logo

05 Eylül 2007

Aydın’da Dünya Barış Günü Barışsız kutlandı

İnşaat Mühendileri Odası Aydın Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi İnşaat Mühendisi Yücel Uçar, gazetemiz muhabirine yaptığı özel açıklamada, 1 Eylül Dünya barış gününde barışın unutulduğunu ifade etti.
Uçar, yaptığı açıklamada; “Biz, barışın, demokrasinin ve insan haklarının yerleşmediği bir ülkede emekçilerin yerleşmediği bir ülkede emekçilerin haklarının korunmasının olanaklı olmadığını da biliyoruz” dedi ve şunları söyledi;
İkinci Büyük Emperyalist Paylaşım Savaşı, 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başladı. Ardında 52 milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bıraktı. Mayıs 1945’te son buldu. İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, “Dünya Barış Günü” olarak kabul edildi.
1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun…
2007 yılının 1 Eylül’ünde, hepimiz biliyoruz: Dünyanın birçok yerinde mazlum halklara karşı zor kullanımı, yaşamakta olan çatışmalar ve savaşlar insanlığın geleceğini tehdit etmektedir ve insanın en temel evrensel hakkı olan “yaşama hakkı”nı elinden almaktadır. Küresel eşitsizliğin yarattığı yoksulluk, yoksulluğun getirdiği açlık, açlığa eklenen savaş ve çatışmalar, bugünün dünyasında olağan bir durum olarak görülmektedir. Kapitalist küreselleşmenin geldiği boyut budur.
Biz, bütün dünyada ekilen nefret tohumlarına, halklar arasında yaratılan düşmanlığa karşı barış istiyoruz, bölge halklarıyla dostluk ve kardeşlik içinde yaşamak istiyoruz, halkların kültürel ve insani haklarına saygı gösterilmesini istiyoruz.
Ülkemizde de yıllardır süren ve çözülmeyen sorunlar; çatışmanın ve toplumsal gerilimin yükselmesine yol açmaktadır. Toplumun bütün kesim ve kurumlarının barışı savunması sorunun çözümünü kolaylaştıracağı açıktır.
Biz, şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, çok kimlikli çok kültürlü bir toplumsal modeli dışlayarak, barışın kalıcı hale getirilmesinden kaçınanların, iç ve dış politikada, gerilim yaratmaktan medet umanların, demokratikleşmeyi AB ile pazarlıkların sınırında tutup hak arama mücadelesini anti-demokratik olarak görenlerin, yasal düzenlemelerdeki gelişmeleri bile hayata geçirmeyenlerin, barışın önünde en büyük engel olduğunu biliyoruz.
Biz, barışın, demokrasinin ve insan haklarının yerleşmediği bir ülkede emekçilerin haklarının korunmasının olanaklı olmadığını da biliyoruz.
Biz, yayılmacı ve teslimiyetçi bir dış politika izlemeyen, savaşa, işgale ve talana ortak olmayan, demokratik, sosyal hukuk devleti niteliğine sahip, kimliği, kültürü, dili, dini, mezhebi, görüşü ne olursa olsun, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşa yabileceğimiz ülkemizin ve toplumumuzun bir daha sa vaş ve şiddeti yaşamaması için öncelikle demok ratikleşmeye yönelik çözümlerin benimsendiği, bağım sız, demokratik ve barış içinde bir Türkiye istiyoruz.
(Mücadele)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  DP'YE İADE-İ ZİYARET

Share