logo

09 Temmuz 2013

Başkan Altungün’den Metan Gazı Açıklaması

Kuşadası Belediye Başkanı M. Esat Atungün, 6 Temmuz tarihinde Kuşadası Belediyesi Altyapı, Kanalizasyon ve Su İşletme Müdürlüğü(KASKİ)’ne bağlı terfi istasyonu derin deşarj kuyusunda meydana gelen ve 3 belediye personelinin görev şehidi olduğu kazayla ilgili bir toplantı düzenlendi. Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda Başkan Altungün, hem tüm belediye çalışanlarını bilgilendirdi hem de basın mensuplarından gelen kazayla ilgili sorulara cevap verdi.

6 Temmuz tarihinde geçekleşen elim kaza sonucu kaybedilen Görev Şehitleri için Belediye Personeliyle bir taziye toplantısı düzenleyen Başkan Altungün Görev Şehitlerini anarken gerçekleşen elim olayla ilgili olarak ta Belediye personelini bilgilendirdi. Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Bademci ve Erdoğan Uyan ile KASKİ Müdürü Uğur Sarsılmaz ve İtfaiye Müdürü İsmail Çimili’nin de hazır bulunduğu toplantıda sözlerine, “ Hepimizin başı sağolsun, büyük geçmiş olsun” dilekleriyle başlayan Başkan Altungün, "Kuşadası tarihinin en acı felaketlerinden birini yaşadık. Bu büyük acıyı hem Kuşadası olarak yaşadık hem kurum olarak yaşadık. Hepimizi derinden etkileyen bu kazaya ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşmak istedim. Aşağı yukarı 8 ay sonra 5 yılını dolduran belediye başkanınız olacağım. Çok net ve samimi söylüyorum bu yıl 2 tane genç kız beni çok etkiledi; biri geziparkı eylemleri nedeniyle Kuşadası Atatürk anıtında elindeki ‘bu bir direniş değil diriliş’ yazan pankartla, birde geçtiğimiz gün görev şehidimiz Uğur Apaydın‘ın evine gittiğimde kızının ‘ben kime baba diyeceğim? ‘ cümlesi beni çok derinden etkiledi. Kahroldum, üzüldüm. Artık bir başka arkadaşımın çocuklarının bana ‘ben kime baba diyeceğim ‘ demesini arzu etmiyorum. O gün de etmemiştim, bugünde etmiyorum, yarında etmeyeceğim. Bunları sizlerle paylaşmak istedim çünkü evet Kuşadası çok önemli, ülkemizin çok önemli bir yeri, değerini tartışamayız ama sizlerinde değerini tartışamayız. Sizlerde bizim için çok önemlisiniz, çok değerlisiniz. Sonuçta her birimiz bir annenin babanın evladıyız ama her birimizin de evlatları var bizde birilerinin annesiyiz babasıyız. Sizler bizim için kıymetlisiniz. Şu ve ya bu nedenle öyle bir acının öyle bir üzüntünün başka bir ailede yaşanmasını arzu etmiyorum Belediyede iş güvenliği konusunda daha öncede yazılı talimatlar vererek, önlemler almıştık. Bugün de yazılı olarak insan kaynakları müdürlüğümüze yeniden tebliğ ettim. Bütün birimlerimizde iş güvenliğiyle ilgili tedbirler yeniden gözden geçirilecek. Bu konudaki yasa bu yıl torba şeklinde meclisten geçerek, kanunlaştı. Ama belirli iş kollarında 2014, belirli iş kollarında ise 2016 da başlayacak. Bu bir ara süreç. Düne kadar her şey el yordamıyla gidiyordu. Ama artık kanunlar, tüzük ve yönetmelik göre yönetme süreci başladı. Biz ara dönemdeyiz, işin en sıkıntılı tarafı. Bu ara dönemi dikkatli ve tedbirliği bir şekilde geçebilirsek ki geçmek zorundayız, bu tip derin acılar yaratan sıkıntılarımız olmayacaktır “ dedi.

