logo

08 Kasım 2007

Kestane için ölümü göze alıyorlar!

Türkiye’de gerçekleşen toplam kestane üretiminin büyük bir bölümünü karşılayan Aydın’da bu işle uğraşan insanlar her gün canları pahasına metrelerce yükseklikteki ağaçlara çıkıyor. Yurdun değişik bölgelerinde her yıl kestane hasadı döneminde birçok yaralanma ve ölüm hadiseleri yaşanıyor. Tüm bu olaylara rağmen bu işten geçimini sağlayan insanlar ekmek parası için yüksek ağaçlara çıkmaya devam ediyorlar.
Kestane ile geçimini sağlayan çiftçiler bu ağaçlara tırmanarak ürün hasadı yapmak için büyük bir tehlikeyi göze alıyorlar. Özellikle hasadı son baharda yapılan kestane ağaçlarının dalları yağışlı günlerde kayganlaştığı zamanlarda daha büyük bir risk oluşturuyor. Ağacın dalları üzerinde her hangi bir yere tutunmadan sırık sallayan vatandaşlar her an düşme tehlikesi ile karşı karşıya geliyorlar.
Aydın’ın Karpuzlu ilçesine bağlı Tekeler Köyü’nde kestane hasadı yapan Fatih Yılmaz, bazen kendilerine bazen akrabalarına bazen de günlük yevmiye karşılığında bu işi yaptığını ifade ediyor. Bazen oldukça yüksek ağaçlara çıkmak zorunda kaldığını ifade eden Yılmaz, düşme tehlikesinin bilincinde olduklarını ancak bu işin yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Ağaca çıkmak için mutlaka lastik ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz’ın bu işi yapan insanlara şu uyarılarda bulunuyor : “Bazen çok yüksek ağaçlara çıkmaz durumunda kalıyoruz. Dalın üzerinde hiçbir yere tutunmadan çalışmak durumundayız. Bu işte iki elini de kullanmazsan sırık sallayamazsın. Özellikle havanın yağışlı olduğu günlerde ıslanan dallar ve rüzgarlı bir hava bizim işimizi zorlaştırıyor. Böyle bir durumda her hangi bir kazanın meydana gelmemesi için dalların birleşme noktalarını tercik ediyoruz. Böylece ellerimizle sağlayamadığımız korunma işlemini dallarla sağlamaya çalışıyoruz” dedi.
Bu işle uğraşan insanların aldıkları tüm önlemlere rağmen ağaçtan düşerek yaralanma vakalarına her yıl rastlanıyor. Kestane üretiminin fazla olduğu Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Hasköy Köyü’nde bundan 3 yıl önce meydana gelen olayda Metin Dağlı (38) isimli vatandaş dengesini kaybettiği yüksekçe bir ağacın dallarına çarparak yaklaşık 10 metre yükseklikten yere düşmüş. Yakınları tarafından önce Nazilli devlet Hastanesine kaldırılan dağlının kaburgalarının kırıldığı ve omuriliğinin ezildiği tespit edilmiş. Aydın ve İzmir’deki üniversite hastanelerinde yapılan tedavileri ve vücuduna takılan platinlerle hayati tehlikeyi atlatmış. Omuriliği ezildiği için belden aşağı kısmı felç olan dağlı, o günden sonra yaklaşık iki buçuk yıl yaşamını bu şekilde sürdürmüş. 2006 yılı başından itibaren sağlık durumu yeniden bozulan Metin Dağlı, geçtiğimiz mayıs ayında yaşamını yitirmiş.
Daha 41 yaşındayken ağaçtan düşmek nedeni ile yaşamını yitiren Metin Dağlı’nın yakınları 3 yıl boyunca büyük zorluklar çektiklerini ve tedavi masrafları için büyük paralar harcadıklarını ifade ediyorlar. Tüm bu gayretlerine rağmen çabalarının sonuçsuz kaldığını kaydeden yakınları, bu işin zorluğuna ve tehlikesine dikkat çekerek, bu işi ehil insanların yapması gerektiğini beyan ediyorlar.
Gene aynı köyde daha bu hasat döneminde meydana gelen iş kazasında ise yevmiye karşılığında çeşitli kişilerin işlerine giden 18 yaşındaki Mehmet Demirci isimli genç yaralandı. Kestane silkmek için çıktığı 10 metre yüksekliğindeki kestane ağacının orta kısımlarından yere düşen Demirci’nin sadece birkaç kaburgasında kırık olması herkesi sevindirdi. Nazilli Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan Demirci, 15 gün tedavi olduktan sonra taburcu oldu. Ancak kaburgalarındaki kırıklar nedeni ile halen nefes almakta zorluk çeken Demirci’nin yaklaşık 3 ay daha evinde istirahat etmesi gerekiyor.
Birkaç yıldan buyana kestane silkme işi yapmaya başladığını açıklayan Mehmet Demirci, ağaçta çalıştığı sırada bir anda dengesini kaybettiğini hatırladığını dile getirdi. Gözlerini açtığında kendisini hastanede bulduğunu vurgulayan Demirci, “Yere düşünce bayılmışım. Bahçede bulunan insanlar beni hastaneye getirmişler. Şuan sağlık durumum iyi. Bu tür kazalarda hayatını kaybeden insanların olduğunu biliyorum. Bu kadarla kurtulduğum için Allah’a şükür ediyorum. Doktorlar biraz daha dinlenmem gerektiğini söylediler. Çiftçilik mesleği gereği bu işi yapmaya devam etmek zorundayız” şeklinde konuştu.
(Mücadele)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  AKP GENÇLİK KOLLARI'NDAN BİNLERCE ATATÜRK'LÜ KİTAP AYRACI

Share