logo

26 Temmuz 2013

ADD Aydın Şubesi’nden Lozan’ın 90. Yıldönümü Açıklaması: “Emperyalizm’e İndirilen Tokat, Türkiye’nin Tapusu”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın Şubesi, Lozan Antlaşması'nın 90. Yıldönümü nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda şube yönetimi adına bir basın açıklaması yapan ADD Aydın Şubesi Başkanı Günver Güneş, açıklamasında şunları söyledi:

“Bu coğrafya üzerindeki bu vatan bize miras kalmadı. Biz bu vatanı kurtuluş savaşıyla bedel ödeyerek kazandık. Kazandığımız vatan üzerindeki hükümranlık hakkımızı da Lozan Antlaşması ile kabul ettirdik. 90 yıl önce 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalandı. Lozan Antlaşması, 19 Mayıs 1919’da Samsun'da başlayan Anadolu ihtilalinin son ve parlak aşamasıdır. Lozan Antlaşması Türkiye'nin kapitülasyonlardan ve her türlü sömürü boyunduruğundan kurtulduğu tarihtir. Misak-ı Milli esaslarının başarıya ulaştırılmasının uluslararası onayıdır. Yoksunluklar içinde akıl almaz bir gayretle verilen üç buçuk yıllık Kurtuluş Savaşı’nın sonucu ve Türk tarafının istekleri Lozan Antlaşması'yla taraf devletlere kabul ettirilmiştir.

Lozan ile ilgili Atatürk'ün Nutuk'da söylediği cümleler Lozan'ın önemini ortaya koymaktadır. "Bu antlaşma, Türk milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşması ile tamamlandığı sanılmış, büyük bir suikastin sonuçsuz kaldığını bildirir belgedir" 24 Temmuz 1923 tarihi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ve devrim sürecinin başlangıç günü, Başta İngiltere olmak üzere, Lozan’da taraf devletlerin savaşta kaybettiğini masada almak için her türlü dayatmalarına rağmen, Misak-ı Milli’yi ve ulusal bağımsızlığımızı bütün dünyaya kabul ettirdik.

Lozan’da Misak-ı Milli sınırlarımız kabul edilmiş, tüm kapitülasyonlar kaldırılmış, siyasi, ekonomik, askeri, hukuki, kültürel vb. konularda Türk devletinin  TamBağımsızlığı kabul edilmiş ve yeni Türk Devleti’nin egemenlik hakları tanınmıştır.

Lozan’ı tartışmaya açanların bugünlerde Lozan’ın yaratıcılarından İsmet İnönü’ye saldırmaları manidardır. tarihini bilmez siyasetçi, gazeteci, sözde akademisyenlerin Saldırısına ve hakaretlerine maruz kalan Lozan’da tarih yazarak, bağımsızlığımız ve egemenlik haklarımızdan ödün vermeksizin büyük bir utku kazanarak dost düşman her kesin alkışını alan İsmet İnönü’dür.

Lozan sonrasına kalan sorunlara bakarak bu konularda ödün verildiğini iddia etmek köy kurnazlığından başka anlam taşımaz çünkü bu sorunların tümü doğru bir zamanlama ile Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda barışçıl girişimlerle uluslar arası platformlarda çözümlenmiştir. Lozan I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanan anlaşmalar arasında varlığı devam eden tek anlaşmadır. Lozan’ın bedel ödenerek elde edilmiş kazanımları bugün Lozan’ı tartışmaya açan bir siyasi anlayış eliyle kaybedilme aşamasındadır. Patrikhane’yi fiilen ‘ekümenik’ hale getirenler, 1915 olayları nedeniyle Türkiye’yi Ermeni sorununda köşeye sıkıştırmaya çalışanlarla işbirliği içinde bulunanlar, Türkiye’nin üniter yapısını parçalayıp, özerk Kürdistan’ı hazırlayanlar elbette Kabotaj’ı, Montrö’yü unutturmak isteyeceklerdir.