– TERFİ İSTASYONU 10 MAYIS 2013 TARİHİNDE İLLER BANKASI’NDAN TESLİM ALINDI

Başkan Altungün konuşmasında, kazanın meydana geldiği terfi istasyonuyla ilgili de bilgiler vererek, “ Bu terfi istasyonları 10 Mayıs 2013 tarihinde belediyemiz tarafından geçici kabulü yapılarak İller Bankası’ndan teslim alındı. 15 Mayıs tarihinde KASKİ müdürlüğümüz ve personel ile alınması gereken tedbirler ve önlemlerle ilgili toplantı yaptık. Malzemeler, personelin eğitimi ele alındı ve personel eğitimi konusunda tespitler yapıldı. Osman Sarı, Aytaç Kıraç, Serkan Aktaş isimli arkadaşlarımızın eğitimleri konusunda 11 Haziran’da tarafımdan Anadolu flygt pompaya resmi yazı yazılıyor. 14 Haziran tarihinde de resmi görevlendirmeleri yapılıyor ve eğitime gidiyorlar. başkan vekili Yusuf Emik arkadaşım tarafından görevlendirmeleri yapılıyor ve eğitime gidiyorlar. Bu terfi merkezleri ve ülkemizdeki birçok noktadaki terfi merkezleri iller bankası tarafından planlanıyor ve alan yükleniciler tarafından yapılıyor. Bizimkide o şekilde ve bizde de teslimi 10 Mayısta olmuş. Örneğin Bugünde yaptığım sohbetlerde gelen en büyük şikayet terfi merkezindeki merdivenin şekli. Şimdi bu şekilde kontrolü yapılan arkadaşların tamamı rahatsız. Değişmesi lazım ama Türkiye’de böyleymiş. Bugün İller Bankası bölge müdürümüzle görüştüm. Başsağlığı için aradığında teknik ekibimizin terfi merkezlerinde pratikte yaşanan sıkıntıları tespit etmeye başladıklarını bu konuda Kuşadası Belediyesi olarak bir rapor hazırlayıp kendilerine sunacağımızı çünkü birçok noktada benzer sıkıntıların olabileceğini çünkü Güllük’te de aynı sıkıntılar yaşandı. Müdürümün ifadesi başkanım dedi 80’den bu yana bunlar var, bunlar bakılıyor. Hiç böyle şeyler yaşanmadı. İlk defa bunlar bu yıl olmaya başladı. Gerekçelerden sadece 1’i sokaklardaki logar kapaklarının ağzının kapatılması bile terfi merkezinde gaz birikmesinin nedeni. O sokaklarda logar kapaklarında küçücük, küçücük delikleri var, onlar kapatılınca gaz kalıyor geriye gidiyor, yani ana neden bu mu hayır ama birikmesinin gerekçesi. Özellikle bizim gibi yazlıkçı noktalarda yazın nüfusun çoğalması, birdenbire başlaması bu risklerden biri. Efendim maskesi vardı, yoktu, biraz önce burada anlattı. Yani bütün burada anlattıklarım işin senaryosu değil. Yaşadıklarımız, konuştuklarımız, başladıklarımız çünkü bir vicdani tarafı çok önemli ve sorumluluğumuz gereği çok önemli o nedenle işin şekli neyse onu anlattık. Hepsi bir düzen içerisinde gidiyor. 10 Mayıs’ta teslim alınmış arkadaşlar çalışmaya başlamış. Programını yapmış belirli şeyler bir kısmı bürokratik gerekçelerden dolayı gecikmiş ama maalesef acı bir gerçek var. Bize bir şey olmaz mantığı. İki arkadaşını kurtarma çabası, gayreti. Bundan sonrasıyla ilgili bu tip sıkıntıları ne Kuşadası’nda nede başka bir yerde yaşanmasını arzu etmiyoruz “

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  BÜYÜKŞEHİR "BAĞIMLILIKLA MÜCADELE MERKEZİ" KURUYOR

– PERSONEL EĞİTİM GÖRDÜ

” Terfi istasyonunda görevli üç arkadaşımda eğitim görüyor. Çok acı bir durum. Görev şehidi arkadaşımız Osman Sarı’nın Aytaş Kıraç ve Serkan Aktaş ile birlikte tamamladıkları eğitim sertifikaları da bugün geldi. Terfi istasyonunu teslim aldıktan sonra malzemelerle ilgili konuda KASKİ müdürlüğümüz gerekli çalışmalara başlatıyor ve itfaiye müdürlüğü’nün de bilgisini alarak, girişimlerde bulunuluyor. Ayrıca, eğitime giden arkadaşlarımız da eğitim çalışmaları sırasında malzeme konusunda çalışma yapıp, KASKİ müdürlüğüne bilgi veriyor “ diye konuştu.

