüm sebepleri, leylekleri tehdit eden faktörleri daha iyi analiz ediyoruz. Bu çalışma bir sivil toplum örgütü olan EKODOSD ile Ege Üniversitesi arasındaki önemli bir çalışmadır. Türkiye’deki birçok sivil toplum örgütü ve üniversiteye örnek olmasını amaçlamaktadır.“

(İHA)

Share