logo

17 Ağustos 2007

Hedefimiz kamu görevlilerini açlık sınırından yoksulluk sınırına çekmektir

Türkiye Kamu Sen Aydın İl Temsilcisi Rıdvan Naci Devli gazetemiz muhabiri Selma Aybek’e yaptığı özel açıklamada, 15 Ağustos’ta başlayan toplu görüşmeler sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Devli, yaptığı açıklamada; ‘Yeni hükümetin ilk önemli sınavı, kamu görevlileri ile yapılacak toplu pazarlıklar olacaktır.
Son dönemde sıkça duyduğu muz ama kamu görevlileri için bir türlü hayata geçirilmeyen, gelirin adil paylaşımı, demokratikleşme, eşitlik ilkeleri asla vazgeçmeyeceğimiz ko nular olacaktır.’ dedi ve özetle şunları söyledi;
Öncelikli olarak kurulacak olan yeni hükümeti tebrik eder, vatanımız için hayırlı işlere vesile olmalarını temenni ederiz.
Kamu görevlileri için hayati öneme sahip bir döneme daha girmiş bulunuyoruz.
Kamu görevlilerinin mali, sosyal ve özlük haklarında yapılacak düzenlemelerin belirleneceği toplu pazarlık süreci yalnızca kendilerini değil, aileleri ile birlikte 12 milyon vatandaşımızı doğrudan ilgilendir mektedir. Bu sürecin dolaylı yansıma ları da tüm halkımızı etkilemektedir.
Hatırlanacağı gibi bundan önce 5 kez toplu pazarlık masasına otur duk. Ne yazık ki yalnızca bir tanesin den mutabakatla kalkabildik. Geç tiğimiz süreçte bütün uzlaşma giri şimlerimize rağmen, iyi niyetli çaba larımıza siyasi irade nezdinde des tek bulamamanın sıkıntılarını yaşa dık. Kanunla belirlenmiş sürece, Türkiye Kamu-Sen olarak katmak istediğimiz ciddiyet ve samimiyet, tüm gayretlerimize rağmen sulan dırılmaya çalışıldı. Bizler toplu pa zarlık masasını son derece önemli olarak görüyoruz. Kamu görevlileri nin tüm sorunlarının dile getirileceği ve çözüm yollarının aranacağı yer olarak kabul ediyoruz. Ancak bugü ne kadar gördüğümüz, muhatapları mızın toplu pazarlık masasına aynı samimiyet ve ciddiyetle yaklaş madığıdır.
Bizler kamu görevlileri olarak, sorunları bizzat yaşayan insanlarız. Bu nedenle sorunların çözüm yollarını bilmekteyiz. Bugün kamu çalışanlarının %28’i açlık sınırının altında ücret almaktadır. Bizler açlığı gözlemlemiyoruz, bizzat yaşıyoruz.
Sorunlarımıza kesin çözüm bul mak amacıyla, siyasi iradeden ve kamu işveren kurulu üyelerinden samimi bir yaklaşım bekliyoruz. Mu hataplarımızın bu konudaki gayret lerini gördüğümüz anda da mutaba kat imzalayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Yaklaşık bir aydan beri uzmanla rımız, kamu görevlilerinin sorunları na, gerçekçi ve kalıcı çözümler üretecek her yolu araştırdılar. Tüm kamuoyunun hak vereceği, kabul edilebilir, uzlaşmacı bir yöntem belirlemiş bulunmaktayız.
Yeni hükümetin ilk önemli sınavı, kamu görevlileri ile yapılacak toplu pazarlıklar olacaktır. Son dönemde sıkça duyduğumuz ama kamu gö revlileri için bir türlü hayata geçirilme yen, gelirin adil paylaşımı, demok ratikleşme, eşitlik ilkeleri asla vaz geçmeyeceğimiz konular olacaktır.
Bu çerçevede en önemli dayana ğımız ise kamuda çalışan işçi kardeş lerimize yapılan ücret artışlarıdır.
Hükümetin seçim öncesi yaptığı toplu sözleşme ile seçim sonrası yapacağı toplu görüşmeler arasında çifte standart olup olmadığını da bu vesile ile göreceğiz.