– GÜNLÜK BAKIM ÇALIŞMASI SIRASINDA KAZA MEYDANA GELİYOR

Kuşadası Belediye Başkanı M. Esat Altungün, kazanın günlük bakım çalışması sırasında meydana geldiğini belirterek, “ Hepimizi ve tüm Kuşadası’nı derinden yaralayan kaza günlük bakım çalışması sırasında meydana geliyor. Görev şehidimiz Osman Sarı ile Aytaç Kıraç kardeşimiz birlikte günlük bakımlarına gidiyorlar. Osman arkadaşımız merdivenlerin yarısına kadar gelmiş Aytaç geliyor, bakıyor. Osman berbat bir halde, çok kötü durumda. Hızla müdahaleye iniyor. Osman o arada düşüyor, Aytaç bir daha müdahale yapmak istediğinde gazın etkisini hissediyor, hızla dışarıyı çıkıyor. Telefonla Zeki isimli arkadaşımızı arıyor, destek istiyor. 2 dakika içerisinde emniyet, hastane, zabıta, itfaiye tamamına bilgi gidiyor ve telsizle ulaşılıyor. Bana zabıtadan bilgi geldiğinde önce olayda yaralanan altyapı airimiz Adnan Özkaya’yı aradım, (başkanım yoldayım, gidiyorum)dedi. Arkasından başkan yardımcımız Mehmet Bademciye döndüğümde (başkanım bende yoldayım gidiyorum) dedi ve gittiklerinde emniyeti, itfaiyesi hepsi müdahale ediyor. Ancak ne var ki örneğin altyapı amirimiz Adnan Özkaya bu konularda en tecrübeli arkadaşlarımızdan biri ama o bile ne gaz maskesi bekliyor ne tüp bekliyor, direkt gidiyor. Veysel arkadaşımız Allah gani gani rahmet eylesin, ilaçlama amirimiz telsizden anonsu duyuyor, yürüyor gidiyor. Girmeyin denilmesine rağmen bakın Adnan da Veysel de girmeyin böyle girilmemesi lazım denilmesine rağmen giriyorlar. Arkadaşlarını kurtarmak güdüsüyle, aman müdahale edelim güdüsüyle giriyor ve maalesef Veysel’imizi de kaybettik. Osman düşüyor, kurtarmaya çalışırken olmuyor. yoğun bakıma geldi, acile geldiğinde oradaydım. Osman’ı da gördüm, Veysel’i de gördüm,Uğur’u da gördüm. Mekanları cennet olsun. Kötü durumdaydılar, hepsi hizmet şehidimizdir. Kuşadası’na hizmet ederken vefat ettiler. Bu konuda Adnan’ı, Veysel’i, bize bir şey olmaz mantığıyla ama asıl ağırlıklı olarak arkadaşlarını kurtarma güdüsüyle kendi hayatlarını tehlikeye sokarak girdiler. Uğur kardeşimiz, mekanı cennet olsun, tüpü maskesiyle gidiyor. Kurtarmak için gidiyor ama arkadaşını kurtarmak için maskeyi ağzından çıkarıp arkadaşına verdiği süreçte kaybediyoruz. Bu metanda hidrojende öyle bir bela ki 3-4 saniyede yok edebiliyor. Düşünün dakika falan değil. Bu kadar kısa bir sürede götürüyor. Bütün onlardan sonra AKUT, itfaiye, hastane herkes topyekün müdahale etti. Çok kötü olabilirdi, Güllük gibi olabilirdi itfaiyemizin ,AKUT'un,hastanemizin, Zabıtadaki arkadaşlarımızın müdahalesi bu sayıyı oralarda tuttu. Görev Şehitlerimizin Hepsinin mekanı cennet olsun.Bu şehre ciddi emekleri var. Allah onlardan razı olsun, bizim onlarda bir hakkımız yok ama varsa da helali hoş olsun. Ben hepinizin huzurunda devlet hastanesinde ki doktorlarımıza, hemşirelerimize, hasta bakıcılarımıza tüm ekiplerine teşekkür ediyorum.AKUT’a özellikle teşekkür ediyorum, biz AKUT' un kuşadasında oluşmasıyla ilgili başından beri destek verdik.belediye meclisinde el birliğiyle kararlar aldık. AKUT'a destek olmakla ne kadar doğru bir şey yapıldığını o günkü acımızda sadece biz değil Kuşadası da gördü. Tekrar huzurlarında teşekkür ediyorum sağolsunlar inşallah bundan sonra onlara çok iş düşmesin arzu ediyoruz ama varlıklarından güç aldığımıda ifade etmek istiyorum.itfaiyemiz biraz sonra İsmail arkadaşımıza söz vereceğim özellikle bazı konularla ilgili bir iki cümle söyleyecek kendisi rica etti.o aktaracak " dedi.

