logo

17 Şubat 2017

“KAZANIMLAR YETERLİ DEĞİLDİR”

Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanlığı, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun yıldönümü nedeni ile bir basın toplantısı düzenledi.
Türk kadınına dünyanın bir çok ülkesinden çok daha önce tanınmış bulunan hakları anmak üzere toplandıklarını belirten Baro Başkanı Gökhan Bozkurt; “Seçme ve seçilme hakkı gibi bir çok hak dünyanın medeni kabul edilen ülkelerinden de önce Türk kadınına verilmiştir.” dedi.
Aydın Baro Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya; Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Neşe Menderes, Başkan Yardımcısı Seranay Turan, Koordinatör Nurcan Arslan,Komisyon Sekreteri Kübra Ergül, Aydın Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve avukatlar katıldılar.
“MEDENİ KANUN’UN MİMARI MAHMUT ESAT BOZKURT’TUR”
Baro Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, yeni seçilen Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nu tanıtarak başladığı konuşmasında, Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nun Türkiye’de her zaman öncü bir rol üstlendiğini belirtti ve; “Türk Medeni Kanunu’nun 1926 yılında kabulü öyle sıradan bir olay değildir. Cumhuriyeti kuran kadroların ne kadar ileri görüşlü, ne kadar aydınlık bir bakışa sahip olduğunu ortaya koyan bir metindir. Gerekçesi ile, içeriğiyle ve özellikle Türk kadınına tanıdığı haklarda, başka kanunlar da Türk Medeni Kanunu’nu izlemiş, seçme ve seçilme hakkı gibi bir çok hak dünyanın medeni kabul edilen ülkelerinden de önce Türk kadınına verilmiştir. Bu kanunların bir çoğunun mimarı Mahmut Esat Bozkurt’tur. Burada onu yad ederken, değeri ifade edilemeyecek bir insandır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı bağımsızlık ve özgürlük meşalesinin altına girip bu mücadeleyi beraber sürdürmek üzere her şeyi bırakarak Anadolu’ya gelmiş, Ege’de Kuvay-i Milliye güçlerinin içine katılmış bir vatan mücahiti olarak görev yapmıştır. Lahey Adalet Divanı’nda Türkiye’yi avukat olarak temsil etmiş ve davayı Türkiye lehine kazanmıştır. Bundan sonra kendisine Ulu Önder Atatürk tarafından Bozkurt soyadı layık görülmüştür. Bu vesile ile ben de belirtmek isterim ki kendisi ile aynı soyadını taşımaktan onur duyuyorum.” diye konuştu.
“DÜNYADA KADINLARIN SAHİP OLMADIĞI HAKLARI, ATATÜRK TÜRK KADININA VERMİŞTİR”
Bozkurt’un konuşmasının ardından Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörü Nurcan Arslan da; erkeğin; akılla, kültür ve uygarlıkla ilişkilendirilerek yönetici olarak konumlandırıldığını; kadının ise cinsiyetçi bir yaklaşımla üretkenliği nedeni ile ömür boyunca erkeğin egemenliğinde konumlandırıldığına dikkat çekti ve; “Ünlü düşünürler Konfüçyüs ve J.J. Rousseau kadının, erkeğin egemenliği altında olduğunu varsaymışlardır. Hukuk kuralının temelini oluşturan sosyal yaşam, örf ve adet hukuku ve din kurallarında yer alan kadının, erkeğin egemenliğinde olduğu anlayış ve bakış açısıyla yasal mevzuatlar oluşturulmuştur.
Ülkemizde Cumhuriyetin kurulması ile  Atatürk dünyada kadınların sahip olmadığı hakları Türk kadınlarına vermiştir. Cumhuriyetin kurulmasından sonraki dönemde 17 Şubat 1926’da 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişi ile ”resmi nikah yapma” zorunluluğunun getirilmesi ile birlikte kadın hakları alanındaki kazanımlar başlamıştır.” dedi.
“KAZANIMLAR TABULARIN YIKILMASINA SEBEP OLMUŞTUR”
Kadınlara verilen hakların kadın hakları konusunda tabuların yıkılmasına sebep olduğuna da değinen Arslan; “Tek eşle evlilik, kadınlara boşanma ve velayet hakkı, Miras hukuk alanında kadın ve erkeğe eşit haklar tanınması en önemli kazanımlardır. Bu kazanımlar kadın hakları konusunda tabuların yıkılmasına sebebiyet vermiştir.
Yeterli olmamakla birlikte Türk Medeni Kanunu’ndaki kadın hakları aleyhine olan “koca evin reisidir ” tanımlaması ile birlikte kadının erkeğin egemenliğinde olduğu yönündeki bakış açısını ancak 2002 yılındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile aşabildiğimiz görülmektedir.
Bu ilerlemeler Cumhuriyeti kuran ve çağlar ötesini gören ilerici kadroların hazırladığı ve Gazi Meclis’in kabul ettiği Türk Kanun-u Medenisi ve diğer yasal düzenlemelerin tanıdığı hakların Türk kadını tarafından özümsenmesi ve Cumhuriyetin yetiştirdiği aydın Türk kadınının yakılan bu ışıklı yolda yürüyerek verdiği mücadelelerle başarılmıştır.” diye konuştu.
“BU KAZANIMLAR YETERLİ DEĞİLDİR”
Aydın Barosu ve Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak mücadelelerine durmadan devam edeceklerini ifade eden Arslan; “Elbette bu kazanımlar yeterli değildir. Cumhuriyetin ön gördüğü Türk toplumu kadın ve erkeğin yan yana ve eşit olarak medeni ilişkiler içerisinde muasır medeniyetler seviyesine doğru kararlı adımlarla yürüdüğü bir toplumdur. Bu toplumu inşa etmek için Aydın Barosu ve Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu mücadelesine durmadan devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti devleti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve Türkiye’deki hukuki temellerin atılmasında katkılarda bulunmuş, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşı olan meslektaşımız ve hemşehrimiz Mahmut Esat Bozkurt’a Aydın Barosu olarak şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.
(KUDRET CAN)

Share