logo

11 Temmuz 2013

Ertuğrul’dan Gezi Parkı ve Mustafa Balbay’ın Yazdığı Önsöze Dair Açıklama

Millî Merkez Aydın Yürütme Kurulu Başkanı ve Aydınlık Gazetesi yazarı Av. Erol Ertuğrul, yeni çıkacak kitabı hakkında Mücadele gazetesine bilgiler verdi ve ayrıca Gezi Parkı eylemleri hakkında bir basın açıklaması yaptı.

Ertuğrul, Kaynak Yayınları'ndan çıkacak olan “Cumhuriyetimiz Dönüştürülürken Susacak mısınız?” isimli kitabının önsözünü ise Silivri'de yıllardır tutuklu bulunan ünlü gazeteci ve CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın yazdığını söyledi.

Balbay'ın cezaevindeki hücresinde kendi el yazısıyla yazdığı önsözün kendisini çok duygulandırdığını söyleyen Ertuğrul, özetle şunları söyledi:

“Mustafa Balbay benim çok eski dostum. O, Cumhuriyet Gazetesi İzmir Bürosu'nu yönetirken, Aydın'daki güncel politik olaylarda, örneğin o günlerde Aydın'da yaşanan cezaevi olaylarında sık sık Aydın'a gelirdi ve ben o zamanlar Cumhuriyet gazetesinin 2. sayfasında belli aralıklarla yazılar yazardım. Bana uğrardı ve Cumhuriyet gazetesine göndereceği faksları, telefonları, bilgileri benim büromdan götürürdü.

Zamanla bu dostluk daha da gelişti, pekişti ve Cumhuriyet'in Ankara yöneticisi olduğunda da O'nu 2 kez buraya davet ettik ve benim yönettiğim 2 ayrı panelde Mustafa konuşmacı da oldu. O İstanbul'dayken, İstanbul'a gittiğimde uğrardım, Ankara'ya gittiğimde görüşürdük.

Daha sonra hiç beklenmedik biçimde tutuklandı ve cezaevine haketmediği biçimde düştü. Üzülerek, yüreğim acıyla yanarak söylüyorum; 5 yıla yakın bir zamandır haksız ve hukuksuz bir biçimde cezaevinde. Atatürkçü bir gazeteci, yalnızca yazdıklarından ve düşündüklerinden ötürü, AKP politikalarına karşı olduğu için, ülkemizin bölünmez bütünlüğünden yana olduğu için, Cumhuriyetin kuruluş anlayışını savunduğu için, öteki bir grup vatanseverle birlikte cezaevinde şimdi.

Mustafa bir de bizim hemşehrimiz. Nazillili ve milletvekili seçildi, CHP İzmir Milletvekili. Buna karşın cezaevinde.

Ben Aydınlık'taki yazılarım kitap olduğunda, bu kitaba önsözü kim yazsa diye düşündüm. Bildiğiniz gibi daha önce benim kitaplarıma Yekta Güngör Özden, Oktay Akbal, Vural Savaş, Ataol Behramoğlu önsöz yazdılar. Bu kez 'Mustafa yazsın' diye eşim bana hatırlattı ve önerdi. Ben de cezaevinde olduğu için Mustafa'ya bir mektup yazdım ve duygularımı ilettim.

O'ndan yanıt beklerken, yanıt 18 Mayıs 2013 günlü Cumhuriyet gazetesindeki köşesinden geldi. O gün biliyorsunuz Aydın'da CHP'nin mitingi vardı. Tabii Mustafa da eğer dışarıda olsa CHP İzmir milletvekili olarak katılacaktı ama katılamadı. 'Bugün Aydın'da Olmak İsterdim' başlığıyla öyle duygusal bir yazı yazmıştı ki, okuyunca beni, eşimi ve çocuklarımı, hepimizi gözyaşlarına boğdu.

Yazının bir yerinde; 'Bugün Aydın'da olmak isterdim. Eski-meyen dostum Erol Ertuğrul'u da görürdüm. Kitabınıza benim önsöz yazmamı istemişsiniz, beni onurlandırmışsınız. Seve seve yazarım derdim' diyordu.