2007 yılı toplu pazarlıklarında yeni hükümetin karşısına, yeni bir anlayışla çıkacağız. Uzlaşmaya dayanan bu anlayışta önceliğimiz, siyasi iradeye taleplerimizi kabul ettirmek olacaktır. Başbakan sayın Tayyip Erdoğan’ın da toplu görüşmelere bizzat katılarak memur larımızın haklı taleplerini birinci ağız dan dinlemesini arzu etmekteyiz. Eğer siyasi irade “taleplerimizi kabul eder ve kamu görevlilerinin sorunları nı çözme yolunda bir taahhütte bulunursa; Türkiye Kamu-Sen olarak bizler, makul bir plan çerçevesinde alacaklarımızı önümüzdeki yıllara dağıtabiliriz.
Bu anlayıştan yola çıkarak, toplu sözleşme ve grev hakkı, uzlaştırma kurulu kararlarının bağlayıcı olması, yerel yönetimlerde çalışanların maaşlarının zamanında ödenmesi gibi bir çok talebimiz derhal uygulamaya geçirilmelidir.
Mali haklar konusunda ise önceliğimiz açlık sınırının altında maaş alan memurlarımız olacaktır.
· Tespitlerimize göre 350 – 400 bin dolayında kamu görevlisi 860 YTL olan, açlık sınırının altında ücret almaktadır. 2008 yılında öncelikli olarak bu kesimin ücretleri açlık sınırının üstüne çekilmelidir.
· Daha sonra tüm memurlara kamuda çalışan işçilere yapılandan az olmamak kaydıyla maaş artışı sağlanmalıdır.
· Sendika ödeneği katsayı ve göstergeye bağlanarak artırılmalıdır.
· Bu şekilde memurlarımız açlık tan kurtarılmalıdır.
· Şu an kamu görevlileri içinde ekonomik ve sosyal olarak en zor durumda olan, düşük dereceli, kirada oturan, evli olup eşi çalışma yan ve çocuklarını okutan memur ların durumunu iyileştirebilmek için de sosyal haklarda gerekli düzenle melerin yapılması zorunludur.
Talep ettiğimiz ücret artışı, düşük dereceli kamu görevlilerine yüksek, yüksek dereceli kamu görevlilerine nispeten daha az oranda hesaplan mıştır.
· Kamuda çalışan en düşük işçi ücretine % 34,5 zam yapılmıştır. · Biz ler de en düşük dereceli memur maa şına % 36,5 zam talep etmekteyiz.
· Buna göre tüm kamu görevlile rine iki dilim halinde yaklaşık yüzde 15; yıllık ortalama olarak da % 10 zam talep etmekteyiz.
· 2008 yılı için öngördüğümüz bu makul talebimiz, 2009 yılında en düşük dereceli memur maaşının bugünkü yoksulluk sınırı olan 1130 YTL’ye çekilmesi ve üstüne enflas yon ve refah payı eklenmesi şartına bağlıdır.
2008 ve 2009 yıllarını içeren iki yıllık bir mali plan yapmış bulunmak tayız. Bu plana göre, birinci yılda hedefimiz kamu görevlilerini açlık sı nırından yoksulluk sınırına çekmek,
İkinci yılda da yoksulluktan kurtarmaktır. Planımız makul, uygula nabilir ve uzlaşmacıdır. Eğer yetkili ler samimi bir yaklaşım sergilerse memurlarımızın tüm mali sorunları iki yıl içinde çözülebilir. Hükümetin önünde büyük bir fırsat durmaktadır. Tercihlerini soysal devletten, adalet ten, eşitlikten ve milletimizden yana kullanırsa, kamu çalışanlarını açlıktan ve yoksulluktan kurtaran iktidar olarak tarihe geçecektir. Beyaz sayfa açılacağına dair yapılan açıklamalar da böylece havada kalmayacaktır.
(Mücadele)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  PAZAR ESNAFI, FİYATLARDAN MEMNUN

Share