– ” GÖREV ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİ, ÇOCUKLARI BİZİM AİLEMİZ, ÇOCUKLARIMIZ “

Konuşması sırasında olaya müdahale eden belediye personelini de yanına çağırıp, teşekkür eden Başkan Altungün, “Zabıtada ki arkadaşlarımız Ercan ve Onur, İtfaiyeden Hasan Harmankaya, Murat Tebur, Abdullah Arı, Atilla Dalgın, Hasan Fıstıkçı, Aytaç Kınacı, Adnan Özyaka, Zeki Mengen'i buraya davet ediyorum. Adnan o gün ilk haberi alıp aradığımda başkanım ben gidiyorum dedi. En bilinçli arkadaşımız hiçbir şey beklemeden indi, kaybedebilirdik. Yoğun bakıma geldiğinde gerçekten çok kötüydü. Bu gaz bela bir şey, oksijeni durduruyormuş. Nefes alma yok, boğuyor öyle bir dert. Allah’a çok şükür bugün öğlen gittim, bugün konuştum. Dün sadece uzaktan bakıyorduk. Ama bugün konuştu biraz öncede ifade ettiğim gibi sizlere selam söyledi. Bu arkadaşlarımız ve görev şehitlerimiz bu işin kahramanı. Görev şehitlerimizin ailesi, çocukları bizim ailemiz bizim çocuklarımız. Kuşadası belediyesi olarak yapılması gereken ne ise ailelerimize çocuklarına elimizden geleni yapacağız. Bunu özellikle ilan ediyorum, ifade etmek istiyorum . Çünkü hem Uğur arkadaşımın kızının o cümleleri hem ailesinin o durumu bunu yapmakta biz görevliyiz, hepimiz görevliyiz. Sadece belediye başkanı olarak Esat değil bu şehirde hizmet veren hepimiz bu noktada görevimizi sadece maddi anlamda bahsetmiyorum ziyaretlerimizle, sohbetlerimizle, moral desteklerimizle bunu yapmak zorundayız. Çünkü Kuşadası belediyesi olarak biz bir aileyiz. Birbirimizi çok sık görmeyebiliriz, birbirimizle çok sık sohbet etmeyebiliriz ama bu çatının altında görev yapıyoruz. Herşeyden önce mesai arkadaşıyız.Ama çok nettir biz bir aileyiz. Hanginizin canı yanarsa yansın inanın ki benim yüreğim sızlar. Bunu çok samimi itiraf ediyorum. Çünkü burada beraber hizmet veriyoruz. Dün cenazelerimizi gördünüz Kuşadası bu acıyı paylaştı. Kuşadasında hepimizin canı yandı. Hiçbir birimin yetkilisi hiçbir belediye başkanı personelinin başına bir şey gelmesi için çaba içerisinde olamaz. Özel ihmali de olamaz. Çünkü bu vicdanları yaralar. Vicdanları yaralayacak hiçbir işi ne birimdeki arkadaşlarımız ne biz yapmayız. Ben emeği geçen arkadaşlarımı sizler adına kutlamak istiyorum. O gün ciddi mücadele verdiler, sağ olsunlar. arkadaşlarımıza daha kocaman bir alkış rica ediyorum. Bizim belediyemizde ve kendimizde yaratmamız gereken ruh budur. Biz birbirimizi sevmeliyiz. Birbirimizi desteklemeliyiz, birbirimize gerekli yardımı yapmalıyız. Çünkü biz bir aileyiz “