Uluslararası sömürü düzeni ne yazık ki sona ermedi. Lozan Antlaşması'nın değerini, geçerliliğini bugüne kadar özenle korumaya çalıştık. Emperyalizmin temsilcilerinin Türkiye'de sömürge valileri gibi dolaştıkları bu duyarlı dönemde, ne acıdır ki Sevr'i diriltmeye, Lozan'ı delmeye çalışan bir süreç yaşanıyor, ulu önder Atatürk'ün 90 yıl önce reddettiği mandacılığa, sömürüye karşı koymanın, ulusal benliğimizi, bütünlüğümüzü korumanın, tarihsel emellerini gerçekleştirmek için her türlü çabayı harcayan emperyalizmin temsilcilerine gerekli yanıtı Türkiye’yi karşılıksız seven Atatürkçüler verecektir.

Vatanı sahiplenmek, üyelik hayali ile avunarak Avrupa Birliği kapısında sürekli tavizlere memur olmayı, Stratejik Müttefiki ABD’nin güdümünde hareket görmeyi gerektirmiyor. Çıkarlarını kollayan ve bunu yaparken karşılıklılık esasını uygulayan ve Lozan’la çizilen yol haritasının gösterdiği yoldan giderek diğer devletlerle eşit statüyü kurmak ve korumaktan, yani tam bağımsız ülke olmaktan geçiyor.

Atatürk’ün kurduğu Türkiye bağımlılıkların karşılıklılık esası içinde yürütüldüğü, çıkarların dengelendiği, tavizlere karşı direnen, ülkesinin toprak bütünlüğünü koruyarak bu topraklar üzerinde yaşayan herkese dini inancı ve etnik kökeninin ne olduğuna bakılmaksızın insanca bir yaşam sağlamayı görev edinen; bölerek yönetmeye heveslenmeyecek, bir yönetim anlayışını hak ediyor.

Türkiye’ye Uluslararası platformlarda diz çökmüş, ulusal onuru ayaklar altına almış basiretsiz, tavizkar politikalarla milletine ihanet eden değil, Lozan’ı kahramanca savunacak hükümetler gereklidir. Lozan Barış Antlaşmasının 90. Yıldönümünde her alanda Sevr koşullarının emperyalizm ve işbirlikçilerince Türk Ulusuna dayatılmaya çalışıldığı bir süreçten geçmekteyiz. Ulusal bilincin yerine ümmetçiliğin, yurtseverlik yerine ihanetin, onurun yerine satılmışlığın, hukukun yerine adaletsizliğin, emeğin yerine sömürünün, demokrasi ve özgürlüklerin yerini baskının egemen kılınması çabaları giderek hız kazanmaktadır. Dinsel ve etnik ayrımcılığı kışkırtıp tırmandıran sözde ilerici, yıkıcı, gerici, çıkarcı ve mandacı anlayışın tüm karalamalarına karşın Lozan Barış Antlaşması tarihteki onurlu yerini her zaman koruyacaktır. Bugün demokrasi elbisesini giyerek ortada dolaşanlar; Sevr’i yırtıp atmış, Lozan’ı yapmış, vesayetin her türlüsünü aşmak için Cumhuriyetle aydınlık bir yola çıkmış ulusu kandıramayacaklarını, susturamayacaklarını ve başkalaştırdıkları rejimin içine gömülecek olanın kendi bağnaz anlayışları olduğunu anlayacaklardır. 24 Temmuz Türkiye’nin bağımsızlık savaşımının zaferi olarak tarihe geçen gündür. Lozan Barış Antlaşması bugünün sahte barışçılarına, barış kelimesinin içinin nasıl doldurulacağına ilişkin bir anıt belgedir. Sevr teslimiyetçi anlayışın, Lozan ise bağımsızlığın simgesi olarak tarihe geçmiştir.

ADD Aydın Şubesi olarak emperyalistler ve onların işbirlikçilerinin yeni Sevr dayatmalarına en güçlü sesimizle meydan okuyarak yüreğimiz ve asla sindirilemeyecek mücadele kararlılığımızla hayır diyoruz.

90 yıl önce; Yüce Ulusumuza, Vatan ve Yepyeni bir Devlet kazandıran Aziz Şehitlerimizi, Kahraman Gazilerimizi Lozan Barış Antlaşmasının mimarları olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve arkadaşlarını minnetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

(Mücadele Ajans)


Share