Birkaç gün önce İstanbul'dan avukatı beni aradı ve bana önsözü gönderdi. Kitap sanıyorum 1-2 ay içinde çıkacak.”

Mustafa Balbay'ın kitap için yazdığı önsöz ise şöyle:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  VALİ KÖŞGER, İNCİR ÜRETİCİLERİNE "GIDA SAĞLIK SERTİFİKASI" VERDİ

Mustafa Balbay'ın Silivri Cezaevi'nde Yazdığı Önsöz

“Anadolu’nun başlıca değerlerinden biri şudur:

Anadolu aydını.

Anadolu aydını, bulunduğu kentte 40’lık çivi gibidir. Sapasağlam durur, bütün sosyal sorumluluklarının yükünü mazeret üretmeden çeker.

Anadolu aydını, halkın nabzını en iyi tutan insandır. Halkın içinde yaşar, onlarla güler, onlarla ağlar. Toplumun hangi yöne evrildiğini ilk o görür.

Anadolu aydını cesurdur. Gün olur tek başına kalır, pes etmez. Sessiz yığınlara umut olmaya, onlara doğruları söylemeye devam eder.

Anadolu aydını, Atatürk’ün, Cumhuriyet’in değerlerini en iyi özümsemiş insandır. Bu değerlerin rehberliğinde yereli yaşar, evrenseli özümser. İkisini birleştirir, ışık haline getirir.

 

Anadolu aydını, yerel düşünmekle kalmaz. Ankara’ya, İstanbul’a da ulaşır. Oradan tüm Türkiye’ye hitap eder. Yaşadığı şehirdeki insanlar, kendi aralarından çıkan, her gün karşılaştıkları bir kişinin ulusal ölçekli bir gazete de düşüncelerini yazdığını görüp ondan güç alırlar. Paylaştıkları düşüncelerin ete – kemiğe büründüğünü görürler.

İşte Avukat Erol Ertuğrul o Anadolu aydınlarından biridir.

Daha önce Cumhuriyet Gazetesindeki yazılarından tanıdığım Erol Ertuğrul 2011‘den itibaren kardeş gazete Aydınlık’ta yazıyor. Erol Ertuğrul, 2011 – 2013 yıllarında yayımlanan bu yazılarını bir araya getirdi, kitap olarak okurlara sunuyor. Bu yazılarda Türkiye ile nefes alıp veren bir aydın duyarlılığı, yurtseverlik bilinci, mücadele karalılığı, gerçekleri haykırma inadı, topluma güvenme umudu bulacaksınız. Sevgili dostum, kardeşim Erol Ertuğrul, kitapta yer alacak yazıları bana ulaştırdığında, tümünü bir kez daha okudum. 2011’de, 2012’de, 2013’te yaşadıklarımız, Ülkemizin içinden geçtiği süreç, imbikten süzülüp çalışma masamı doldurdu.

Ellerine sağlık Erol Ertuğrul. Kalemin, Ege Ovalarının toprağı kadar bereketli, Ege Dağlarının havası kadar temiz, Anadolu kadar güçlü olsun …

Mustafa Balbay

Haziran 2013

1 N0. lu Cezaevi B – 3

Alt Koğuşu – Silivri”

Erol Ertuğrul, ayrıca Gezi Parkı eylemleri ile ilgili son gelişmeler hakkında da şu basın açıklamasını yaptı:

“Bu Gençlerin Başbakan'dan Öğreneceği Bir Gelenek Yoktur”

“AKP’nin Taksim Projesi İstanbul 1. İdare Mahkemesi kararı ile iptâl edildi. Bu kararı Gezi Parkında açıklamak isteyen gençler AKP’nin polisi tarafından parka sokulmadı. Bu tavır, yalnızca parka sokulmamakla kalmadı. Yakın geçmişte olduğu gibi polis gençlere acımasızca saldırdı. Basınçlı sular, biber gazları, plastik mermiler kullanıldı. Yine yüzlerce yaralı var. Görsel basından polisin nasıl acımasızca saldırdığı, silahsız gençlere hedef gözeterek plastik mermi ve biber gazı sıktığı çok açık görülüyor. Halkın, devletin olması gereken polis, bu tavrı ve bu davranışı ile halkın ve devletin değil, AKP’nin polisi olduğunu kanıtlıyor.