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  VALİ KÖŞGER, İNCİR ÜRETİCİLERİNE "GIDA SAĞLIK SERTİFİKASI" VERDİ

– BASIN MENSUPLARININ SORULARINI CEVAPLANDIRDI

Başkan Altungün, konuşmasının sonunda basın mensuplarından gelen soruları da cevaplandırdı. Yaşanan kazada ihmal var mı ? şeklindeki bir soruya, “ İhmal konusunu hem biz hem de yetkili merciler araştırıyor. Hem belediye olarak, hem de yetkili kurumlar tarafından soruşturma başlatıldı. Belediye olarak içimizde yaptığımız bir soruşturmamız var, yetkili kurumlarda gerekli soruşturmaları, incelemeleri yapacaklar, onun sonucunda bir sonuç çıkacak, sonucunu elbette uygulama gibi bir görevimiz olacak. Bu olayların ne Kuşadası’nda nede başka bir yerde yaşanmasını arzu etmiyoruz ama bunu sorunuzda ifade ettiniz, bunu farklı mecraya sokmak gayreti. Bu işten siyasi rant etme çabaları yani üç şehidimizden bu kadar büyük acıdan siyasi rant elde etme gayreti içerisinde siyasetçi varsa benim söyleyecek bir lafım olmaz zaten. Böyle bir acıdan siyasi rant elde etme derdinde olanın bu şehirde yönetici olduğunda ne tip rantları hesap ettiğini ifade etmek bile istemem. Sadece kınarım, ilçem adına üzülürüm, bir siyasetçi konuları bu kadar ayağa düşürebiliyorsa bu acıdan, insanların acısından sonuç çıkarma çabası içerisine giriyorsa o siyasetçi falan değildir ama başka kelimeler ifade etmek gerekir oda benim siyasi nezaketime yakışmaz “

– HEM OKSİJEN TÜPÜMÜZ HEM DE MASKEMİZ VAR

Bu arada, toplantıya katılan Kuşadası Belediyesi İtfaiye Müdürü İsmail Çimili, oksijen tüpü ve maske kullanımı konularındaki soruları cevaplandırdı. İddiaların gerçek dışı olduğunu kaydeden İtfaiye Müdürü İsmail Çimili, “7 tane Oksijen tüpümüz ve 3 tanede yedek tüpümüz var. İlk giden arabada 3 tane vardı daha sonra anons ettim diğer arabalardan takviye edildi. Hepimize geçmiş olsun, başımız sağolsun. Vatandaş arasında söylentiler var, itfaiyeciler maskesiz ve oksijen tüpsüz girdi gibi sözler var ama kesinlikle talimat verdim, ben itfaiyeden çıkmadan telsizle talimat verdim, maskesiz, tüpsüz kimse inmesin diye. Arkadaşlarımız talimatım ile olay yerine varıyorlar. Ekiplerimiz Olay yerine vardıklarında Osman arkadaşımız kuyudaymış, Hasan Harmankaya ve Uğur Apaydın maskelerini takarak önce Hasan iniyor daha sonra Uğur arkadaşımız 3-5 saniye sonra iniyor. Hasan aşağıya indiğinde yukarıdan sedye sallanıyor. Sedyeye bağlıyor ve bu arada Uğur da iniyor. Uğurda Hasan’ın yardımıyla sedyeyi sağlamlaştırıyorlar ve yukarıya asılın diye talimat veriyorlar. Yukarıya asılırlarken diğer Adnan ve Veysel arkadaşımızı yerde görünce bunlar canlarını feda ediyorlar maskesiz ve oksijen tüpsüz iniyorlar ama inmeden daha 2-3 metre aşağı inmeden fenalaşıyor ve Uğur arkadaşımızın üzerine düşüyorlar. Bu sefer bunlar düşünce Uğur ve Hasan arkadaşımız maskelerini çıkartarak onlara can katmak için yardımcı oluyor. Tüplerin kullanılmasına şartlara göre değişiyor. Eğer kullanılırsa 20-25 dakika dayanır. Eğer kullanmasını tam bilmiyorsa 5-6 dakikada bunun havası boşanır. Yani oksijen tüpleri boşmuş, maskesiz girmişler bunlara inanmayın " dedi.

 

(İHA)

Share