logo

30 Ağustos 2013

CHP Merkez İlçe Başkanı İnci’den 30 Ağustos Mesajı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Merkez İlçe Başkanı Bayram İnci, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir açıklama yaptı.

CHP Merkez İlçe Başkanı İnci, 30 Ağustos kutlama mesajında şunları söyledi:

“26 Ağustos günü gece saat 03.00’da Mustafa Kemal uyandı. Aslında o mavi gözleri hiç uyumamıştı. Ve saati sordu. Üç dediler. Kalktı ve kılıcını kuşandı. Dışarıda çarıklarını çekmiş, on binlerce asker yoldaşı vardı. İsmet Paşa ve Fevzi Paşa ile birlikte Kocatepe’ye geldi. Ve şayak kalpaklı adam gün ağarırken tanda sabah saat 05.30’da tam iki yüz top ateşiyle birlikte büyük taarruzu başlattı. Türk’ün tarihi bu top ateşiyle yeniden yazıldı. Türkler her cephede saldırıya geçtiler. Ve piyadeler bir süngü mesafesinde olan emperyalizme karşı ölümüne mücadele verdiler. Türkler zafere koşuyorlardı. İlk gün kanlı boğuşmalarla geçti. Yarım milyon askerin cephede boğuşması kulakları delen bir uğultu çıkarıyordu. İkinci gün Türkler yeniden saldırıya geçtiler. Yunan kuvvetleri bir kez daha tutunamadı. Türkler dalgalar halinde Akdeniz’e akıyorlardı. Gökyüzünün tüm kızıllığı Ege dağlarına kan olup yağarken, Mustafa Kemal’den o kutsal emri alan Türkler, İzmir’e doğru akın-akın koştular. Gökyüzünü yırtan top ve süngü sesleriyle birlikte, Ege’ye dalga–dalga özgürlük akıyordu. Daha çok değil bir yıl önce ”Çete” denilen Mustafa Kemal’in askerleri artık, atının üzengilerinin öpüldüğü ve karanlıkta ışık saçan birer kahramandılar. 30 Ağustos 1922’de kazanılan Türk Kurtuluş Savaşı, sadece Türk ulusunun değil, ezilmek, yok edilmek istenen, sömürülen bütün Doğunun kurtuluş umudu olmuştur.

Büyük zaferin 91. yılında bugün;

Türkiye yeniden o işgal yıllarının boğucu karanlığıyla yüz yüze gelmiştir. Bir taraftan emperyalizmin güdümündeki işbirlikçi bir iktidar, diğer taraftan emperyalizmin maşası durumundaki eli kanlı bir terör örgütü, öteki taraftan Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurumlarına sızmış bir cemaat. İktidar, terör örgütü ve cemaat el ele 53 yıldır kurulan tezgahta Atatürk’ün yokluk ve yoksulluk içerisinde, tüm dünyaya parmak ısırtan, Kurtuluş Savaşı'ndan kurduğu, 'Çağdaş', 'Laik' ve 'Bağımsız' Türkiye Cumhuriyeti'ni 'Gerici', 'Teokratik' ve 'Bağımlı' bir devlete dönüştürmenin son hesaplarını yapmaktadırlar. Aydınlar susmuş. Basın satın alınmış, ülke parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya. Bu düzene ileri demokrasi adını verenler 'ileri faşizm' uygulamasıyla kendi düzenlerine karşı olanları sindirmeye çalışmaktadırlar. Atatürkçüler, yurtseverler, aydınlar ne ile suçlandıkları belli olmadan hapislere atılmakta ve zulüm görmektedirler. Otuz bini aşkın insanımızın katilini İmralı’da lüks olanaklarla tutan 'İleri demokrasi' düzeni, yurtseverlere karşı ileri faşizm uygulamaktadır. En önemli tehlike saydıkları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı planlı şekilde insafsızca saldırı yapılmaktadır. Ergenekon, Balyoz, Ay ışığı, Kafes gibi davalarla Türk Silahlı Kuvvetleri’ne operasyon düzenlenerek, astsubayından orgeneraline kadar 207 si tutuklu, toplam 404 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yargılanmış, Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları dahil bir çok kahraman vatansever subayımıza çeşitli cezalar verilmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi ordularını çete ile eş gören bir anlayış yoktur. Komutanları esir alınmış bir ordunun iç ve dış tehditlere karşı ülke savunmasını  olumsuz etkileyeceği çok açıktır. 91 yıl önce emperyalistlere karşı dünyanın en haklı savaşlarından biri olan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı kazanan şanlı  ordumuzun, bugün içine düşürüldüğü durum ortadadır. Büyük Ortadoğu projesi kapsamında verilen görevlerin yapıldığı, emperyalist işgalcilere aracılık eden bir ordu istenmektedir.

91 yıl önce 30 Ağustos, bağımsızlığı yok edilmek istenilen bir ulusun emperyalizme karşı başarısını müjdeliyordu. 91 yıl sonra yeniden emperyalizmin görünen ve bilinen oyunlarıyla parçalanmak istenmesine seyirci kalıyoruz. 91 yıl önce ulusallık ve bağımsızlık için savaşan kahramanların unutturulmak istendiğine tanık oluyoruz. İnönü’lerde, Sakarya’da, Kocatepe'de dökülen kanların boşa gittiği söylemlerini duymaktayız.

91 yıl sonra Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gençliğe emanet ettiği ve “kimsesizlerin kimsesi” dediği Cumhuriyetimize kişisel çıkarlarımızı bir kenara bırakarak sahip çıkmalıyız. Ulusal kurtuluş savaşındaki durumumuz bugünden farklı mıydı, bütün bu olumsuzluklar yok muydu? Mustafa Kemal gibi düşünerek, bilinçli ve kararlı bir şekilde örgütlenerek, demokratik ve laik cumhuriyetimiz için mücadele ederek, ülkemizi yeniden aydınlık günlere getirmek için çalışmalıyız.

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı olarak yönetim kurulumla birlikte tüm halkımızın ve mazisi zaferlerle dolu şanlı ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize ve  gazilerimize saygılarımızı, şükranlarımızı sunuyor, onların bıraktığı, laik ve demokratik cumhuriyeti, muhafaza ve müdafaa etmek için canımız pahasına çalışacağımıza büyük Türk milleti önünde söz veriyoruz.”

 

(Mücadele Ajans)

Share