Bu yetmedi, polisin gözleri önünde sopalı, bıçaklı, palalı kişiler, polis gözetiminde gençlere saldırdılar. Bu saldırganlar polisten orantısız hoşgörü gördüler. Silahsız gençlere karşı orantısız güç kullanan polis, silahlı saldırganlara karşı ise orantısız hoşgörü gösteriyor. İstanbul Valisi saat 15.00 açtığı Gezi Parkını, anlaşılmaz gerekçelerle saat 17.45 te halka kapatıyor. Parkta oturan vatandaşlar, polis saldırıları ile dışarı çıkarılıyorlar. Tam bir kara güldürü.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  CHP İl Binasında Hırsızlık İddiası

İstanbul Kadıköy’de ise direnen bağımsız basın’ın düzenlediği gaz adam festivali vardı. On binlerce genç karanfillerle direndiler.

Gençleri polis gücü ile durduramayan Başbakan 'Gençlerimize geleneklerimizi öğretemedik' diyor. Bu gençler, Mustafa Kemâl’in gençleridir. Bu gençlerin Başbakandan öğreneceği bir gelenek yoktur. Başbakan, kendi yaşam biçimini gelenek diyerek gençlere dayatmak istiyor. Gençler, her yerde 'Mustafa Kemal’in askerleriyiz' diyorlar. Görevi, Atatürk’ün Gençliğe Söylevinden, Bursa Söylevinden aldıklarını söylüyorlar.

Başbakan, Mısır’da yaşananlar nedeni ile sıkıntılar yaşıyor. Mısır’da olanlar, hiç bir ülkeyi AKP yönetimini ilgilendirdiği kadar ilgilendirmedi. Mısır’da yaşananlar AKP yi ve Başbakan’ı korkutuyor. Mısır’da devrik Mursi dine dayalı şeriatçı bir baskıcı düzen kurmuştu. Mısır halkı bu dayatmaya daha fazla katlanamadı. Ordu ile birlikte Mursi’nin yönetimine son verdi. Başbakan, Mursi ile aynı görüşleri paylaşıyor. Mursi’nin başına gelenler Başbakanı rahatsız ediyor.

Mustafa Kemal’in askerlerinin ellerinde kırmızı karanfiller var. Taş yok, sopa yok,bıçak yok, pala yok. Kendilerini AKP’nin, RTE’nin askeri gibi görenlerin ise ellerinde taşlar, sopalar, bıçaklar, palalar var. Türkiye seçimini yapmıştır. Ulusumuzun yolu Mustafa Kemalin özgürlükçü, tam bağımsızlıkça aydınlanmacı yoludur. Türkiye’yi bu yoldan hiçbir güç ayıramayacaktır.

Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü korumak, Cumhuriyet’in kuruluş anlayışını yaşamda tutmak, 'Atatürk’te Birleştik' ilkesi ile tüm vatanseverleri birleştirmek amacı ile kurulmuş bulunan Milli Merkez Aydın ilinde de çalışmalarını yürütmektedir. Önümüzdeki günler Milli Merkez Aydın Yürütme Kurulu ve Aydın Milli Merkez Meclisi kurulacak ve çalışmalarını paneller, etkinliklerle yürütecektir. İlk görev, bölücü ve gerici anayasaya karşı çıkmak, Ülkemizin tüm sorunlarına sahip çıkmak ve bu yolda çalışmalar yapmaktır. Milli Merkez Aydın Yürütme Kurulu sorumluluk bilinci ile çalışmalarını 2013 yaz ayları içerisinde de hızlı bir biçimde sürdürecektir.”

(Güçlü ÇEZİK)



Share