logo

25 Temmuz 2013

Balat; “Tartışmalar Jeotermal Yatırımcılarını Da Yıpratıyor”

Aydın’da jeotermal yatırımları yapan MB Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Balat, Aydın’daki tartışmaların özel sektöre zarar verdiğini belirterek, “Jeotermal yatırımları özel sektör elinde daha hayırlı olur” dedi.

Bir yatırımcı olarak Aydın'a geldiğini ve bütün illerin özel sektör yatırımcılarını illerine çekebilmek için özel gayret sarf ettiğini belirten Muharrem Balat, “Bugün Türkiye enerji konusunda dışa bağımlı ülkeler arasında çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir. 2013 yılı itibarı ile Türkiye’nin önemli ekonomik sorunlarından olan dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 70’i enerji ithalatı kaynaklıdır. Biz yatırımlarımızla bu çarkı tersine çevirme mücadelesi veriyoruz. Bu anlamda Jeotermal kaynaklara sadece Aydın gözüyle değil, memleket gözüyle bakmak gerekmektedir. Jeotermal kaynakların ülke ekonomisine en büyük katkısı hangi alanda ise jeotermal kuyuları bu alanda yatırıma dönüştürülmelidir. Bu gün için jeotermal kaynaklardan enerji üretmek daha öncelikli bir konudur. 160-200 derece verim veren bir jeotermal kaynağı ilk etapta Aydın şehir ısıtmasına ya da seraya tahsis etmek doğru bir strateji değildir, bu projelerin elektrik üretimine entegre olarak değerlendirilmesi gerekir. Eğer yeraltından 170-180 derece su çıkıyorsa bunu ısıtmada kullanmak rantabl olmaz. Yazık olur. Çünkü elektrik enerjisi bize çok pahalıya mal olan bir enerjidir ve Aydın’ın, Türkiye’nin bu yerli, güvenilir, temiz kaynağa ihtiyacı vardır” diye konuştu.

Aydın’da jeotermal enerji üzerinde yaşanan tartışmalara değinen Balat, “Jeotermal alanındaki yatırımlar riskli yatırımlardır, farz edelim ki 2 milyon TL harcayarak açtığınız bir kuyudan 180 C su çıktı veya çıkmadı. Ne olacak? Farz edelim ki kuyu boş çıktı ki bu oldukça büyük bir risk. Bu durumda harcanan tüm para çöpe gider. Bu tip bir yükün ve vebalin altına kamu kurum ve kuruluşlarının girmesi çok zordur, kamu sırtlandığı ve gerçekleşen risk için hem halka hem de devlete hesap vermek zorundadır. Halbuki özel sektörde durum farklıdır, özel sektör riski ve kayıpları göze alarak işe koyulur. Bu açıdan yatırımların özel sektör eliyle yapılması tüm ilgililer için daha hayırlı olur" şeklinde konuştu.

Artık dünyada kamu adına iş yapan, hazinenin milletin parasını harcayan kurum ve kuruluşların sosyal içerikli projelere yönelmesi gerektiğini, risk gerektiren sektörlere özel sektörün ve yatırımcıların çağrılması ve teşvik edilmesi gerektiğini kaydeden Balat, şunları söyledi: "Özel sektör bir işi yaparken kar etmesi lazım ki hem kendini yaşatabilsin hem de sürdürülebilirliği sağlayabilsin. Artık bu algı devlet ve kamu kurumlarında da yerleşmeye başladı. Konuya özel sektörün baktığı gözle bakabiliyorlar. Türkiye’de de artık farklı bir görüş hakim, özel sektör yatırımlarının devlete göre daima çok daha randımanlı olduğu artık hem devlet tarafından hem de halk tarafından kabul edilen bir gerçek. Ben 50 yıldır yatırımın içindeyim. Yani yatırım nedir, nasıl yapılır biliyorum. 50 yıldır bu memleket için çalışıyorum. Bu memleketteki yatırım hamlelerini 50 yıldır gözlemliyorum. Şunları devlet yapsın dediğimiz her iş pahalıya mal olmuştur. Şimdi artık o düşünceden uzaklaşılıyor. Artık devlet ve hükümet politikaları özel sektörü destekler yönde. Yapılan yanlışlardan doğru dersler çıkarılmış durumda. Bunun için ben sağlıklı büyüme ve gelişmenin devlet eliyle değil özel sektör eli ile sağlanabileceğini savunuyorum. Bu açıdan yatırımlarda hiçbir şekilde devlet düşünülmemeli. Ama sosyal projelerde devlet olmalı. Çünkü sosyal projeler de karlılık amacı güdülmez"

 

(İHA)

Share